Bebek Ekle

Tüp bebek tedavisinde aşılama yöntemi

Tüp Bebek Tedavisinde Aşılama Yöntemi

Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Bölümü Koordinatörü Prof.Dr.Aydın Arıcı tüp bebek tedavisinde kullanılan aşılama yöntemi ile ilgili sorularımızı cevapladı.

Aşılama nedir?

İnfertilite tedavisinde kullanılan yöntemlerin başında, ‘aşılama’ denilen inseminasyon yöntemi gelir. Bu tedavide öncelikli amaç, gerekli hormon ilaçları verilerek, kadında takip altında gebelik oluşturabilecek bir yumurtanın gelişmesini sağlamaktır. İkinci amaç ise, erkeğin spermlerinin alınıp yumurtayı döllemesini kolaylaştıracak işlemlerden geçirilerek kadının rahim ağzından içeriye verilmesidir. İnseminasyon tedavisi ile başarı oranı her denemede %17-18’ler civarındadır.

Aşılama herkese uygun bir yöntem mi?

Aşılama rahim ağzı mukus problemi, cinsel ilişkiye girememe, hafif düzeydeki sperm bozuklukları ve açıklanamayan infertilitede uygulanan bir yöntemidir. Kadının yumurtaları hormonlarla uyarılır ve yumurtaların gelişimine göre işlemin uygulanacağı zaman belirlenir. Erkekten alınan semen örneği özel laboratuvar işlemlerinden geçirildikten sonra sperm sayısı, kalitesi ve hareketliliği arttırılır. Hazırlanan sperm muayene pozisyonunda özel bir kanül yardımıyla kadının rahmine verilir ve işlemden sonra hastanın yatarak yaklaşık yarım saat dinlenir. Bu işlemin başarı olması için tüplrin açık olması, hareketli sperm sayısının en az 5 milyon/ml olması ve kadının tercihan 38 yaşından genç olması gerekir.


Aşılama tedavisi ne kadar sürer?

Aşılama tedavisi adet kanaması ile başlar ve yaklaşık 12-14 gün sürer. Adet kanaması başlangıcında hastayı görürüz ve tedaviye adetin üç ya da beşinci günü arasında başlarız. İlaçların etkinliği ve yumurta gelişimini takip edebilmek amacıyla kadını belirli aralıklarla ultrasona alırız. Yumurtalıklardaki yumurta gelişimi istenilen düzeye ulaşana kadar hormon ilaçlarının uygulanmasına devam ederiz. Yumurtanın gelişimi tamamlanınca çatlatma iğnesi denilen bir iğne yaparız. Çatlama zamanı geldiğinde, hastanın eşini de çağırıp sperm alırız. Alınan bu spermleri, laboratuvarda en iyilerini, gebelik oluşturma ihtimali en yüksek olanlarını seçerek rahim içine vermek için bir dizi işlemden geçiririz. Böylelikle daha kaliteli, sayıca daha yoğun ve hareketli hale getirdiğimiz spermleri, normal muayene şartlarında plastik bir kanülle rahim içine zerk ederiz.

Bu yöntemle gebelik elde etme şansı nedir?

İnseminasyon yani aşılama tedavisi ile başarı oranı her denemede %17-18’ler civarındadır. Bu rakamları değerlendirebilmek için normal hamile kalma ve doğurganlık oranlarının bilinmesi gerekir. Genellikle doğurganlığın yaşla birlikte azalır. 20’li 30’lu yaşlardaki kadınların doğal şartlarda düzenli ilişki ile her ay yüzde 25-30 oranında gebe kalma şansları varken bu oran 40'lı yaşların başlarında yüzde 5'e düşer. Üremeye yardımcı tedavilerde başarı oranını en fazla etkileyen faktör yaştır. Dolayısı ile aşılama tedavisi ile başarı oranının her denemede %17-18’ler civarında olması oldukça iyi bir orandır. Ancak bir kaç deneme başarısızlık ile sonuçlanmışsa başka tedavi yöntemlerinin denenmesi gerekir.


