Bu yazıda gebeliğin 6. ayında bebeğin hızla devam eden gelişimini, organ ve sistemlerdeki olgunlaşmayı ve anne adayında artan fiziksel değişimleri detaylıca ele aldık.
Makale Özeti
23. haftada bebek yaklaşık 19–24 cm ve 400–450 gramdır. Greyfurt büyüklüğüne ulaşır. Hareketleri belirginleşir, uyku-uyanıklık döngüsü oturur ve tekmeler daha net hissedilir.
1/15
23. hafta gebelikile ilgili size harika bir yazı hazırladık. :) Şimdiden tüm anne adaylarına keyifli okumalar diliyoruz.
23 Haftalık Gebelik
Tebrikler! İlk yarıyı başarıyla atlattınız. Gebeliğin 23. haftası ile birlikte doğuma yaklaşık 4 ay kaldı. Size çok uzun gibi gelse de 4 ayın göz açıp kapayıncaya kadar geçeceğine emin olabilirsiniz. Hızla geçen bu zamana ayak uydurmak için dilerseniz hafta ile ilgili merak ettiğiniz tüm detayları birlikte inceleyelim.
23 Haftada Bebek
Ultrason resmine baktığınızda evet, gerçekten de gördüğünüz şey bir bebek. Peki gerçekte ne kadar büyük? Orada nasıl hayatta kalıyor? Sistemleri nasıl çalışıyor? Beni duyabiliyor mu? Hadi 23 haftalık bebek ile ilgili aklınızdaki tüm soruları yanıtlayalım.
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
İri bir greyfurt büyüklüğünde olan 23 haftalık bebeğin kilosuve boyu yaklaşık olarak aşağıdaki değerler aralığındadır.
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
23. hafta
400- 450
19- 24
Bebeğinizin boy ve kilo değerleri bu aralıkta olmayabilir. Bu durum genelde bir sorun olduğu için değil; gerçek döllenme ile tahmini döllenme tarihlerinin farklı olması ve ebeveynlerden aktarılan genetik mirastan dolayı ortaya çıkar.
Bebeğin Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Doğuma yaklaştıkça bebeğin iç organları da kendi kendine çalışabilecek düzeye ulaşmaya başlar. Normal şartlarda 23 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi düzeyinin aşağıdaki gibi olması beklenir.
Sinir Sistemi
Beyin ilk haftalardan itibaren büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Ancak yine de 23 haftalık bebeğin beyni hâlâ kıvrımsız ve düz yapıda. Çok yakında o eşsiz kıvrımlarını oluşturacak ve küçük dâhiniz gelecekte o kıvrımlardaki sinaptik ağlarla büyük işler başaracak.
Bebek döngü hâlinde uyuyor ve uyanık kalıyor. Miniğiniz gün içerisinde neredeyse 12-14 saat uyuyor olacağından hareketsiz saatlerde korkuya kapılmayın ve ilerleyen saatlerde hareket edip etmeyeceğini takip edin.
Metabolizması anneden daha hızlı çalıştığı için vücut sıcaklığı da sizinkinden daha yüksektir.
Dolaşım Sistemi
Kalp atışları anne karnına bir stetoskop dayandığında duyulabilecek kadar güçlü. Sizin kalp atışınız ile onunkini ayırt etmek ise çok kolay. Bir yetişkinin kalbi dakikada 60-100 kadar atarken, 23 haftalık bebek kalbi 100-150 defa atar. Yanı hızlı ritimde duyduğunuz ses miniğinizin...
Sindirim Sistemi
Ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak yapısal olarak oluşumunu tamamlamıştır. 23. haftalık gebelikte bebek sindirim pratikleri yaparak bu sistemi olgunlaştırmaya devam edecek.
Amniyotik sıvıyı her yuttuğunda yemek yemiş gibi sindirim sistemini çalıştırıyor. Tek fark; anne karnında iken kaka yapmıyor, bunun yerine kakasını azar azar bağırsaklarda biriktiriyor olmasıdır.
Solunum Sistemi
Alveoller ve kan damarları arasındaki bariyer inceliyor. Bu incelmeyle beraber bir de damarlarda akan kan miktarının artması, bariyeri daha da zorlayacak ve doğumdan sonra oksijen ve karbondioksit geçişine izin verecektir. Yani bebek bu vesile ile soluk alıp verebilecek.
Destek ve Hareket Sistemi
Bu zamana kadar baş, bedenin diğer kısımlarından bariz bir şekilde büyüktü. Ancak hamileliğin 23. haftası itibari ile birlikte artık tüm vücut iskeleti oransal olarak denge hâlinde. Vücudun tamamı baş, gövde ve bacaklar şeklinde ele alınırsa hepsi ayrı ayrı vücudun üçte biri kadar.
Boşaltım Sistemi
Böbreklerde nefronlar ve havuzcuk oluştu. Bu yapılar kanı süzerek idrarı oluşturur. İdrar bebeğin idrar borusundan (üreter), mesaneye gidiyor ve mesanede kısa bir süre bekliyor. Ardından idrar kanalı (üretra) ile amniyotik sıvı içerisine atılıyor. Bebek amniyotik sıvı ile beraber attığı idrarı yeniden yutarak aynı işlemleri tekrar tekrar yapıyor
Üreme Sistemi
İnsanlarda üreme sistemi dışındaki bütün sistemler kadın ve erkekte aynıdır. Gebeliğin 23. haftası itibariyle kız ve erkek bebekler hem iç üreme sistemi organları hem de dış üreme sistemi organları bakımından belirgin farklılıkları gösteriyorlar.
Kızlarda vajina, uterus (rahim) ve fallop tüpleri zaten oluşmuştu, bu hafta gelişmeye, olgunlaşmaya ve büyümeye devam ediyor. Erkeklerde ise testisler vücut içerisinde kasıkların iç tarafından vücut dışına doğru çıkmaya başlar.
Vajina ve penis ultrasondan kolayca ayırt edilebilecek kadar belirginleşti. Bu nedenle geçen ayki muayenede cinsiyeti öğrenmediyseniz 23 haftalık bebeğin cinsiyeti kolayca belli olacaktır.
Bağışıklık Sistemi
Anne adayı kendi vücudunda ürettiği IgG antikorlarını plasenta aracılığı ile bebeğe veriyor. Bebeğin kanında dolaşan bu antikorlar doğum sonrasındaki ilk 3 aya kadar bebeğin savunma sisteminin en güçlü elemanlarından biri olacak.
23 Haftalık Bebek Hareketleri
Destek ve hareket sistemi her geçen gün kuvvetlenen yavrunuzun hareketlerini geçen haftaya nazaran bile daha net hissettiğinizi görmek sizi şaşırtacak. Bu hafta itibariyle nihayet baba adayı da 23 haftalık bebeğin hareketlerini hissedilebilecek.
Anne adayı tekme, dönme, kayma, hıçkırık ve benzeri hareketleri kolayca hissedebilir. Bazı günler çok hareketli olan 23 haftalık bebek bazı günler biraz durgun olabilir. Hatta gün içerisinde belli bir süre hiç hareket etmediğini fark edebilirsiniz. Bu durum sizi hemen korkutmasın. Bebeğin artık anne karnındayken bile bir uyku düzeni var. Hareket yoğunluğundan yola çıkarak uyuduğunu ya da uyanık olduğunu anlayabilirsiniz. Ancak yine de sürece hâkim olmak ve gün içerisinde hareketlendiği bir zaman aralığının olup olmadığını iyi takip etmek gerekir.
23 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Her geçen hafta duyu organları ve algıları gelişen bebeğinizde hamileliğin 23. haftası neler olduğunu merak ettiğinizi biliyoruz. Dilerseniz her bir duyu ve duyu organına detaylıca değinelim.
Göz ve Görme Duyusu
Göz kapakları tamamen oluştu ama hâlâ açılıp kapanmıyor. Gözde sarı leke adı verilen ve görme reseptörlerinin bulunduğu yerde hücre sayısı arttıkça bebeğin görme yetisi gelişiyor. Kapalı göz kapaklarına rağmen karanlık bir ortamda karnınıza bir el feneri tuttuğunuzda bebek bunu algılayacak, hatta hareket ederek size tepki bile verecek.
Kulak ve İşitme Duyusu
İç kulakta yer alan ve hem işitmeye hem de dengeye yardımcı olan minik kemikler sertleşmesini sürdürüyor. Böylece bebeğin vücut dengesi ve işitme duyusu da gelişmeye devam ediyor.
İşitmeye özelleşmiş sinir hücreleri sayısını arttırıyor. Bazı bebekler hâlâ bir yetişkinin duyamayacağı frekanstaki sesleri duyabilirken bazıları annesinin konuşmalarını, kalp atışlarını, karın gurultularını duyabilecek kadar gelişti. Siz iyisi mi bebeğinizin sizi duyuyor olma ihtimaline karşı şimdiden ona tatlı sesinizle güzel hikâyeler anlatmaya, ninniler söylemeye başlayın.
Deri ve Dokunma Duyusu
Deri 23 haftalık bebekte esasen hâlâ iç organları gösterecek kadar şeffaf. Ancak damarların deri altından görünmeye başlaması nedeniyle teni şimdilerde kırmızıya yakın tonlarda. Yağ depolamaya devam ettikçe derisi dolgunlaşacak ve bir bebek cildinin pembeliğine döner.
Saç derisi üzerinde beliren saçlar daha da belirginleşir.
Deri üzerindeki verniks kazeoza tabakası ve lanugo tüyleri hâlâ baskın bir şekilde varlığını sürdürüyor.
Dil ve Tatma Duyusu
Bebeğin tat alma duyusu gelişmiştir. Amniyotik sıvıyı yuttukça sizin yediğiniz besinlerin tatlarını alabilir.
Burun ve Koklama Duyusu
Amniyotik sıvı bebeğin burnundan içeri girdikçe sarı bölgede yer alan koku almaçları uyarılır. Uyarılar beyne gider ve beyin vasıtası ile kokuyu algılar.
23 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Gebelikte hangi ay içerisinde bulunduğunuzun takibi bazen tam bir muamma olabilir. Siz gebeliği ay olarak takip etseniz de doktorunuz süreci hafta olarak izler. Çünkü “5 aylık hamileyim.” Dediğiniz zaman 22 haftalık gebe de 5. ayın içerisindedir, 25 haftalık gebe de... Oysa bebeğiniz ve doktorunuz için 1 hafta bile çok değerlidir.
Öyle ise 23 hafta kaç ay olur dilerseniz birlikte hesaplayabiliriz.
23 hafta= 23x7 gün = 161 günlük
161/30= 5 ay 11 günlük
Yani 23 haftalık bebek klinik olarak yaklaşık 5,5 aylık.
23 Haftalık Gebelikte Anne
Bedeninizde bir canlı meydana getirmek ve onu büyütmek kolay bir iş değil. Hormon değerleriniz, bedeniniz, psikolojiniz hepsi alt üst olmuşken 23 haftalık hamilelikte anneadayını neler bekliyor?
Sindirim sistemi rahatsızlıkları:
Artan kilolar, gebelik hormonları, büyüyen ve genişleyen rahim… Hepsinin ortak çalışması sindirim sistemini etkilerken bakalım günlük hayatınızda neler değişiyor?
Mide kasları daha yavaş çalışır. Bu yavaşlama sonucunda sindirim de yavaşlar ve hazımsızlık ortaya çıkar.
Mide kapakçığının gevşemesi ve rahmin mideye baskı uygulaması sonucu kapakçık açılarak yemeklerin mideden çıkıp yemek borusunu ve ağza geri dönmesine sebep olur. Yani reflü dediğimiz sorun oluşur.
Kalın bağırsaktaki kasların hareketliliğindeki azalma sonucu kabızlık oluşur. Üzerine bir de ağırlaşan rahmin baskısı eklenince bağırsak anüsten dışarı çıkar ve hemoroit meydana gelir.
Soluk alıp vermede zorlanma:
Bebek büyüdükçe, rahim genişledikçe ve anne kilo aldıkça annenin akciğerleri sıkışır ve soluk alıp verme olayı zorlaşır.
Sık tuvalete gitme:
Ağırlaşan uterus idrar kesesine baskı yaparak mesanenin kısa sürede dolasına ve tuvalete daha sık gitmeye sebep olur.
İdrar yolu enfeksiyonları:
Rahmin mesaneye yaptığı baskı bazen idrar kanallarını tıkar ve burada biriken idrarın enfeksiyon oluşturmasına sebep olur.
