Bebek.com

Annelik Günlüğüm


Senem TAHMAZ

senemfirat@hotmail.com

Bir Küçük Birey

20 aylık olduğunda Irmak’ta başlayan değişimleri görmek benim için erken oldu. Kulaktan dolma, Bebek.com’dan okuma ve etraftan görme bir “2 yaş sendromu” bilgisine sahiptim. Anne olunca iyice öğrendim ki, meğerse 24 ayı doldurur doldurmaz başlayacak diye bir şart yokmuş. Çocuklar 18 aylıktan itibaren yavaş yavaş bu sürece girermiş. Irmak’ta 18 aylıkta görmeye başladığımız küçük inatlaşmalar, kendi yapma istekleri 20. ayda birden tavan yaptı. Böyle bir şey beklemiyordum. Kim bilir 2-2,5 yaş arası nasıl olacak.

Duymamazlıktan gelmeler, çığlıklar, önce “evet” diye kafa sallayıp sonra “ı-ıh” demeler, aşırı ısrarlar karşısında maalesef pek sabırlı olamıyorum. Çocuğum olmadan önce hayalimdeki anne modeli güzel güzel açıklamalar yapar, sabırla cevaplar verir, çocuğu da bir güzel uyum sağlardı. Meğerse ben ne sabırsız bir insanmışım. Bebek sayılabilecek çocuğuma bağırabileceğim aklıma gelmezdi. İşler çığırından çıktığında resmen bağırıyorum ve sonrasında kendimden utanıyorum. Ama bazen kendimi kaybetmem normal. Çünkü ben de bir insanım. Anladım ki, öğretmenlerde olan büyük sabır bende yok. Kaldı ki, bütün öğretmenlerin de çocuklara bağırmadığını kimse söyleyemez. Ama sesimi her yükseltişimin hiçbir işe yaramadığının, sadece çocuğumu korkutup belki de bu halimin bilinçaltına işleyeceğinin bilincindeyim. Bu da bana büyük bir üzüntü vermenin yanında, kendimi yetersiz hissetmeme sebep oluyor. Bunun bir insanlık, daha doğrusu annelik hali olduğunu biliyorum. Yani birçok şeyin teorisi var, fakat pratiğini yaşamayı hazmetmek kolay olmuyor.

2 yaş dönemine dair yaşadığımız bu ilk belirtilerin, doğru ve yanlış tepkilerimin aslında 2-4 yaş arasında olduğu söylenen asıl dönem için bir egzersiz olduğunu düşünmeye çalışıyorum. Çünkü sabırsız ve biraz da asabi mizacımın altında, aslında çocuğunu yetiştirme bilincine sahip olan bir annenin olduğuna inanıyorum. Günler geçtikçe, Irmak’ın büyümesiyle birlikte benim anneliğim de büyüyor.

Bazı yöntemleri bilerek veya bilmeyerek uyguladığımı görüyorum. Aslında bazı şeyler kitaplarda yazıldığı için yapılmıyor. Yapıldığı ve güzel sonuç verdiği için kitaplara yazılıyor. Örneğin “mola” taktiğini geçenlerde bilinçsizce uyguladım. Dışarı çıkarken Ağustos sıcağında kapalı ayakkabı giymek için tutturdu. Konuşulan her şeyi anlasa da, “psikolog gibi açıklamalar yapmayın. Çoğunu anlamayacaktır” deniyor. Çok kısa cümlelerle, neden-sonuç ilişkisini kurmaya çalıştım. Henüz sabrım tükenmemişken onu tane tane konuşarak  ikna etmeye çalıştım. Ama o noktada Irmak’ın zihnindeki “inat” düğmesi takılı kalmıştı! Dikkatini dağıtmak, farklı öneride bulunmak vs, hiçbiri işe yaramıyordu. “Peki o zaman. Madem sen bu sandaleti giymiyorsun, o zaman dışarı çıkmıyoruz” diyip salona döndüm. Yani “çıkmayız” diyip orada kalmadım. Çıkmayacakmış gibi yaptım. Biraz sakinleştim. Ona da bir düşünme fırsatı verdiğime eminim. Koltuğa oturup beklemeye başladım. Çok değil, belki yarım dakika sonra yanıma gelip “şirin surat” yaparak “anne, dısayı?” dedi. “Sandaletini giyeceksin değil mi?” “Hıhı” Tıpış tıpış antreye gittik ve sandaletlerini giydi, dışarı çıktık. Konuşma dışında, yani sonradan bağırmaya dönüşmeyecek bir taktik dışında eylemde bulundum ve faydasını gördüm. Her gün böyle taktikleri denemekle geçiyor. Irmak, yapabildiklerinin farkına vardıkça, ben de onun büyümesine alışıyorum.