Aşılama başarılı olmamışsa hangi yöntem uygulanıyor?

Eğer kadının tüplerinde tıkanma ya da yapışıklık gibi bir sorun varsa, aşılamadan önce laparoskopi ile ve ona uygun lazer ya da makasla yapışıklıkların veya tüplerin açılmasına yönelik bir operasyon gerekir. Ancak aşılama tedavisinden yanıt alınmadığı taktirde tüp bebeğe geçilmesi gerekir. Tabii burada endometriozis ya da miyom gibi bir sorun varsa, bunların da cerrahi olarak düzeltilmesi şart. İleri derecedeki erkek infertilitesinde, kadının yaşı ileri ise veya kadının tüplerinin tıkalı olduğu durumlarda en iyi tedavi yöntemi tüp bebekdir.

Tüp bebek nedir?

Tüp bebek ve ICSI (mikroenjeksiyon) gibi yardımcı üreme tekniklerinin günümüzde ulaştığı nokta, birçok infertil çifte gebeliğe ulaşma şansı tanıyor. Bu tedavide ilk amaç, gerekli hormon ilaçlarını vererek, kadında takip altında gebelik oluşturabilecek yumurtaların gelişmesini sağlamak ve bu yumurtaları yumurta toplama işlemi dediğimiz bir işlemle toplamaktır. Bunu takiben erkeğin spermleri alınarak yumurtayı döllemesini kolaylaştıracak işlemlerden geçirdikten sonra yumurtanın içine vermektir. Genellikle 3 gün sonra en sağlıklı embriyolar seçiliyor ve uygun sayıda embriyo ince bir kanül vasıtasıyla rahim içerisine yerleştiriliyor.

Anne adayına kaç tane embriyo transfer ediyorsunuz?

Transfer edilecek embriyo sayısı, anne adayının yaşına ve embriyoların kalitesine göre değişiklik gösteriyor. Normal uygulamalarda bu sayı, "en fazla üç embriyo" olarak sınırlandırılmıştır. Hatta 35 yaşından genç bayanlarda iyi kalitede 2 embriyo transferi yeterlidir. Ancak elde edilen embriyolar her zaman birinci kalitede olmayabiliyor. Bunda anne yaşı genetik faktörler ve sperm kalitesi gibi nedenler etkili oluyor. İleri yaştaki bayanlarda veya daha önce başarısız bir kaç tüp bebek denemesi geçirmiş kişilerde hekimin uygun gördüğü durumlarda bu sayıların üstüne çıkılabilir.

Embriyo sayısı neden önemli?

Çoğul gebelik, genelde 3 ya da 4 embriyo verilmesi nedeniyle tekiz gebeliklere oranla daha sık görülüyor. Ancak bunu engellemek için 2 embriyo verildiğinde de gebelik oranları azalıyor. Embriyoların 3 ya da 4’ünün birden tutması durumunda gebeliğin 9-11. haftalarında ultrason eşliğinde karından bir iğneyle girilip canlı bebek sayısının ikiye düşürülmesi öneriliyor. Bu işlemin de %5 oranında gebeliği kaybetme riski olduğundan embriyo sayısının sınırlı tutulması en önemli tedbirlerden biridir. Günümüzde Avrupa’daki bir çok merkez tek embriyo transferine yönelik çalışmalar yapmaktadır.

Çoğul gebelik neden riskli?

Yardımla üreme tedavilerinde çoğul gebelikler çok sık görülüyor. Çoğul gebelik bu tedavilerin en korkulan komplikasyonudur, zira çoğul gebelik erken doğumun yani prematüritenin en önemli sebeplerindendir. Özellikle yumurtlamanın uyarılması ve aşılama tedavilerinde bu sık rastlanan bir durumdur. Ciddi sorunlara yol açabilecek erken doğumları, çoğul gebeliğin anne ve bebeklerde yaratabileceği ciddi sorunları engelleyebilmek için embriyo redüksiyonu işlemi yapılabilir. Bu işlem ile rahim içerisindeki embriyoların sayısı azaltılıp ve kalan bebeklerin yaşama şansını arttırır. Çoğul gebelikler (özellikle üçüz veya daha fazla) gebelik sırasında annede de yüksek tansiyon, şeker gibi sorunların daha çok görülmesi riskini taşıyor.