Ciltte koyu leke oluşumu:
Hamile olduğunuzun imzası olan işaretlerden biri ciltte oluşan koyu renkli lekelerdir. Özellikle burun, alın, yanakta görülse de vücudun başka bölgelerinde de görülen lekelerin sebebi gebelik hormonlarıdır. Doğumdan sonra kendiliğinden yok olacakları için merak edilecek bir durum değildir.
"Hamilelikte Oluşan Lekeler/Kremler" Konulun yazımızı okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
Daha önceleri karın bölgesinde gördüğünüz pembe-mor, beyaz yırtılmaları artık göğüsler, kalçalar ve bacaklarda da görebilirsiniz. Çatlakların oluşma sebebi; cildin, annenin kilo artışı ve bebeğin büyüme hızına yetişebilecek esneklikte olmamasıdır. Bu izlerin gebelikten sonra geçmeyeceğini bilin ve ona göre çatlak oluştuktan sonra değil oluşmadan önce cilde esneklik özelliği kazandıracak önlemler alın.
Gebelik hormonları büyüyen bebeğin kalça üzerine sığabilmesi ve kolayca yerleşebilmesi için pelvisdeki eklem bağlarını gevşetir. Hormonlar pelvisle beraber ayak kemikleri arasındaki bağları da etkiler. Gevşeyen bağların üzerinde bir de gebelik kiloları yüklenince kemikler birbirinden uzaklaşarak ayağı genişletir. Bu genişleme doğumdan sonra azalsa da ayağınızın kalıcı olarak 1 numara büyümesine sebep olabilir.
Bel, sırt ve bacak ağrıları:
Hamilelikle beraber alınan kilolar ve miniğiniz bedenin ağırlık merkezini değiştirerek sizi ayakta tutan kemik ve kasları zorlar. Yeni kütleniz ve değişen ağırlık merkezi bel, sırt ve bacaklarda ağrıya sebep olur.
Burun tıkanıklığı ve burunda kanama:
Beta HCG hormonu kan hacmini arttırarak burundaki mukoza zarlarının şişmesine ve dolayısıyla burun tıkanıklığına sebep olur. Şişen mukoza zarı üzerindeki kılcal damarlar hassaslaşır ve bazen çatlayarak az miktarda kanayabilir.
Baş dönmesi:
Ağırlaşan uterus kan damarlarına baskı yaparak beyne giden kan miktarını azaltır. Bunun sonucunda baş dönmesi, gözlerin kararması ve tansiyon düşmesi ortaya çıkabilir.
Uykusuzluk:
Büyüyen bebek, bel ve bacak ağrıları, hazımsızlık, mide yanması, reflü, gece sık sık tuvalete gitme... Bütün bunlar olurken uykusuzluk elbette kaçınılmazdır.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları!
Doğuma 17 hafta kala anne adayında hamilelikten kaynaklı birçok değişim görülür. Basit tedbirlerle bu değişimleri en az zarar görecek şekilde yönetmek mümkün.
Ortalama olarak almanız gerekenden fazla kilo almayın. Sadece bu tedbir bile sizi rahatsız eden semptomların çoğunun etkisini azaltır.
Gebelikle birlikte ciltte oluşan çatlakların oluşumunu engellemek için deriye esneklik özelliği kazandırabilecek önlemler alın. Bununla ilgili doktorunuzdan fikir alarak uygun bir çatlak kremi ya da tatlı badem yağı, atkuyruğu bitkisi, kalendula yağı, aleo vera jeli, zeytinyağı gibi doğal ürünler kullanabilirsiniz.
Baş dönmesi ve tansiyon düşmesini engellemek için uzanırken ya da otururken aniden kalkmayın, uzun süre aç kalmayın, sıcak suyla banyo yapmayın.
Uykusuzluk ile baş edebilmek için;
Gereksiz kilo almayın.
Yatmadan önce su içmeyin.
Geç saatte yemek yemeyin.
Uyurken bel, karın ve bacakları yastıklarla destekleyin.
Ilık bir duş alın.
Ilık bir bardak süt için.
Çok ayakta kalmayın ve bulduğunuz her fırsatta dinlenin. Böylece varis, ödem, bel ve bacak ağrıları şikayetleriniz belirgin şekilde azalacaktır.
Gebelik hormonlarından dolayı saç ve cilt tipinizin değişmesi durumunda organik ürünlerle bakım yapmayı ihmal etmeyin.
Kaç Kilo Almalısın?
Gebelikte gereğinden fazla alınan her kilonun size dönüşü ağır olabilir. Çünkü doğuma kadar yaşayacağınız sindirim, solunum, dolaşım problemlerinin çoğu bedenin alışık olmadığı fazla kilolar altında baskı görmesinden kaynaklanır. Bu sebeple 23 haftalık gebelikte kaç kilo aldığınız hem bugün hem de önümüzdeki 4 ay sağlık durumunuzu yakından etkileyecektir.
Doktorunuz şimdiye kadar 5.5-7,5kilo almış olmanızı bekler. Bu aralığın alt ya da üst sınırını aşmak durumunda beslenme alışkanlıklarınız ve sağlık durumunuz yakından takip edilmelidir.
Fazla kilo almanız durumunda bir diyetisyenden yardım alabilir, ayrıca düşük tempolu yürüyüş, pilates, yoga, yüzme, hamile egzersizleri yapabilirsiniz.
23 Haftalık Gebelikte Beslenme Önerileri
Dengeli ve düzenli beslenin. Her besinden yeteri kadar aldığınıza emin olun.
Karnımda bir can daha taşıyorum diye iki kişilik yemeyin. Eski yediğinizden 300- 350 kalori fazlasını almak yeterli.
Günde 3 ana, 3 ara öğün şeklinde beslenin.
Günde en az 2 litre su için.
Lifli gıdalar tüketin.
Yağlı, baharatlı ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.
İşlenmiş et, paketli ürünler ve alkol gibi bağımlılık yapan zararlı maddelerden uzak durun.
Çiğ ve az pişmiş deniz ürünleri ile et ürünlerini yemeyin.
Çiğ meyve ve sebzeleri iyice yıkamadan yemeyin.
Kişisel hijyene ve ev hijyenine özen gösterin.
Kalsiyum, magnezyum gibi kemikleri güçlendiren mineral içerikli besinler tüketin. Gerekirse doktorunuzun da önerisi ile besin takviyesi alın.
23 Haftalık Gebelikte Kontrol Listesi
Bebeğinizi beklerken gerekli alışverişleri yapın. Odasını tasarlayın ve giysilerini hazırlayın.
Cinsiyeti öğrendiniz, öyleyse sırada artık isim araştırması var.
Çalışan bir anne iseniz doğum izni ve doğumdan sonra bebeğe kimin bakacağı konularında alternatif seçenekleri bulunan esnek bir plan oluşturun.
Bedeniniz daha fazla ağırlaşmadan baby shower yapmayı düşünüyorsanız şimdiden hazırlıklara başlayabilirsiniz.
Doğumu nerede yaptıracağınız, hangi doktoru tercih edeceğiniz konusunda seçenekleri iyi değerlendirin. Hâlâ kararsızsanız kısa zaman önce doğum yapmış yakınlarınızdan tavsiye alabilirsiniz.
Henüz yapabiliyorken sevdiklerinizle zaman geçirin, dışarı çıkın, gezin, film izleyin, kitap okuyun.
Bebek bakımı ve bebek gelişimi ile ilgili kitaplar okuyun.
Siz doğumun gerçekleşeceği gün için hazırlanırken, bebeğiniz de doğacağı dünyada sağlıklı bir şekilde hayatta kalabilmek için her detayı bir nakış ince ince dokuyor. Bu süreci her ikiniz için de en verimli şekilde geçirmek istiyorsanız gebeliğin 23. haftası ve sonrasında neler olduğuna bir göz atmak iyi olur.
24 HAFTA HAMİLELİK
24. hafta hamilelikle ilgili size harika bir yazı hazırladık. :) Şimdiden tüm anne adaylarına keyifli okumalar diliyoruz.
24 Haftalık Gebelik
Doğum yaklaşıyor ve siz hamile olmanın verdiği o tatlı gururun en yüksek olduğu dönemdesiniz. Çünkü gebeliğin 24. haftası; o minik şeyin hareketlerini hissedebildiğiniz, henüz ağırlaşmadığınız ve hareketlerinizin çok da kısıtlanmadığı rahat bir dönem. Öyle ise arkanıza rahatça yaslanın ve içerisinde bulunduğunuz haftanın size ve bebeğinize neler getireceğine detaylıca göz atın.
24 Haftada Bebek
Aylık doktor kontrollerinizi heyecanla beklediğinizi biliyoruz. Çünkü bebeğinizin kalp atışlarını duyacak, şanslıysanız taklalarına ve tekmelerine şahit olacak, yüzünü görecek olmak muhteşem bir duygu. Üstelik bir de bir sonraki kontrole kadar elinizden düşürmeyeceğiniz, büyük bir gururla sevdiklerinize göstereceğiniz yeni bir ultrason resminiz olacak. Öyleyse heyecanınıza heyecan katalım ve aşağıdaki detaylarla size 24 haftalık bebek ile ilgili bir resimden daha fazlasını verelim.
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bu aralar taze bir mısır kadar olan miniğinizin kütlesi ve uzunluğu geçen haftadan bu yana bayağı artış gösterdi. 24 haftalık bebeğin kilosuve boyu yaklaşık olarak aşağıdaki tabloda verilen değerler aralığında.
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
24. hafta
550- 600
22- 26
Geçen haftadan bu yana kilosunun 100-200 gram, boyunun 3-4 cm uzaması beklenir. Ancak sizin bebeğinizin fetal değerlerinin daha fazla ya da daha az artış göstermesi de normaldir. Bunlar yaklaşık değerler olup her bebekte farklılık gösterebilir.
Bebeğin Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Doğacağı ve annesinin sıcacık kollarına geleceği gün için hiç durmadan çalışan 24 haftalık bebeğin organ ve sistemleri tamamen oluştu. Şimdilerde sadece olgunlaşıyor ve görevini daha iyi yapmak için bol bol pratik yapıyor. Ne mi yapıyor? Hadi detaylara birlikte bakalım.
Sinir Sistemi
Merkezi sinir sisteminin en önemli organlarından biri olan beyin ilk haftalarda oluşmaya başlamıştı. Şimdiye kadar durmaksızın büyüdü, nöronların sayısını arttırdı. Ancak bebeğinizin beyni düz bir yapıda ve henüz bir beyninde olması gereken kıvrımlar yok. Hamilelikte 24. hafta itibariyle beyin ürettiği sinir hücrelerine yer açmak için kıvrımlar yaparak yüzey alanını genişletmeye başlayacak.
Bebeğinizin artık bir uyku düzeni bile var. Döngü hâlinde uyuyor ve uyanık kalıyor.
Dolaşım Sistemi
Dolaşım sistemi o kadar güçlü ki karnınıza bir stetoskop dayadığınız takdirde yavrunuzun kalp atışlarını hissedebilirsiniz bile. Üstelik o minik kalp o kadar hızlı ki; dakikada yaklaşık 100-150 atıyor. Kanın kalpten atılarak tüm vücutta dolaşmasını, ardından kalbe geri dönmesini sağlayacak tüm donanıma sahip.
Sindirim Sistemi
Sindirim sistemi ve organları yapısal olarak eksiksiz bir hâlde. Sadece organların boyut olarak büyümesi ve biraz daha sindirim pratiği yapması gerek. Anne sütünün tadına bakana kadar pratiklerini amniyotik sıvı yutarak yapmaya devam edecek.
Solunum Sistemi
Bütün sistemler arasında gelişimini en geç solunum sistemi tamamlayacak. Akciğerlerin doğumdan sonra gaz alışverişi yapabilmesini sağlamak için alveol adı verilen hava keseleri ve kan damarları arasındaki bariyer günden güne inceliyor.
Destek ve Hareket Sistemi
Bu zamana kadar bedenin en büyük kısmı baş bölgesiydi. Artık baş, gövde ve bacaklar büyüklüğü yenidoğan oranına erişti. Şimdilik her biri bedenin üçte biri kadar.