Emzirmeyi bırakma sürecimizin hemen sonrasında, karşıma sadece bu inatlaşma işleri çıkmadı. Irmak 17 aylıktan itibaren tuvaletini söylemeye başlayınca ona bir oturak aldım. 1 ay, banyoda duran oturağın varlığına alışarak, üzerine ara sıra bezle oturarak geçti. Sonrasında evi boyatma, tatile gitme gibi işler çıktı ve biz pek evde durmadık. Bu arada Irmak tuvaletini söyleme konusunda epey ilerleme kaydetti. Hatta 4-5 kere oturağa yaptırabildim. Ancak yaz döneminde pek evde oturamamaktan dolayı tam bir tuvalet eğitimine başlayamadım. Bu konuda çok şey duyuyor ve okuyorum. Kafam çok karışık. Doktorumuz dahil birçok kişi “2 yaşından önce erken” dese ve ben bile hazır olmasam da, çocuğum birçok hazır olma belirtisini gösteriyor. Hazır olmanın; kas kontrolü, uykudan kuru kalkma gibi birçok kriteri olduğunu biliyorum. Uykudan her zaman kuru kalkmıyor, hatta zihinsel olarak da küçük olduğunu düşünüyorum. Öte yandan erken başlayanların çok daha başarılı olduğunu; çocuk hazır gibiyse, doğru bir eğitimle erkenden halledilebildiğini de duyuyorum. Böyle böyle 21. aya geldik. Bir şeyler yapıyoruz fakat eğitim denilemez. Hatta benim bu istikrarsızlığım, evde pek oturmayışımız onun kafasını karıştırmışa benziyor. 1-2 kere tuvalete gitmeyi reddetti.
Ben de zorlamıyorum. Yine de sifon çekme, el yıkama gibi oyunlara bayılıyor. En azından, 2 yaşından sonrası için hazırlık yaptığımıza inanıyorum.

3 aylık olsun, 6 aylık olsun, 1 yaşına gelsin derken, 1-2 yaş arasının ne kadar önemli bir dönem olduğunu yaşadıkça görüyorum. Çocuğun her ayı büyük bir aşama. Konuşması bile 2 haftada ciddi anlamda gelişebiliyor. Bize de bu gelişimi bazen zorluklarla, bazen keyifle izlemek düşüyor.


Sizin için seçtiklerimiz
Bioblas Saç Dökülmesine Karşı Serum
75,9 TL
Tıklayın
Royal Sound Piyano 30 Tuşlu
179,9 TL
Tıklayın
Milkway Süt Arttırıcı Mini Elektrikli
Sayın müşterilerimiz
Söz konusu göğüs pompası ürünleri ihtiyaca yönelik tercih
99 TL
Tıklayın
Weewell Titreşimli Bebek Dinleme Telsizi
149 TL
Tıklayın
Avviobaby Bebek Çantası
İndirimli Fiyat
71 TL
yerine
56,8 TL
Tıklayın
Humana Still-Tee Anne Sütü Artıran Çay 200 gr
19,5 TL
Tıklayın
Disney Güneşlik 2`li (36x45cm)
14,9 TL
Tıklayın
Bobux Flamingo
69,9 TL
Tıklayın
E-posta adresiniz :
Şifreniz :
Şifremi Unuttum Bebek.com Üye Ol
Haftalık bültenlerimize kaydoldunuz mu?
Sevgili anneler hamilelik ve bebek gelişimi bültenlerimize kaydoldunuz mu?
Bebek.com anne adayları ve anneler için Türkiye’de benzeri olmayan bir çalışmaya imza atıyor. Artık; hamileler, 40 hafta süren müthiş maratonu “Haftalık Hamilelik Bülteni ile takip edebilecekler. Anneler ise bebeklerinin hafta hafta gelişimini “Haftalık Gelişim Rehberi” ile izleyecekler.Bültenlere üye olmak ve tıklayın.