Niçin tüm embriyolar gebeliği sağlayamaz?

Elde edilen embriyolar her zaman birinci kalitede olmayabiliyor. Bunda anne yaşı, genetik faktörler ve sperm kalitesi gibi nedenler etkili oluyor. Genellikle embriyonun içerdiği hücre sayısının, hücre boyutlarının biribirine eşit olduğu durumlarda birinci kalitede bir embriyodan söz edilebiliyor. Bunların yanı sıra embriyo normal ve birincş kalite gözükse bile kromozom yapısında bozukluklar olma olasılığı her zaman vardır. Araştırmalara göre 35 yaşından genç bayanlarda dahi embriyoların yarısının genetik açıdan normal olmadığı biliniyor. Bu oranlar 40 yaşın üstünde %80e varabiliyor. Bütün bu nedenler embriyoların ancak küçük bir bölümünün gebeliği sağlayabilmesinin nedenini izah ediyor.


Kısırlık tedavisi altındaki çiftlerde çoğul gebelik oranı nedir?

Yardımcı üreme tedavilerinde çoğul gebelikler çok sık görülüyor. Özellikle yumurtlamanın uyarılması ve aşılama tedavilerinde bu sık rastlanan bir durumdur. Aşılama tedavisinde çoğul gebelik oranları yaklaşık %35 civarındadır. Ancak tüp bebek tedavisinde transfer edilen embriyo sayısının 2 veya 3 ile sınırlandırılması ile bu oran %25-30 civarına indirilebilir. Çoğul gebeliklerde asıl sorun üçüz ve ötesi çoğul gebeliklerdir ve özellikle bunların azaltılması yönünde çalışılması gerekir.

Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?

Tüp bebek tedavisinin genel olarak 2 metodu vardır. Kısa metod adet kanaması ile başlar ve yaklaşık 16-17 gün sürer. Adet kanaması başlangıcında hastayı görürüz ve tedaviye adetin iki ya da üçüncü günü arasında başlarız. İlaçların etkinliği ve yumurta gelişimini takip edebilmek amacıyla kadını belirli aralıklarla ultrasona alırız. Yumurtalıklardaki yumurta gelişimi istenilen düzeye ulaşana kadar hormon ilaçlarının uygulanmasına devam ederiz. Yumurtanın gelişimi tamamlanınca çatlatma iğnesi denilen bir iğne yaparız. Bundan 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemini yaparız. Eşinin spermi ile birleştirdikten 3 gün sonra embriyoları rahime transfer ederiz.

Tüp bebekte başarı şansı nedir?

Çiftlere uygulanan infertilite tedavisinde, denenen ilk yöntemlerin başarısız olduğu durumlarda başvurulan tüp bebek tedavisi ile, özellikle 35 yaş altı kadınlarda başarı oranı her denemede %60’lar düzeyinde oluyor. Burada kadının yaşı belirleyici faktörü oluşturuyor ve 35-37 yaş arası kadınlarda %45, 38-40 yaş arası olanlarda %30, 40-42 yaş arasında ise hamilelik oranı %15-20’ye kadar düşüyor. 42 yaş üzeri kadınlarda ise başarı oranı %10’lara düşmekteç

Kısırlık tedavisinde Türkiye’de uygulanmayan yöntemler var mı?