Boşaltım Sistemi
Böbrekler, idrar borusundan (üreter), idrar kesesi (mesane), idrar kanalı (üretra) yapısal olarak daha önce oluşmuştu. Bebek amniyotik sıvısını yutarak idrar oluşturuyor ve bu şekilde boşaltım paratiği yapıyor. Şimdilerde işleyişini biraz daha geliştirmesi ve boyut olarak büyümesi gerekiyor.
Üreme Sistemi
Önceki haftalarda miniğinizin üreme sistemi organları tamamen gelişmişti. Kızlarda ovaryumlar erkeklerde ise testisler olgunlaşmaya devam ediyor. Erkek bebekte testisler skrotuma (testis torbasına) inmeye başlar.
Bebeğinizin cinsel organları cinsiyetini belli edecek kadar belirginleşti. Bu nedenle bebeğiniz ultrason muayenesinde doğru açıyı verdiği sürece 24 haftalık bebeğin cinsiyeti kolayca belli olur.
Bağışıklık Sistemi
Bebeğin tüm cildini saran Verniks Kazeoza adındaki kremsi madde haftalarca miniğinizin en güçlü bağışıklık sistemi oldu. Onu amniyotik sıvıdan gelecek enfeksiyon riskine ve sıvının cilde vereceği olumsuz etkilere karşı korudu. Fakat hamileliğin 24. haftasında anne adayı kendi vücudunda ürettiği IgG antikorlarını plasenta aracılığı ile bebeğe veriyor. Bu antikorlar bebeğe bağışıklık kazandırdığı için kremsi maddeye olan ihtiyaç zamanla azalıyor. Bu nedenle kalın tabaka yavaş yavaş incelmeye başladı.
24 Haftalık Bebek Hareketleri
Gebeliğin 24. haftasına kadar bebeğinizin hareketlerini hissetmeniz gerekir. Eğer bu zamana kadar bebek hareketi olduğunu düşündüğünüz herhangi bir devinim hissetmediyseniz durumu hekiminizle paylaşmanız gerekir.
Tekmeler, sağa-sola ani kaymalar, hıçkırıklar... İçinizde bir canlı taşıdığınızı doyasıya hissettiğiniz keyifli bir dönemdesiniz.
<b>24 haftalık bebeğin hareketleri</b> bazı günler daha yoğun bazı günler ise daha az olabilir. Bu normal bir durumdur. Ancak uzun süre hareketsiz kaldığınız düşündüğünüz zamanlarda tedirgin olmayın. Rahat bir yere uzanın ve bebeğinize odaklanın. 2 saat içerisinde 10’dan fazla hareket hissettiyseniz bir problem yoktur. Muhtemelen miniğiniz biraz yorgun ve uyuyor.
24 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Bebeğinizin duyu organları hamileliğin 24. haftası itibari ile yapısal olarak tamamen gelişti. Bundan sonrası duyuların hassasiyet kazanması ve duyu organların büyümesi olarak devam edecektir.
Göz ve Görme Duyusu
Gözler gece ile gündüzü ayırt edecek kadar ışığa karşı duyarlı. Göz kasları, gözleri yuvalarının içerisinde kolayca hareket ettirebiliyor. Fakat göz kapakları tamamen oluşmuş olmasına rağmen hâlâ kapalı.
Kulak ve İşitme Duyusu
Biri sizi gözetleyemese de dinliyor! Bilginiz olsun. Çünkü yavrunuz şimdiye kadar sadece kalp atışı, karın gurultusu, kan akışı gibi sadece annesinin metabolik faaliyetleri sonucu oluşan sesleri duyuyordu. Şimdilerde ise kulakları ve işitme duyusu dışarıdan gelen sesleri dahi işitebilecek kadar gelişti.
Bebeğiniz ile aranızdaki bağı güçlendirmek için şimdiden ninniler, sakinleştirici müzikler dinletebilir, ona güzel sesinizle masallar anlatabilirsiniz.
Deri ve Dokunma Duyusu
Deri üzerinde renk pigmentleri oluşmamıştır. Bu nedenle 24 haftalık bebek cildi şeffaftır. İç organları, kemikleri hatta kan damarları deri yüzeyinden görünebilir. Bebek hızla yağ depoluyor ve yeteri kadar kahverengi yağ depoladıktan sonra cildi yenidoğan bir bebeğinki gibi pembemsi olacak.
Şimdiye kadar deri altında depolanan yağ tabakası sayesinde miniğinizin yüzü şekillenmeye başladı. Ultrason resimlerine bakarak babaya mı anneye mi benzediği konusunda uzun uzun çekişmelere şimdiden başlayabilirsiniz. Ama gördüğünüz yüz, haftalar ilerledikçe değişecek.
Saç derisi üzerinde beliren saçlar, kaşlar ve kirpikler pigment eksikliğinden dolayı hâlâ beyaz renklidir.
Deride kahverengi yağ biriktikçe bebek vücut sıcaklığını koruyabilecek yeterliliğe gelmeye başlar. Bu da lanugo tüylerine olan ihtiyacı azaltır. Bu nedenle bu haftadan itibaren bebeğinizi saran tüyler yavaş yavaş dökülmeye başlar.
Dil ve Tatma Duyusu/ Burun ve Koklama Duyusu
Bebeğin tat alma ve koklama duyusu gelişmiştir. Amniyotik sıvıyı yuttukça, sıvı ağzına ve burnuna girdikçe bebek hem annesinin yediği besinlerin hem de sıvı içerisindeki diğer maddelerin tadını ve kokusunu alabilir.
24 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Hamilelik boyunca içerisinde bulunduğunuz haftanın gebeliğin hangi ayı olduğu hep kafa karıştırmıştır. Çünkü siz hesabı ay üzerinden yaparken doktorunuz haftalardan bahsediyor. İyisi mi 24 hafta kaç ay olur hesaplayalım ve kafa karışıklığına bir son verelim.
24x7 gün = 168 günlük
168/30= 5 ay 18 günlük
Yani 24 haftalık bebek klinik olarak yaklaşık 5,5 aylık.
24 Haftalık Gebelikte Anne
Evet bebeğinizin büyüdüğünü anlamak için aynadan karnınıza bakmak yeterli. Ancak aynadan baktığınızda gördüğünüz değişiklik, sadece bebek değil sizin bedeniniz ve duygularınızda da birçok değişikliği beraberinde getirdi. Peki sizi; yani 24 haftalık hamilelikte anneadayını neler bekliyor?
Bulanık görme:
Hamilelik hormonları gözyaşı bezlerinin çalışmasını etkileyerek gözyaşı üretimini azaltır. Gözlerdeki sıvı kaybı tahrişe ve bulanık görmeye sebep olur.
Braxton Hicks kasılmaları:
Yalancı kasılmalar olarak da bilinen Braxton Hicks kasılmaları 24. hafta itibariyle görülmeye başlar. Korkmayın, bu kasılmalar doğum ya da düşük yaşanacağı anlamına gelmez. Sebebi rahmin kendini doğuma hazırlamasıdır. Bu nedenle gebeliğin 24. haftası itibariyle bu semptomla sık karşılaşacaksınız.
Doğum sancılarından farklı olarak düşük şiddetli, düşük ağrılı ve düzensiz kasılmalardır. Ancak kasılmanın şiddetinin artması, sık aralıklarla gelmesi ve düzenli bir hâl alması durumunda derhal doktora haber vermek gerekir.
Hamilelikle birlikte değişen hormon değerleri anne adayının hafızasını etkileyebilir. Bunun yanında bir de ilerleyen gebelikle birlikte artan uykusuzluk, anne olmanın sorumluluğu ve bebeğinizi en iyi şekilde büyütme kaygısından kaynaklanan stres eklenince bir şeyleri unutuyor olmanız anormal bir durum olmasa gerek.
Karnınızın ortasında, göbek deliğinden vajinaya doğru inen, karanlık bir gölge gibi görünen çizgiye linea nigra denir. Oluşma sebebi ise tamamen gebelik hormonlarıdır. Genelde hamileliğin 24. haftası sonrası ortaya çıkıp doğumdan birkaç ay sonra kendiliğinden kaybolur.
Bel, sırt ve bacak ağrıları:
Alınan hamilelik kiloları ve büyüyen miniğinizin ağırlığı sizi ayakta tutan kemik ve kasları zorlayarak ağrılara sebep olur. Gebeliğin 24. haftası itibariyle ağrılarda artış yaşanabilir.
Denge kaybı ve baş dönmesi:
Rahmin genişlemesi, bebeğin büyümesi ve annenin aldığı kilolar anne adayının iç organlarına alışık olmadığı bir baskı yapar. Bu baskı annesinin beynine giden damarlara da etki eder. Beyne giden damarlardaki kan akışının yavaşlaması ile yaptığı baskı ise baş dönmesine neden olur.
Bu etkiyi aniden kalktığınızda ya da aç kaldığınızda hemen gözlerin kararması şeklinde de görebilirsiniz. Üstüne bir de vücudun denge merkezinin bozulması ve iskelet sisteminin bütün bu fazladan yükü taşımakta zorlanması eklenince, denge kaybı ve baş dönmesi hiç beklemediğiniz bir anda gelebilir.
Uykusuzluk:
Fazla kilolar, göbeğin büyümesi, bel ve bacak ağrıları, hazımsızlık, mide yanması, reflü, gece sık sık tuvalete gitme gibi hamilelik semptomları geceleri konforlu bir uykunun önüne geçebilir.
Vajinal akıntıda artış ve kanama:
Hamilelik hormonlarından kaynaklı olarak 24 haftalık gebelikte salgı bezlerinin çalışma hızı artar ve bu da vajinal akıntıda artışa sebep olur.
Şimdilerde anne adayının damarlarında kan akış hızı arttığından dolayı özellikle burun ve rahim ağzı dokusunda hassaslaşma olur. Bu hassaslaşma bölgede yer alan kılcal damarlarda kolayca çatlamaya sebep olur. Çamaşırınızda hafif ve pembemsi renkte kanamalar görmenizin sebebi de muhtemelen budur.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları!
timesteri bitiriyor olmanız demek, altın çağın geride kalacağı anlamına gelir. İlerleyen haftalarda artacak olan gebelik şikâyetleri için şimdiden önlem almak önemlidir.
Gereksiz yere fazla kilo almamaya çalışın. Bu şekilde birçok hamilelik belirtisinin sizi rahatsız edecek etkisini azaltabilirsiniz.
Cilt bakımınızı ihmal etmeyin. Doktorunuzun da tavsiyesi ile gebelikte kullanıma uygun, çatlak kremleri, nemlendiriciler ve losyonlar cildinizin nem oranını ve esnekliğini arttırır. Bakımlı cilt hamilelikten en az zararla çıkar.
Baş dönmesi ve tansiyon düşmesini engellemek için uzanırken ya da otururken aniden kalkmayın, uzun süre aç kalmayın, sıcak suyla banyo yapmayın.
Uykusuzluk problemini en aza indirmek istiyorsanız; gereksiz kilo almayın, yatmadan önce su içmeyin ve geç saatte yemek yemeyin. Uyku kalitenizi arttırmak için yatmadan önce ılık bir duş alın, ılık bir bardak süt için. Uyurken karın ve bacakları yastıklarla destekleyin.
Baş dönmesi ve denge kaybını engellemek için aniden ayağa kalkmayın ve uzun saatler aç kalmamaya dikkat edin. Başınız döndüğü an hemen güvenli bir yere tutunun ve hareket etmeyin, hatta mümkünse uygun bir yere oturun, geçmesini bekleyin.
Doktorunuzun önerdiği göz damlaları ile bulanık görme ve gözde yanma problemini kolayca çözebilirsiniz.
Kaç Kilo Almalısın?
Normalde yemenize dikkat etmeyip de 2-3 kilo aldığınızda bile fazla kilonuz sizi rahatsız edip bedeninizi zorluyorken gebeliği düşünmek! Gereksiz yere, sırf keyif olsun diye yiyerek aldığınız fazladan 1 kilo bile size kendini olduğundan daha ağır hissettirir. Hele bir de doğum yaklaştıkça daha hızlı kilo alacağınızı düşünürsek, şimdilerde biraz dikkatli olmakta fayda var.
24 haftalık gebelikte kaç kilo alınması gerektiğini merak ediyorsanız: şimdiye kadar 6-8kilo almanız beklenir. Bu aralığın 1-2 kilo altında ya da üstünde olmanız büyük bir sorun değildir. Fakat üst sınırı fazla aşmanız durumunda bir diyetisyenden yardım alabilirsiniz.
Kilo artışını kontrol altına almanın bir diğer yolu da hamile egzersizleri... Düşük tempolu yürüyüş, pilates, yoga, yüzme ya da doktorunuzun önerdiği hamileliğe özel egzersizleri yapabilirsiniz. Egzersiz aynı zamanda gebelik semptomlarını daha hafif atlatmanın ve daha kolay doğum yapmanın da en doğal yoludur.
24 Haftalık Gebelikte Beslenme Önerileri
Dengeli ve düzenli beslenmeye titizlikle devam etmelisiniz. Her besinden yeteri kadar aldığınıza emin olun.
hafta sonrası bebek kütle ve boy olarak hızlı bir artış dönemine girecek. Bu nedenle 2. trimestere göre biraz daha fazla beslenmeye başlamanız gerek. Fazla derken durumu abartmadan; gebe kalmadan önce beslendiğinizden yaklaşık 400- 450 kalori fazlasını almak yeterli olacaktır.
Günde 3 ana, 3 ara öğün şeklinde beslenin.
Günde en az 2 litre su için.
Lifli gıdalar tüketin.
Kalsiyum rezervlerinin boşalmaması için günde 1000- 1500 gram kadar kalsiyum almaya dikkat edin. Bu miktar yaklaşık 4-6 kâse yoğurt ya da 4-6 bardak yarım yağlı süte denk gelir.
Yağlı, baharatlı ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.
İşlenmiş et, paketli ürünler ve alkol gibi bağımlılık yapan zararlı maddelerden uzak durun.
Çiğ ve az pişmiş deniz ürünleri ve et ürünlerini
Enfeksiyon kapma riskine karşı çiğ meyve ve sebzeleri iyice yıkamadan yemeyin.
Kişisel hijyene ve ev hijyenine özen gösterin.
24 Haftalık Doğan Bebek Hayatta Kalır mı?
Akciğerler henüz gaz alışverişi yapabilecek kadar gelişmedi. Bu nedenle 24. haftada doğan bebek rahim dışında yaşamak için tıbbi yardıma ihtiyaç duyar. Bebeğin herhangi bir sebepten ötürü dünyaya gelmesi durumunda doğum çok erken gerçekleşmiş olur. Fakat gerekli önlemler alındığı takdirde bebek %45-50 olasılıkla hayatta kalabilir.
24 Haftalık Gebelikte Kontrol Listesi
Dikkat! Hamileliğin 24. haftası doktorunuz sizden gebelik diyabeti riskini ölçmek için glikoz tolerans testi isteyebilir. Şeker testi olarak da bilinen bu testi yaptırmak için aç karın ile gitmeniz gerekir. Önce açlık şekerinizi ölçmek için kan örneği alınır. Ardından size şekerli bir sıvı içirilir ve 1 saat bekledikten sonra yeniden kan örneği alınır. Şekerli sıvıdan sonra alınan örnekle bedeninizin şekeri nasıl işlediği görülür.
Henüz enerjiniz varken evinizi, aileye yeni katılacak birey için hazırlayın. Odasını tasarlayın, gerekli alışverişleri yapın ve giysilerini hazırlayın.
Uzun süre bebeğinizin hareket etmemesi durumunda doktorunuza durumla ilgili bilgi verin.
Cinsiyeti biliyorsunuz. Öyleyse şimdiden isim araştırmasına girin.
Doğumu nerede yaptıracağınız, hangi doktoru tercih edeceğiniz konusunda seçenekleri daraltın.
Çalışan bir anneyseniz doğum izni ve doğumdan sonra bebeğe kimin bakacağı konularında alternatif seçenekleri bulunan esnek bir plan oluşturun.
Baby shower yapmayı ya da bebeğinizi ziyarete gelecek yakınlarınız için hastane odası hazırlamayı düşünüyorsanız şimdiden hazırlıklara başlayın.
Henüz yapabiliyorken bol bol gezin, arkadaşlarınızla gezme kaçamakları yapın.
Doğum izninizi şimdiden ayarlayın.
Doğum izninden sonra bebeğin bakımıyla kimin ilgileneceği konusunu netleştirin.
Bebeğinizi kucağınıza almaya az kaldı. O size kavuşacağı gün için hızla büyüyüp gelişirken siz de gebeliğin 24. haftası sizi ve onu neler beklediğini öğrenerek süreci kolaylaştırın.
Bebeğinizden Not:
Anneciğim, 24. haftamızdan merhaba! Babamla birlikte gelecek ve beni ultrasonda göreceksiniz bu hafta, size özel bir poz vermeye hazırlanıyorum. :) Canım annem, su istediğimi hemen hissetmeli ve bol bol su içmelisin. 24. Haftamızda en çok annemle babamı bir arada görmeyi özledim. Sevgili ailem, peki ya siz en çok neyi sevdiniz?
25. HAFTADA HAMİLELİK
3 trimesterden oluşan hamilelik serüveninin son trimesterine bu hafta ile birlikte girmiş bulunuyorsunuz. Öncelikle tebrikler! Bebeğin hareketlerini artık iyice hissettiğiniz, tekmelerine alıştığınız ve hatta takip ettiğiniz yeni bir dönemin içerisindesiniz. Aranızdaki bağ bu haftadan itibaren daha da güçlü bir hâl alacak ve elbette sizin de aklınızda yeni sorular oluşacak. Sizi neler bekliyor ve bebeğinizdeki değişimler ne yönde olacak? Bu yazıda gebeliğin 25. haftası ile ilgili her bir detayı sizler için hazırladık.
25. Haftada Bebek
Bu zamana kadar vücudundaki sistemler ve sistemleri oluşturan organlar zaten oluştu. Şimdilerde ise yaşamsal döngüsündeki en önemli detaylar yavaş yavaş 25. haftalık bebek bedeninde oluşmaya başlayacak.
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğinizin bu hafta meyvelerden bir armut boyutunda iken, hayvanlardan da küçük bir tavşan boyutunda olduğunu söyleyebiliriz. Öyleyse artık ultrasonda daha net görünecek ve siz bebeğinizi bir bütün olarak görebileceksiniz. Bundan sonraki haftalarda bebek daha da büyüyeceği için tamamını küçük bir ekrandan görmek mümkün olmayacak, bu nedenle şimdi küçük bir tavşan boyutunda olmasının en büyük avantajı kendisini bir bütün olarak görebilmeniz.
Organlarının gelişimini büyük ölçüde tamamlayan bebeğinizde, artık sadece tek bir organın büyümesi tamamlanacak; akciğerler. Geriye kalan tüm organları büyük ölçüde oluştu, kendisi her ne kadar küçücük olsa da organları neredeyse tamamlandığı için bir birey olarak kabul ediliyor. Bundan sonraki süreçte artık organları daha da gelişecek, kilosu artacak ve tüm organları birbiriyle uyum içerisinde çalışmayı öğrenecek.
25 haftalık bebeğin boyu ve kilosu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
25. hafta
650- 750
24- 28
Burada belirtilen değer ortalama bir değer olup sizin bebeğinizle tıpatıp aynı olmayacaktır Çünkü her insanda olduğu gibi bebekler de birbirinden farklıdır, bu nedenle büyüme oranları farklılık gösterebilir. Bu nedenle doktorunuz gebeliğin 25. haftası olan kontrolünüzde yavrunuzun ortalama değerler arasında olup olmadığını size bildirecektir.
Bebeğinizin Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Dolaşım Sistemi
25 haftalık bebek kalbi dakikada yaklaşık 140-150 kez atar, bu minik kalbin sahibinde ise duyu organları artık son derece gelişmiş durumdadır. Özellikle seslere karşı tepki verdiğini hissedebilirsiniz.
Sinir Sistemi
Bebeğinizin sinir sistemi, bu hafta hızla gelişmeye devam ederken artık beyni organları ile iletişim kurabilir hâle geldi. Yani ellerini hareket ettirebildiği gibi aynı zamanda yumruk da yapabiliyor ve gelişen duyularını etrafını keşfetmek için kullanmayı öğrendi. Şanslıysanız ultrasonda parmağını emmeye başladığını bile görebilirsiniz.
Bu haftaya kadar düz bir şekli olan beyninde artık sinir kıvrımları oluşmaya başlayacak.
Kas Sistemi:
Göz kapakları bundan önceki haftalarda tam anlamıyla gelişmişti, bu haftadan itibaren ise göz kapaklarını hareket ettirmeye başlayacak ve açıp kapama refleksini geliştirecek.
İskelet Sistemi
Bedeni doğduğunda olması gereken orana ulaştı. Yani bebeğinizin vücudunu kafası, gövdesi ve bacakları şeklinde 3’e ayırırsak eğer, her biri birbiri ile dengeli hâle gelecek ve büyümesi de orantısal olarak bundan sonra düzgün şekilde ilerleyecek. Bugüne kadar ultrasonda gördüğünüz büyük kafa küçülürken, yerini daha belirgin kollar ve bacaklar almaya başlayacak.
Endokrin Sistem:
Yakından bildiğimiz hormonlardan biri olan adrenalin hormonu, bu haftadan itibaren böbrek üstü bezlerinden salgılanmaya başlayacak.
Solunum Sistemi:
Yaşamını devam ettirmesi için en önemli organlarından biri olan akciğerlerinin gelişimi başladı. İlk olarak da akciğerler içerisindeki kılcal damarlar bu hafta itibariyle minik minik oluşuyor.
Beynin gelişmesi artık solunum sistemini de doğrudan etkileyecek ve nefes alıp vermesi düzenli bir hâl alacak. Amniyon sıvısını yutarak akciğerlerine hava almaya devam edecek. Gelişimi için gerekli olan oksijeni amniyon sıvısı sayesinde alsa da yine de oksijenin büyük kısmını plasenta yoluyla alacak.
Boşaltım Sistemi:
Bebeğinizin kalın bağırsaklarında mekonyum ismiyle bilinen siyah bir dışkı oluşumu bu haftada da yine devam eder, doğumdan sonra yapacağı ilk kakası ile birlikte bu dışkı atılacaktır. Bazı bebekler ise henüz anne karnındayken bu dışkıyı yapabilir, ancak bunu yutmaması ve akciğerlerine gitmemesi gerekir. Bu tarz bir durumun yaşanmaması için geç doğum olmaması önemlidir.
25 Haftalık Bebek Hareketleri
Sinir hücrelerinin iyice gelişmiş olduğu bu hafta beyin,artık artık kaslar ile iletişim kurabilir hâle gelir. Bu nedenle kolları ve ayaklarının yanı sıra el ve ayak parmakları da hareketlenmeye başlar. Kavrama yeteneği son derece gelişir. Siz ise bebeğinizin hareketlerini daha iyi tanımaya ve anlamaya başlarsınız. Artık sizin hangi hareketinize karşılık onun ne tepki verdiğini yavaş yavaş çözümlemeye başlayacaksınız. Örneğin kimi bebekler, siz gece yatağınıza uzandığınızda hemen hareketlenmeye başlarken, kimi bebekler hareketleri ile sizi sabah uyandırabilir. Bebeğiniz dış dünya ile duyuları aracılığıyla bağ kurarken, siz de onu tanımaya başlıyorsunuz.
25 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Bebeğin organları tamamlanırken ve büyümeye devam ederken, gelişmiş olan sinir sistemi sayesinde duyu organları en aktif gelişim dönemi içerisine girer. Her bir duyu organını tek tek ele alıp inceleyecek olursak;
Göz ve Görme Duyusu
Bebeğin duyu organları arasında en son gelişen duyusu görme olacaktır. Henüz bundan 2 hafta önce oluşan göz kapakları, bu haftadan itibaren hareket etmeyi ve açıp kapamayı öğrenir. 26. haftadan itibaren ise göz kırpmaya başlayacaktır.
Kulak ve İşitme Duyusu
haftada bebeğimizin kulakları oluşmuştu ve 24. haftaya kadar da işitme sistemi gelişmeye devam ediyordu. İşte tam da bu gebeliğin 25, haftası itibari ile anne karnındaki gürültülere alışır ve dışarıdaki sesleri tanımaya başlar. Özellikle annesinin sesini ayırt edebilir duruma gelir. Takip eden süreçte ise annesinin yanı sıra babasının da sesine alışacak ve onu da duyup tepki vermeye başlayacaktır. İşte bu dönem artık bebeğinizle konuşmanın ve ona hikâyeler okumanın, şarkılar söylemenin en güzel zamanları.