Kısırlık tedavisinde Türkiye’de en ileri teknikler kullanılmakta. Türkiye’deki başarı oranları dünyanın en ileri ülkeleri ile boy ölçüşecek durumda. Bu tedaviler ile kısır çiftlerin %90ı çocuk sahibi olabilmekte. Geriye kalan %10 ise ancak donör yumurtası ve donör spermi ile veya taşıyıcı anne metodu ile çocuk sahibi olabileceklerdir, ancak ülkemizdeki kanuni şartların bunlara olanak tanımaması nedeni ile bu yöntemler Türkiye’de uygulanamaktadır. Bir çok vatandaşımız bu nedenle bu tedaviler için komşu ülkelere gitmek zorunda kalmaktadırlar.



Tüp bebek tedavisinin aşamalarını anlatır mısınız? (Aşama aşama geniş şekilde anlatabilirsiniz)

Tüp bebek aşamaları:
-Hormon analizleri ve sperm analizi yapılması.
-Rahim boşluğunun normal olduğunun ultrason veya histeroskopi ile tesbit edilmesi.
-Adetin 2. veya 3. günü ultrason ile yumurtalıkların değerlendirilmesi.
-Birçok yumurtanın oluşmasını sağlayacak iğnelerin 10 gün süre ile yapılması.
-Ultrason ile yumurta gelişiminin yakınen takip edilmesi.
-Yumurta çatlatma iğnesinin yapılması.
-34-36 saat sonra yumurtaların toplanması.
-Yumurtalara mikroenjeksiyon ile spermlerin enjekte edilmesi.
-3 -5 gün sonra embriyoların rahime transferi.




Kimlere tüp bebek uygulanır?

Tüp bebek uygulanacak çiftler:

-İleri derecede sperm bozukluğu olduğu durumlar.
-Tüplerin tıkalı olduğu durumlar.
-İleri evre endometriyozis olduğu zaman.
-Açıklanamayan kısırlık durumları.
-İleri yaşa bağlı hamile kalamama sorunları.
-Aşılama tedavisinin başarısız olduğu durumlar.
-Genetik sorunların olduğu durumlar.


ÖZGEÇMİŞ

Prof. Dr. Aydın Arıcı
Anadolu Sağlık Merkezi
Kadin Sağlığı Departmani Koordinatorü

1954 yılında doğdu ve 1961-1973 yılları arasında ilk, orta ve lise egitimini Galatasaray Lisesinde aldi. 1979 yılında Istanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. Bir yıl Paris Üniversitesinde, bir yıl da Istanbul Tıp Fakültesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlık eğitimi yaptıktan sonra, uzmanlığını 1986 yılında New York Columbia üniversitesinde tamamladı. 1990-1992 yılları arasında Texas Universitesi Parkland Hastanesinde Üreme Bilimleri ve Kısırlık konusunda üst uzmanlık eğitimi aldı. 1992 yılından bu yana Yale Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışmaktadır. Halen bu Üniversite'de Profesör ve Üreme Sağlığı-Kısırlık Bilim Dalı Başkanıdır.

Dr. Arıcı'nin mesleki ilgi alanı kısırlık, hormon ve üreme bozuklukları, endometriosis, miyom ve genel olarak endoskopik reprodüktif cerrahidir. Halen uluslararası 6 profesyonel derginin editörüdür. Bunun yanı sıra 20 uluslararası derginin yayın kurulunda ve danışmanı olarak calışmaktadır. Uluslararası dergilerde ve kitaplarda 200'den fazla bilimsel makale yayınlamıştır.

Evli ve 2 erkek cocuk babası olan Dr. Arıcı'nin meslek dışı ilgi alanları tarih, arkeoloji, seyahat, gastronomi ve resim sanatıdır.

Siz de Yorum Yapın!

Yorum yazabilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye girişi yapın veya kayıt olun.
Bebekler

Bu kategorideki diğer konular

Aramıza Katılın

Bebek

Bebek.com Ailesine Hoşgeldiniz!

Anne adayı mısınız? Yoksa Bebeğiniz Yolda mı? Hamileyseniz son adet tarihinizi, bebeğiniz varsa lütfen bebeğinizin doğum tarihini giriniz.

E-Posta Adresiniz:

Giriş Yap

5000'e yakın isim seçeneği ve anlamlarıyla birlikte arayabilirsiniz...