Dil ve Tatma Duyusu
En erken gelişen duyulardan biri olan tat alma duyusu artık iyice kendini geliştirmiş durumda. Amniyon sıvısından beslenen bebek, annenin tükettiği yiyeceklerin tatlarını algılayabilir. İşte bu nedenle bebeğinizin hareketlerini takip ettiğinizde tükettiğiniz hangi besine karşı nasıl bir tepki verdiğini rahatlıkla ölçebilirsiniz.
Burun ve Koklama Duyusu
11 ve 15. haftalarda tamamlanan burun, reseptör sayısını artırarak iyice hassaslaştı. Eski zamanlarda kokunun sadece hava ile taşınabildiği düşünülürken, yapılan kimi testler bebeklerin de anne karnındayken farklı kokuları ayırt edebildiğini göstermektedir.
Deri ve Dokunma Duyusu
Hamileliğin 25. haftası cildi hâlâ kırışık bir şekilde, çünkü oldukça cılız ve bu nedenle derilerinin altının etlerle dolması bekleniyor. İşte bu haftadan itibaren bebeğiniz artık hızlı kilo almaya başlayacak ve derisindeki kırışıklık görüntüsü yavaş yavaş kaybolacak. Yağ dokuları olgunlaşacak ve beraberinde cildi düzgünleşecek.
25 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Hamilelikte tüm ölçümler haftalık hesabı ile yapılırken, dışarıda bir araya geldiğiniz eşinizle dostunuzla konuşurken tüm sohbetler bebeğinizin aylık durumu üzerinden döner. Bu nedenle haftalık ve aylık hesabı hep merak edilen konulardan biri olmuştur. 25 haftalık bebek, artık ilk 2 trimesterini tamamlamış ve 3. trimestere girmiş bulunur. Basit bir matematik hesabı yaparsak eğer;
25x7 gün = 175 günlük 175 gün / 30 = 5 ay 25 günlük
Yani 25 haftalık bebeğin, yaklaşık 6 aylık olduğunu söylemek mümkündür.
Bu haftaların başından itibaren rahminiz göbek deliğinden yaklaşık 4 cm yukarıda, ortalama olarak bir futbol topu büyüklüğündedir ve bu görüntü artık dışarıdan da iyice görünmeye başlamıştır. Peki sizin fiziksel olarak ve duygusal olarak hissettikleriniz neler, gelin birlikte değerlendirelim.
Mide kaynaması, hazımsızlık, gaz ve şişkinlik:
Hamileliğin farklı evrelerinde yaşayabileceğiniz bu durumun belirginleştiği dönemlerden biri de 25. hafta ve sonrasıdır. Neredeyse her hamile kadın bu sıkıntılı süreci yaşar. Mide kaynaması, yemek borusunu mideden ayıran halka kasın gevşeyerek yiyeceklerin ve keskin sindirim sıvılarının mideden yemek borusuna geri tepmesi sonucu ortaya çıkar. Rahmin büyümesiyle birlikte bu şikâyet de gittikçe artar. Bu durumun önüne geçmek için baharatlı ve acılı yiyeceklerden uzak durabilir, kızarmış ve yağlı yiyecekleri tercih etmeyebilirsiniz. Çikolata, kahve ve gazlı içecekler de bu dönemde ne yazık ki son tercihleriniz arasında yer almalı.
Duygusal değişimler:
Ruh hâlinizdeki salınımlar azalır ve artık biraz daha geleceğe bakmaya başlarsınız. Bebeğiniz için yapacağınız alışverişler de duygu durumunuzu daha kontrollü yönetmenizi sağlayacaktır. Gelecek için güzel planlar yaparken ara sıra da kaygılanmak elbette normaldir. Özellikle ilk bebekte eğer sizi nelerin beklediğine dair en ufak bir fikriniz yoktur, bu da beraberinde endişeler getirir. Merak etmeyin herkes bu yollardan geçiyor, emin olun siz de 3 ay sonra bu duyguları çok seveceksiniz.
Fiziksel değişimler:
Süt vermeye hazırlanan göğüsleriniz daha da büyüyecek, hatta nasıl sütyen takacağınız konusunda kararsız kalmaya başlayacaksınız. Şimdiki kullandıklarınız yerine daha rahat etmenizi sağlayacak modelde hamilelik sütyenlerini kullanabilirsiniz. Kısa bir araştırma ile alışılmışın dışında büyüyen göğüsleriniz için iyi bir çözüm bulabilirsiniz.
Karnınız büyüdükçe beraberinde deride kaşıntılar başlayacaktır. Bu kaşıntıların sebebi gerilen karın kaslarınız. Hemen her gün krem sürmeyi atlamayın.
Bu süreçte diş etlerinde kanamalar görmeniz de olası. Hassaslaşan diş etleriniz, artık her fırçalamada biraz kızarabilir ve hatta direkt kanayabilir. Bunun için daha hassas diş fırçaları kullanmayı tercih edebilirsiniz.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları
Gebeliğin her döneminde farklı semptomlar yaşamanız olasıdır, sonuçta hem fiziksel olarak hem de manevi olarak hiç alışılmadık bir dönemin içindesiniz. Ancak her anne adayının yaşadığı bu semptomları azaltmanın da yolları vardır. 25 haftalık hamilelikte semptomları en aza indirmenin yollarını ele alalım.
Hazımsızlık sendromunun önüne geçmek için tükettiğiniz gıdalara dikkat edin. Hangi yiyecekler sizi daha çok rahatsız ediyor, tespit etmeye çalışın ve bu besinleri az tüketin. Böylece hamilelikte yaşam kalitenizi biraz daha arttırmış olacaksınız. Yine aynı zamanda az öğünde ağır porsiyon yiyecekler tüketmek yerine daha sık yemek yiyerek bu durumun önüne geçebilirsiniz. Önemli olan hiç aç kalmamak ve olabildiğince meyvelerle ve faydalı kuru yemişlerle kendinize ara öğünler yaratmak.
Uyuma güçlüğü yaşıyor olabilirsiniz ve bunun birçok sebebi olabilir. Doğumun yaklaştığını hissetmek, bacaklara giren kramplar ya da hazımsızlık nedeniyle gözünüze uyku girmiyor olabilir. Bunun için eğer hamilelikle ilgili sıkıntılı bir süreç yaşamıyorsanız hareketli bir sabah geçirmeye özen gösterin. Sabah yorulan bir beden gece daha rahat uyuyacaktır. Bununla birlikte akşam yemeğini çok geç saate kalmadan ve mümkünse yavaş yavaş yemeye çalışın. Yediklerinizi ne kadar iyi sindirmiş şekilde uyku saatine girerseniz mideniz de o kadar rahat olacaktır.
Bacak krampları gebeliğin bu periyodunda artış gösterir. Bunun ana sebeplerinden biri magnezyum eksikliği olabilir. Üstelik bu kramplar daha önceden bildiğiniz gibi değil, bacağınızda bir hayli ağrı bırakacak cinsten olabilir. Kramp girdiği esnada ayak parmaklarınızı kendinize doğru çekin ve bacağınızı diz bölgesinden kırarak kendinize doğru yaklaştırmaya çalışın. Gün içerisinde ise birkaç kez sırt üstü uzanın ve ayaklarınızın altını yastıklarla destekleyerek dinlenmeye çalışın. Günde en az 2 litre su içmeyi muhakkak görev hâline getirin.
Hamilelik döneminde kilo alımı her kadına göre farklılık gösterir. Nasıl her gebede hamilelik semptomları farklı oluyorsa almanız gereken kilo da farklıdır. Sonuçta herkesin hamile kaldığı zaman bulunduğu kilosu farklı. Burada bedeniniz için en doğru yönlendirmeyi elbette doktorunuz yapacaktır.
Gebeliğin 25. haftasın artık kilo almanın en hızlı gerçekleşeceği aylara girildiği unutulmamalıdır. Belki de bugüne kadar aldığınız kiloların bir bu kadarını geri kalan zamanda alacaksınız. Ancak genel bir değerlendirme yapmak gerekirse 25. haftada kaç kilo alınır; ortalama 7-9 kilo aralığında almış olmanız beklenir. Daha az kilo bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilecekken, daha fazla kilo almak da ise sizin için zararlı olabilir. Bu nedenle kiloyu özellikle bu haftalarda kontrol altında tutmak son derece önemli.
25 haftalık gebelikte beslenme için öneriler;
En çok ihtiyacın olan vitamin manganez. Çünkü bebeğin kemik ve kıkırdak gelişiminde son derece önemli olan bu vitamin, öncelikle senin vücudunun deposundan tüketilecek, eğer senin vücudunda manganez yeterli şekilde bulunmuyor ise bu kez bacaklarında kramplar yaşamaya başlayabilirsin. Günde 2 mg alman gereken manganez hangi gıdalarda bulunur?
Esmer pirinç
Yulaf ezmesi
Baklagiller
Fıstık ezmesi
Brokoli
Havuç
Badem
Ananas
Kuru üzüm
Ispanak
25. Hafta Gebelikte Kontrol Listesi
Hamilelik sürecinde hem kendinizi hem de bebeğinizi en fazla takip etmeniz gereken 3. trimestere girmiş bulunuyorsunuz. Bu nedenle gebeliğin 25. haftası ve devamında yapmanız gerekenleri kontrol listesi olarak aşağıda paylaşıyoruz.
Tansiyonunuzu bu haftadan itibaren sık sık ölçün. Bugüne kadar her şey yolunda gitse de hâlâ bebeğiniz için önemli süreç devam ediyor. Bu nedenle tansiyonunuzu haftada en az 1-2 kez ölçmeye özen gösterin ve çıkan sonuçları not edin. Tansiyonunuzun normalin 1-2 derece altında çıkmasının ise normal olduğunu unutmayın. Örneğin 10’a 6 değeri, hamilelerde olması gereken tansiyon değeridir.
Bebek alışverişine başlayın. Bugüne kadar araştırmalar yapmış olmanıza rağmen henüz satın alma aşamasına geçmemiş olabilirsiniz. Ancak bu haftadan itibaren alışveriş listenizi tamamlamaya çalışın. Hem tüm masrafları birkaç aya yaymış olursunuz, hem de satın aldıkça eksikleriniz daha çok ortaya çıkar.
Doğum izninizi planlayın. İş durumunuzu ve hamileliğinizi göz önünde bulundurarak ne zaman işten ayrılacağınızı planlayın ve bunu iş yerinizle paylaşın.
Son seyahatlerinizi planlayın. Hamilelikte ulaşım yönünden kısıtlamaların olduğu bir döneme yaklaşıyorsunuz. Bu nedenle eğer bir tatil planınız varsa çok daha fazla ötelemeden devreye sokun ve hayatınızdaki yeni dönem başlamadan gebeliğin 25. haftası son bir tatilin tadını çıkarın.
Tebrikler! Çoğu gitti azı kaldı diyerek bebeğinizi kucağınıza alacağınız günün heyecanını yatıştırabileceğiniz güzel bir haftadasınız. Gebeliğin 26. haftası 2. trimesterin son haftasıdır. Son 3 aya girerken bebeğiniz büyüdükçe büyüyor, bedeniniz ise bütün değişimlere ayak uydurmak için ciddi bir efor sarf ediyor. 26. haftayla ilgili kafanızdaki tüm soruları yanıtlayacak kısa bir bilgi yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?
26 Haftada Bebek
Her ultrason muayenesinde rahminizde enine boyuna iyice büyümüş; yüzü, gözü, burnu belirginleşmiş minik bir canlı olduğunu görmek her defasında sizi heyecanlandırıyor. Ne kadar büyüdüğü, neler yapabildiği, organlarının ne kadar geliştiği ve daha birçok konuda merakınız hat safhada... Öyleyse merakınızı giderelim ve 26 haftalık bebek ile tanışalım.
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
İri bir kabak uzunluğunda olan 26 haftalık bebeğin kilosuve boyu aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi bundan sonra önceki haftalara göre çok daha hızlı artış gösterecek.
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
26. hafta
750- 850
26- 30
Yavrunuzun fetal değerleri yukarıdaki aralığın dışında çıkabilir. Bu durumda panik yapmayın. Değerlerin farklı çıkması muhtemelen gerçek döllenme ile tahmini döllenme tarihlerinin farklı olması ya da bebeğin ebeveynlerden getirdiği genetik mirastan kaynaklanıyor. Yani yavrunuz babası gibi uzun boylu ya da annesi gibi minyon olabilir.
Bebeğinizin Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Bebeğin hayatta kalmasını sağlayacak sistemlerini oluşturan hayati organları, İlk günden beri gelişmesini devam ettirirdi. Nihayet 26 haftalık bebeğin organ ve sistemleri solunum sistemi dışında neredeyse tamamen oluştu. Genel olarak bütün sistemlerle ilgili bilgi verecek olursak:
Sinir Sistemi ve Endokrin Sistem
Beyin büyümeye ve kıvrımlar oluşturmaya devam ediyor. Nöron sayısı arttıkça nöronlar arası sinaptik bağlar güçlenir. Bununla birlikte beyin dalga aktivitesi artar. Bebek artık iskelet hareketlerini beyin kontrolünde ve istemli olarak gerçekleştirebilir.
Metabolizması annesinden daha hızlı çalışıyor. Bu nedenle vücut sıcaklığı da annesinden daha yüksek.
Pankreas ve tiroit bezi kendi hormonlarını üretmeye daha önce başlamıştı. Gebeliğin 26. haftası ise böbreküstü bezleri de adrenalin hormonu salgılamaya başlar.
Dolaşım Sistemi
Kalp dakikada 60-100 defa atıyor. Bu atışlar anne karnına bir stetoskop dayandığında bile duyulabilecek kadar güçlü.
Boşaltım Sistemi
Yavrunuz amniyotik sıvısını yutup idrarını plasenta içerisine yapıyor. Sonra yine yutup tekrar idrar oluşturuyor.
Sindirim Sistemi
Amniyotik sıvıyı her yuttuğunda yemek yemiş gibi sindirim sistemini çalıştırıyor. Tek fark anne karnında iken kaka yapmıyor, kakasını azar azar bağırsaklarda biriktiriyor olmasıdır. Bu birikintiye mekonyum denir. Koyu kahve rengi ve macun kıvamındaki mekonyum doğumdan sonra bebeğin ilk kakası olacak.
Solunum Sistemi
Solunum sistemi şimdiye kadar oluşmuştu. Ancak akciğerlerin doğumdan sonra oksijen ve karbondioksit alışverişi yapabilmesi için sürfaktan denen bir madde üretmesi gerekir. Nihayet gebeliğin 26 haftası akciğerlerde sürfaktan üretilmeye başlar.
Destek ve Hareket Sistemi
İskelet sistemi doğduğunda olması gereken orana ulaştı. Baş, gövde ve bacaklar her biri bedenin 1/3’ü kadar.
Üreme Sistemi
Üreme sistemi organları tamamen gelişti. Üreme yeteneği kazanacak kadar olgunlaşması ergenlik döneminde olacaktır.
Vajina ve penis ultrasondan kolayca ayırt edilebilecek kadar belirginleşti. Bu nedenle 26 haftalık bebeğin cinsiyeti artık çok net ortada.
Bağışıklık Sistemi
Bebeğin bağışıklık sistemi anneye bağımlı. Anne ürettiği IgG antikorlarını plasenta aracılığı ile bebeğe veriyor. Bebeğin kanında dolaşan bu antikorlar doğum sonrasındaki ilk 3 aya kadar bebeği hastalıklara karşı koruyacak madde olacaktır.
Bebek anneden antikor almaya başladığından beri verniks kazeoza maddesi incelmeye devam ediyor.
26 Haftalık Bebek Hareketleri
Bebeğinizin kemikleri ve kasları artık daha güçlü. Dolayısıyla tekmeleri ve taklaları da sizin kolaylıkla hissedebileceğiniz düzeyde. Hatta o kadar güçlü ki 26 haftalık bebeğin hareketleri dışarıdan bir başkası tarafından bile hissedilebilir.
Rahat bir pozisyonda oturup eşinizin elini karnınızın üzerine koyun. Bir yandan da bebeğinizle konuşun ve hareket etmesini bekleyin. Böylece bir mucizeye birlikte tanık olmanın hazzını yaşayabilirsiniz.
26 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Yavrunuzun duyu organları yapısal olarak tamamen oluştu. Artık geriye ince dokunuşlarla hassaslaşması kaldı.
Göz ve Görme Duyusu
Gözler ışığa karşı duyarlı. Anne karnındayken bile gece ile gündüzü ayırt edebiliyor. Şimdiye kadar kapalı olan göz kapakları bu haftadan itibaren her an açılabilir.
Kulak ve İşitme Duyusu
İç kulak tamamen gelişti. Bebeğiniz artık rahim içerisinde dengesini daha kolay sağlar.
Artık aranızda hoş sohbetlerinize ya da müzik keyfinize dahil olan biri daha var. 26 haftalık bebek dışarıdan gelen sesleri işitebilir. Öyle ki hamileyken ona çok sık dinlettiğiniz bir müziği doğduktan sonra da duyduğunda ritmi tanıyacak ve tepki verecektir. Anne rahmindeki sıcak ve güvenli ortamını anımsamak iyi gelecek ve onu sakinleştirecektir.
Aynı şekilde gergin olduğunuzda ya da biriyle tartıştığınızda duyacağı ses tonu onu gerip huzursuz edebilir. Bu sebeple huzurlu ve sakin bir gebelik hem sizin hem de bebeğinizin psikolojisini olumlu etkileyecektir.
Deri ve Dokunma Duyusu
Damarların deri altından görünmeye başlaması nedeniyle teni kırmızıya yakın tonlardaydı. Fakat depoladığı yağ miktarı artıyor ve derisi dolgunlaşarak bir bebek cildi pembeliğine dönmeye başladı bile.
Yüzde biriken yağ tabakası arttığı için miniğinizin ultrason görüntülerinde yüz hatları belirginleşmeye başladı. Doktorunuzun alacağı yakın görüntülere bakarak miniğinizin kime benzeyeceğini tahmin edeceğiniz, o hatları hayalinizde bir bebeğin yüzüne kondurup hayaller kuracağınız güzel bir dönemdesiniz.
Saç derisi üzerinde saçlar belirginleşmeye devam eder. Fakat henüz yeterli renk pigmenti oluşmadığından saçlar, kaşlar ve kirpikler beyaz renklidir.
Lanugo tüyleri yavaş yavaş dökülmeye başlar. Çünkü deri altında biriken kahverengi yağ bebeğinize ısı yalıtımında yardımcı oluyor.
Dil ve Tatma Duyusu/ Burun ve Koklama Duyusu
26 haftalık gebelikte bebeğin tat alma ve koklama duyusu çok iyi durumdadır. Bebek amniyotik sıvıyı yutar, sıvı ağzına ve burnuna girer. Bu esnada annesinin yediği besinlerin ve sıvı içerisinde bulunan asitlerin tadını ve kokusunu alabilir.
26 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Halk arasında gebelik ay hesabıyla takip edilirken doktorların hamilelik takibini hafta bazında yapması hangi haftanın hangi aya denk geldiği konusunda yanıltıcı olabiliyor. Bu nedenle 26 hafta kaç ay olur diye merak etmeniz çok normal. İsterseniz birlikte hesaplayabiliriz.
26 hafta= 26x7 gün = 182 günlük
182/30= 6 ay 2 günlük
26 haftalık bebek klinik olarak 6 aylık.
26 Haftalık Gebelikte Anne
Geçen trimestere göre gebelik semptomlarını daha yoğun yaşadığınız bir zamandasınız. Aynadan baktığınızda, karnınızın ne kadar büyüdüğünü gördüğünüzde de bunu zaten tahmin edebilirsiniz. Öyleyse hamileliğin 26. haftasında anne adayını neler bekliyor bakalım...
Ciltte bozulmalar:
Gebelikte hormon değerlerinin şaşırtıcı düzeyde değişmesi cildinizde lekelenmelere, karında göbek çizgisi (linea nigra) oluşmasına, yüzde bozulmalara sebep olabilir. Bu etkiler doğumdan sonra hormonlar normale döndüğü vakit ortadan kalkacaktır.
Hızlı kilo artışı cilde esneyerek yeni kilolara yer açma fırsatı vermez. Böylece cilt ihtiyaç duyduğu alanı çatlayarak verir. Morumsu, pembe ve beyaz renkli deri çatlakları kalıcıdır ve doğumdan sonra geçmez.
Varis:
Gebelik hormonları bebeğin besin ve oksijen ihtiyacının karşılanması için anne adayının kan hacmini arttırır. Kan hacminin artması damarların genişlemesine sebep olur. Bu da beraberinde varis problemini getirir.
Nefes darlığı:
Rahim büyüdükçe kendisine yer açmak için annenin iç organlarına baskı yapmaya başlar. Bu baskı akciğerlere de iletilir ve nefes darlığına sebep olur.
Şişkinlik ve gaz:
Genişleyen rahim bağırsaklara ve mideye baskı yapar. Buna ek olarak bir de gebelik hormonları kasların çalışmasını yavaşlatınca sindirim komple yavaşlayarak şişkinlik, hazımsızlık ve gaz oluşumuna sebep olur.
Sakarlık:
Bu aralar sık sık takılıyor, elinizden bir şeyler düşüyor ya da koridorun düz duvarına bile çarpıyor musunuz? Aman dikkat sakın takılıp düşmeyin! Hamileliğin 26. haftası itibariyle sakarlık peşiniz sıra sizinle gezecek. Neden mi?
Bebeğin ağırlaşması ve rahmin öne doğru çıkması anne adayını ağırlık merkezini bozar. Hamilelik hormonlarının kasları esnetmesi de buna eklenince anne adayı el, kol ve bacak koordinasyonunu sağlamakta zorlanır. Sakarlığın esas sebebi de budur.
Ciltte bozulmalar:
Gebelik hormonları cilt yüzeyinde koyu renkli lekelenmelere sebep olur. Bu lekeler kalıcı olmayıp doğumdan sonra hormonların normal düzeye erişmesi ile kendiliğinden geçecektir.
Yine gebelik hormonlarının etkisi ile göbek deliğinden vajinaya doğru koyu bir çizgi uzanır. Linea nigra (Göbek çizgisi) adı verilen bu gölge de doğumdan sonra zamanla kendiliğinden kaybolacaktır.
Gebeliğin ciltte sebep oldu bozulmalardan biri ve en önemlisi de hamilelik çatlakları diyebiliriz. Çünkü çatlaklar doğumdan sonra kendiliğinden geçmeyecek. Bunlar size gebelikten kalıcı birer hatıra olacaktır. Bu sebeple oluşumunu engellemek adına cildi nemlendirecek ve artan kilolara karşı esneklik kazandıracak önlemleri önceden almak gerekir.
Pelvik ağrı:
Hormonlarınız büyüyen rahime kalça kemiği üzerinde yer açabilmek ve doğumu gerçekleştirmek adına pelvis bölgesindeki bağları gevşetir. Gevşeyen bağlar üzerine rahmin ağırlığı da yüklenince pelvik ağrı, bel ve sırt ağrısı oluşur. Gebelik egzersizleri ile esneme hareketleri yapmak ağrılarınızı azaltacaktır.
Braxton Hicks kasılmaları:
Yalancı kasılmalar olarak da bilinen bu kasılmalar 3. trimester itibari ile görülmeye başlar. Bu nedenle hamileliğin 26. haftası size eşlik edecek semptomlardan biri de Braxton Hicks kasılmalarıdır. Genelde düzensiz aralıklarla gelir ve ağrısız devam eder. Kasılmaların zamanla şiddet göstermesi ve geliş zamanının düzenli bir hal alması durumunda gerçek doğum sancısı olması ihtimaline karşı hemen doktorunuza haber vermeniz gerekir.
Uykusuzluk:
Haftalar ilerledikçe hamilelik semptomları biraz daha rahatsız edici bir hâl alarak anne adayının uyku kalitesini bozar. Karnı büyüyen anne rahat yatamaz, reflüsü rahatsız edici boyuta ulaşır, bel ve bacak ağrıları uykuya dalmasını engeller, bir de saat başı tuvalete gitme derdi... Bu durumda uyumak elbette kolay değil.
Unutkanlık:
Bu hafta kendinizde gözlemleyeceğiniz en belirgin semptomlardan biri unutkanlıktır. Daha az önce elinizde olan kumandayı nereye koydunuz? Olamaz! Bugün arkadaşlarınızla buluşacaktınız ama unuttunuz mu?
Gerek gebelik hormonları gerekse uykusuzluk, unutkanlığa sebep olan faktörlerin başında gelir. Buna bir de gebe olmanın verdiği heyecan ile bebeğinize en iyi şekilde bakmanız gerektiği ve bunu nasıl yapacağınız hususundaki kaygı eklenince unutkanlık normal.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları!
26 haftalık hamile için 3. trimester, gebelik semptomlarının geçen haftalara göre daha yoğun yaşandığı bir dönemdir. Bu nedenle biraz önlem almak kesinlikle iyi gelecektir.
Öncelikle gereksiz kilo almayın. Böylece iskelet sistemi ağrılarınızı, sindirim sistemi problemlerinizi azaltmış olursunuz.
Cildinize iyi bakın. Güneş koruyucu krem kullanmadan güneşe çıkmamaya dikkat edin. Cildinizi nemli tutup esneklik özelliğini korumasına yardımcı olacak ürünler kullanın. Ne kullanacağınız konusunda mutlaka doktorunuzun tavsiyesini alın.
Baş dönmesi bu haftalarda sık karşılaşılan bir durum. Öğünleriniz arasına uzun zaman koymayın, bol bol su için ve baş dönmesi durumunda hareket etmemeye çalışarak güvenli bir yere oturun ya da tutunun.
Uykusuzluk ile baş etmenin yollarını bulun. Uykunuzu bölmemek adına yatmadan önce su içmeyin, geç saatte yemek yemeyin. Uykuya daha kolay dalmak için uyurken bel, karın ve bacakları yastıklarla destekleyin, ılık bir duş alın, ya da ılık bir bardak süt için.
Gün içerisinde yapmanız gerekenleri küçük bir deftere not alarak unutkanlığın gündelik hayatınızı etkilemesini engelleyebilirsiniz.
Varis oluşumunu ve bacak ağrılarını azaltmak için gereksiz yere ayakta kalmamaya ve bol bol uzanarak dinlenmeye dikkat edin.
Kaç Kilo Almalısın?
Gebelikte kilo almak sağlıklı bir süreç geçiriyor olmanın doğal bir parçasıdır. Ancak fazladan aldığınız her kilonun bedeninize ağırlık yapacağı ve sizi rahatsız eden gebelik semptomlarının daha ağır geçmesine neden olacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle kontrollü kilo almak önemlidir.
26 haftalık gebelikte kaç kilo almanız gerektiği ile ilgili kesin bir değer verilemez. Ancak şimdiye kadar yaklaşık 7-9kilo almış olmanızı beklenir. Bu aralığın çok altında ya da çok üstünde olmanız durumunda süreci doktorunuzla değerlendirmeli ve gerekli önlemleri almalısınız.
Egzersiz Önerileri
Egzersiz beden durumunuzu sağlıklı bir şekilde sürdürmek için yapılan aktiviteler bütünüdür. Sanıldığı gibi sadece kilo vermek için yapılan etkinlikler değildir. Bu nedenle doğumda da egzersiz yapmaya devam etmek beden sağlığını olumlu etkileyecek bir davranıştır. Doktorunuz yapmanızda bir sakınca görmediği takdirde gebeliğin her aşamasında egzersiz yapabilirsiniz. Yapabileceğiniz 26 haftalık gebelikegzersizleri aşağıdaki gibidir
Yürüyüş
Yüzme
Hafif tempolu pilates
Esneme hareketleri
Kegel egzersizleri
Pelvik taban egzersizleri
Karın kasları egzersizleri
Yoga
Yukarıdaki egzersizlerin tamamını gebeliğe uygun hareket ve düzeylerde yapmanız gerektiğini unutmamanız gerekir.
26 Haftalık Gebelikte Beslenme Önerileri
Dengeli ve düzenli beslenin. Her besinden yeteri kadar aldığınıza emin olun.
Hamile olduğunuz için çok yemeniz gerektiği konusunda yanlış bir yargıya varmayın. Eskisine nazaran günde sadece 400- 450 kalori fazla almak yeterlidir.
Gün içerisinde kendinizi uzun süre aç bırakmayın. Günde 3 ana, 3 ara öğün şeklinde beslenin.
Günde en az 2-3 litre su için. Sıcak havalarda ise daha fazla sıvı tüketmeye çalışın.
Yulaf, keten tohumu, rafine edilmemiş tahıllar, elma, armut, kuru incir, kuru kayısı, kuru erik gibi lifli gıdalar tüketerek sindirim sistemini rahatlatın.
Yağlı, baharatlı ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.
İşlenmiş et, paketli ürünler ve alkol gibi bağımlılık yapan zararlı maddelerden uzak durun.
Deniz ürünleri ve et ürünlerini tüketirken taze ve iyi pişmiş olmasına dikkat edin.
Sebze ve meyvelerinizi tüketmeden önce sirkeli suda bekletin ve bol su ile durulayın.
Kalsiyum, magnezyum gibi kemikleri güçlendiren mineral içerikli besinler tüketin. Gerekiyorsa besin takviyesi alın.
26 Haftalık Gebelikte Kontrol Listesi
Doğum ile ilgili bilgi toplamaya ve araştırma yapmaya başlayın.
Kendi doğum planınızı yapın. Hangi hastane? Hangi doğum şekli? Hangi kadın doğum uzmanı?...
Doğum sancıları ile yalancı kasılmalar arasındaki farkları araştırn ve doktorunuzdan bu konu ile ilgili bilgi isteyin.
Çalışan anne iseniz doğum izni ve doğumdan sonra bebeğe kimin bakacağı konusunda planlamanızı şimdiden yapın.
Baby shower yapmak istiyorsanız gebeliğin 26. haftası sizin için güzel bir zaman.
Yüksek tansiyonunuz varsa sık sık tansiyonunuzu ölçün. Yükselmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidip düşürmeye çalışın. Gebelikte yüksek tansiyonun preeklampsi belirtisi olduğunu unutmayın.
Büyüyen rahim rahat bir pozisyon bulup uyumanızı engelleyebilir. Hamilelik yastıkları ile bel ve bacaklarınızı destekleyerek daha rahat uyuyabilirsiniz.
Emzirme, bebek bakımı, annelik konusunda kitaplar okuyun, internetten araştırma yapın.
Hem yavrunuz hem de kendiniz için bedenen ruhen ve sosyal yönden sağlıklı bir gebelik geçirmek istiyorsanız süreci tanımanız gerekir. Bu nedenle gebeliğin 26. haftası sizi nelerin beklediğine detaylıca hâkim olmak size daima avantaj kazandırır.
2. trimesteri bitirip 3. trimestere başlamış bulunuyorsunuz. Güzel sabrınız için sizleri tebrik ediyoruz! Heyecanla kucağınıza almayı beklediğiniz bebeğiniz için günler sayıyorsunuz. Gitgide büyüyen karnınızın ve miniğinizin gelişimine tanık oluyor, dört gözle öpüp koklamayı bekliyorsunuz. Peki gebeliğin 27. haftası bebeğiniz ve siz ne durumdasınız?
27 Haftada Gebelik
Miniğiniz bir haftada bile ne kadar büyük gelişimler gösteriyor artık biliyorsunuz. Heyecanla gözlemlediğiniz bu gelişim sürecinde, bebeğiniz de bir o kadar aceleci. Miniğinizin; organ, duyu, boy ve kütle değişimlerinin ne durumda olduğunu birlikte inceleyelim.
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz neredeyse bir süs lahanası büyüklüğüne erişti. 2-3 cm uzayan yavrunuz, küçük küçük ama hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyor.
27 haftalık bebek kilosu ve fetal uzunluk ölçüleri yaklaşık aşağıdaki gibidir:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g)</b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
27. Hafta
850-950
28-33
Doktor kontrolünde bebeğinizin bu değerlere sahip olmadığını görebilirsiniz. Bu endişe yaratacak bir durum değildir. Her bebeğin gelişim süreci ve değerleri farklıdır. Ayrıca gelişiminde sizin genlerinizin rol oynadığını unutmayın. Yani sizin geninize bağlı olarak miniğiniz, hızlı boy uzaması ya da yavaş boy uzaması gösterebilir. Bu konuda doktorunuza güvenip, gerekli bilgileri ondan alın.
Bebeğinizin gelişimini tamamlamasına ve dünyaya gelmesine 13 hafta kaldı. Geride bıraktığı haftalarda gelişimini hızla sürdürdü. İçinde bulunduğu haftalar içerisinde, bebeğinizin sistem gelişimi ne düzeyde hep birlikte göz atalım.
27 haftalık bebeğinorgan ve sistem gelişimi yaklaşık olarak aşağıdaki gibidir:
Sinir Sistemi
Omuriliği gelişimini sürdüren miniğin sistem hareketleri gelişmeye devam etmekte. Kendi bedeninin hareketlerini kontrol edebilir seviyeye gelmiştir. İstediğinde tekme ve takla atabilir.
Beyin, gelişim sürecine devam etmektedir. Dışarıdan gelen ışığı az da olsa anlayabilir, gece gündüz kavramına erişebilir. Göz kapakları açılıp kapanan bebekler de tıpkı bizler gibi uyur ve kendine uyku düzeni oluşturu Uyuduğu süre uzun ya da kısa olabilir. Bu nedenle uyuduğu süre zarfında hareketsiz olması normaldir, endişelenmeyin.
Dolaşım Sistemi
Kırmızı kan hücreleri oluşumu kemiklerde devam etmektedir. Dolaşım sistemi büyük hızla çalışan bebeğinizin kalbi, vücudundaki kanı atardamarlardan yardım alarak pompalıyor. Sonrasında toplardamarlar aracılığı ile yeniden kalbin yolunu tutmasını sağlıyor. Miniğiniz geliştikçe artan kan hacmi, damarların belirginleşip genişlemesine yol açıyor.
Sindirim Sistemi
Gelişim gösteren yavrunuzun sindirim sistemi tam olarak gelişmemiş, yavaş yavaş gelişim göstermeye devam etmektedir. Bebeğiniz hayati öneme sahip olan amniyotik sıvısını yutmaya devam eder.
Sıvının içerisinde bulunan proteinler ve yağlar sizin aldığınız besinlere göre artış göstermektedir. Bu haftalarda ne kadar iyi beslenirseniz miniğiniz de o kadar iyi beslenir ve daha sağlıklı büyür.
Solunum Sistemi
Gelişimini en son tamamlayan sistem solunum sistemidir. Gebeliğin 27. haftası itibari ile bebeğiniz hâlâ amniyotik sıvı ile nefes alıp verme pratikleri yapıyor. Tek farkı hava yerine sıvı kullanması.
Destek ve Hareket sistemi
Miniğinizin kütlesi ve boyu arttıkça hareketlerini daha net hissedersiniz. Gelişim gösteren kas sistemi sayesinde şimdilerde daha hareketli olacağı kesin.
Kalsiyum sayesinde kemikleri gelişir ve güçlenir. Bu nedenle bu dönemlerde kalsiyum almanız, sağlıklı beslenmeniz önemlidir.
Yüz kasları gelişmiştir. Ultrasondan bebeğinizi izlerken size güldüğünü ya da kızgın bir ifade görmeniz mümkün.
Boşaltım Sistemi
Böbrek gelişimini henüz tamamlamamış bebeğiniz, amniyotik sıvısını içmeye devam eder. Böbrekler yolu ile süzülen sıvı içilip boşaltılmaya devam eder. Bu sıvıların atılımı, bebeğinizin doğum sonrası yapacağı ilk kaka olan mekonyum ile dışarı çıkması ile gerçekleşir.
Bağışıklık Sistemi
Bebeğinizin bağışıklık sistemi annenin vücudundan geçen antikorlar sayesinde güçlenir. Antikor geçişi arttıkça doğuma kadar bağışıklık sistemi güçlenmeye devam eder.
Üreme Sistemi
Kız ve erkek bebeklerde üreme sistemi organları önceki haftalarda gelişimini yapısal olarak tamamladı. Gebeliğin 27. haftası erkek bebeklerde, testisler şimdiye dek testis torbasına inmediyse bu hafta inebilir.
27 Haftalık Bebek Hareketleri
Kalsiyum aldıkça gelişen kemikleri, günden güne güçlenen kasları sayesinde miniğiniz artık daha hareketli bir sürece girmiş bulunuyor. 27 haftalık bebek hareketleri artık tekmeleriyle, daha sert vuruşları ve ani dönme hareketleri ile daha belirgin hâldedir.
Boyu uzayan kütlesi artan bebeğiniz, içeride yeterli alana sahip olmadığı için hareketlerini daha net hissedeceksiniz. İlk kez anne olacak kişilerde bu hareketler net hissedilmeyebilir. İlerleyen haftalarda daha net hissetmeniz olasıdır.
Bebeğinizin hıçkırdığını hissedebilirsiniz. Özellikle baskın tatlar; acı ve baharatlı besinler tükettiğinizde bebek buna tepki olarak hıçkıracaktır. Bu hıçkırık sayesinde hareketlilik artar.
27 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Organların Gelişim Özellikleri
Bebeğiniz büyüdükçe sinir sistemi ve duyu organları gelişir ve böylece rahim dışında kalan asıl dünyayı anlamaya başlar. 27 haftalık bebeklerde duyu organları ve gelişim özellikleri aşağıdaki gibidir.
Göz ve Görme Duyusu
Görme reseptörleri işlevine hızla devam ediyor. Görme işlemi henüz gerçekleşmemiş olsa da göz açma kapama hareketleri dışarıdaki ışığı algılamaya yeterlidir. Miniğiniz, içerisinde bulunduğu haftalar içerisinde dışarıdan gelen ışığı anlayarak gece ile gündüzü ayırt edebilir.
Kulak ve İşitme Duyusu
Kulak şekli tamamlanan bebeğiniz dışarıdaki sesleri anlayabilir. Dinlediği müzikleri ve sesinizi zihnine kaydeder ve doğumdan sonra dahi tanıyabilir. Bebeğinize bol bol ninni söyleyip o tatlı sesinizle masallar anlatmak aranızdaki bağı güçlendirecektir.
Dil ve Tat Alma Duyusu
Tat alma tomurcukları oldukça gelişmiştir. Bebeğiniz gün içinde içtiğiniz kahvenin tadını bile alabilir. Besinlerin amniyotik sıvıya verdiği tat ile bu işlem gerçekleşir. Bebeğiniz yediğiniz her şeyin tadını ağızdan geçen amniyotik sıvı ile alır.
Burun ve Koklama Duyusu
Tat alma duyusu ne kadar geliştiyse koklama duyusu da paralel olarak gelişim gösterir. Bunun sebebi, iki duyunun da beyinde bulunan duyu merkezlerinin birbirine çok yakın olmasıdır. Bebek, amniyotik sıvıdan nasıl tat alıyor ise sıvı burna girdiğinde de kokusunu aynı şekilde alabilir.
Deri ve Dokunma Duyusu
Bebeğinizin yağ depolaması hızla artış göstermeye devam ediyor. Buruşuk olan derisi yavaş yavaş pürüzsüzleşmeye başlıyor. Yağ miktarı arttıkça bebeğinizin vücudu kürk görevini gören lanugo tüylerine ihtiyaç duymayacak. Bu sebeple ısıyı dengeleyen lanugo tüyleri yavaş yavaş dökülmeye hazırlanıyor.
27 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
40 haftalık hamilelik serüveninin 27. haftasındasınız. Bebeğinizin kaç haftalık olduğunu biliyorsunuz fakat kaç aylık olduğunu hesaplayamıyor olabilirsiniz. Sizleri bilgilendirmek için 27 haftalık bebek kaç aylık olur? sorusunu sizler için cevapladık.
27 hafta=27x7 = 189 günlük
189/30 = 6 ay, 9 gün
Bebeğiniz 6. ayın başlarında.
27 Haftalık Gebelikte Anne
Annelik duygusu büyük bir mutluluk ve heyecan veren kutsal bir duygudur. Miniğinizin gelişimini ve büyüme serüvenindeki gelişimleri büyük bir heyecanla izlersiniz.
Peki, annelerde ne gibi değişimler görülmektedir? 27 haftalıkgebe olan annelerde ne gibi belirtiler gözlemlenir sizler için derledik.
Tansiyon yüksekliği:
Gebelik sürecinde kan damarlarınız genişler. Daha fazla genişlemek isteyen damarlarınız tansiyonunuzda yükselmeler yaşatabilir. Tansiyonunuzda çok sık oynamalar oluyorsa sık sık tansiyon ölçümlerinizi yaptırmalısınız.
Ödem:
Hamilelik dönemi boyunca, anne adaylarının ayaklarında şişlikler oluşabilir. Sadece bacak değil eller ve yüz bölgenizde de ödem çok sık oluşur. Hamileliğin 27. haftası sonrası ödem git gide artış gösterecektir.
Vücudunuzdaki damarlar genişledikçe sıvı artışı olur. Bu artış dokulara kadar ilerler. Böylece vücutta sıvı tutulur ve ödemler oluşur. Fazla hareketsizlik ödemi çoğaltır. Bunu engellemek için, sizi yormayacak egzersizler yapabilir, düşük tempolu yürüyüşlere çıkabilirsiniz.
Kas krampları:
27. haftalık hamilelikte bebeğinizin kütlesinin artması, bulunduğu alana sığamasını zorlaştırır. Ağırlık hissi kan dolaşımında basınç oluşturduğu için kramplar ortaya çıkar. Krampların özellikle geceleri çoğaldığı da bilinen bir gerçektir.
Baş dönmesi ve hâlsizlik:
Kan basıncındaki oynamalar, hızlı gıda emilimi sebebiyle yaşanan kan şekeri değerlerindeki ani değişimler sebebiyle kendinizi eskiye nazaran daha bitkin ve başınız dönerken bulabilirsiniz. Gün içinde gerçekleşebilecek kan şekeri düşüklüğü için ara öğünleri atlamamaya ve sağlıklı atıştırmalıklar tüketmeye dikkat etmelisiniz.
Çatlaklar:
Karnınızda büyüme ve gerilme artış gösterdikçe çatlaklar da artar. İlerleyen haftalarda sadece göbekte değil bel çevresinde ve bacaklarda da çatlak oluşumları görülebilir. Fakat yine de en fazla çatlak karın bölgesinde olacaktır.
Doktorunuzun önerdiği çeşitli vücut yağları ve losyonlardan yardım alarak kuruyan ve gerilen cildinizi yumuşatmalısınız. Hindistan cevizi ve havuç yağı gibi bitkisel yağlardan sizin için uygun tercihler olabilir. Çatlakları önleme etkileri olmasa da rahatlamaya yardımcı olacaklardır.
Mide yanması ve hazımsızlık:
Hareketlerdeki azalmalar nedeni ile mide ve bağırsak hareketliliği de azalır. Bunun üzerine bir de büyüyen rahim mide üzerine baskı yaptıkça midedeki yiyecekler yemek borusuna ya da ağza geri çıkar. Reflü olarak bildiğimiz bu olay mide ekşimesine de sebep olur. Yediğiniz besinleri yağsız ve az salçalı seçmek, lifli yiyecekler tercih etmek sizi rahatlatacaktır.
Burun tıkanıklığı:
Hormonların kan hacmini arttırması sonucu mukoza zarlarında şişme olur. Bunun sonucunda burunda doluluk hissi, nefeste zorlanma gibi semptomlar baş gösterir ve burunda tıkanıklık hissine neden olur.
Bel ağrısı:
Alışılmışın dışında eğilen omurganız ve kilo alan vücudunuzda bel ağrıları ortaya çıkabilir. Bebeğinizin kütlesi arttıkça bu ağrılarda da artma meydana gelecektir.
Göğüslerde büyüme:
Bebeğiniz için kendini hazırlayan vücudunuzda onun en önemli besin kaynağı olan süt üretimi başlayalı çok oldu. Bu sizin hamilelik süreciniz boyunca devam etmektedir. Süt kanallarınız doldukça göğüslerinizde şişlik ve gerilmeler artacaktır.
Sizi Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirmek İçin Tavsiyeler!
Kendinizce alacağınız ama sizi oldukça rahatlatacak önlemler çok önemlidir. Bu konuda sizlere yapmış olduğumuz tavsiyeler aşağıda yer almaktadır.
Bol bol su tüketin. Su hayatın her anında bize fayda sağlayan ihtiyaç sıvımızdır. Çok sık idrara çıkıyor olmanız ya da ödem oluşturduğu için su tüketiminden uzaklaşmanız çok yanlış.
Bebeğim beslensin diyerek almanız gerekenden fazla kilolar almamaya dikkat edin. Sağlıklı, az az ve sık sık yemeye özen gösterin. Bebeğiniz için en uygun besinleri seçin. Böylece kontrollü kilo alabilirsiniz.
Vücudunuzda oluşan çatlakları önlemek için, çatlak kremleri, nemlendirici yağlar ve kremler kullanabilirsiniz.
Kalsiyum bulunan besinler tüketin. Kalsiyum kemiklerinize iyi gelecektir.
Belinizde şiddetlenen ağrınız olduğunda yastıkla belinizi destekleyin. Fazla ayakta kalamamaya özen gösterin.
Düzenli egzersizler ve lifli besinler sayesinde, bağırsak hareketliliği ve mide rahatlığı sağlayın.
Ilık duşlar alabilir, burun tıkanıklığı için yüzünüze buhar banyosu uygulayabilirsiniz.
Kaç Kilo Almalısın?
“27 haftalık gebelikte kaç kilo almalıyım?” diye merak ediyorsanız; bu süre zarfında anne adayının 7,5-9,5 kilo alması beklenir. Siz bu değerler aralığından daha az kilo almış olabilirsiniz. Zorlu hamilelik süreci geçiren anneler için bu gayet doğal. Her bünye aynı değildir. Fazla kilo artışınız var ise doktorunuza başvurabilirsiniz. En iyi ve en doğru bilgileri size doktorunuz sunacaktır.
Beslenme Önerileri
Bebeğiniz için en önemli şey beslenmedir. Siz ne yiyorsanız bebeğinizde onu yiyor. Bunu göz önünde bulundurarak iyi beslenmeniz ve bol bol vitamin almanız şart. Çünkü amniyotik sıvıya geçen yiyecekler, bebeğinizin amniyotik sıvıyı yutması ile birlikte onun besin kaynağı olur.
27 haftalık gebelikte beslenme önerileri şu şekildedir:
Günlük 2,5-3 litre su tüketmeye özen gösterin. Vücut ısısının yükselmesi ile su ihtiyacınız daha da artış göstermektedir. Bol su tüketmeli derken idrar kaçırma sorununa dikkat edin.
Vücudunuzda ödem artışı olduğu için, hareketsiz kalmayın. Ödemden dolayı tuz tüketimini azaltın.
Dengeli ve düzenli beslenmeye özen gösterin. 27. haftaya girdim diyerek gereksiz besin almaktan kaçının.
Hamur işi, fazla yağlı besin ve hazır gıdalardan uzak durun.
Demiriniz azalacağı için, demir içerikli gıdalar tüketin. (Yeşillik, et, baklagiller…)
Lifli gıdalar tüketerek, hazımsızlık sorununa yardımcı olun.
Egzersiz Önerileri
Hareket etmek her zaman önemli bir aktivitedir. Hamilelik sürecinde bu önem daha da artmaktadır. Sağlıklı olmak ve bedeninizi rahatlatmak için egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Egzersiz yapmadan önce seçmiş olduğunuz aktiviteyi doktorunuza danışarak yapın.
27 haftalık hamile egzersizleri:
Hafif tempolu yürüyüşler
Hamile yogaları
Esneme hareketleri
Pilates
Yüzme
27 Haftalık Gebelikte Kontrol Listesi
İsim bulma serüvenini yavaş yavaş bitirmeye başlayın.
Doğum yapacağınız hastaneyi iyi seçin ve araştırın.
Alışveriş eksiklerinizi yavaş yavaş tamamlayın. Ana kucağı ile ilgili eksikleriniz varsa buradan anne tavsiyelerine ulaşabilirsiniz: https://www.bebek.com/en-iyi-10-ana-kucagi/
Psikolojik olarak doğuma hazırlanın.
Kontrollerinizi düzenli olarak yaptırmayı unutmayın.
Gelişmelerin farkında olmak ve bulunduğunuz durum hakkında bilgi sahibi olmak size iyi bir gebelik süreci sunar. Gebeliğin 27. haftası içerisinde ne gibi değişimler ve gelişmeler olduğunu bilmek sizi daima bir adım öteye götürecektir.
B
Bebek.com
Admin
Uzman kadromuzun çalışmalarıyla kısa sürede büyüyen bebek.com; bugün binlerce sayfa bilgi sunan, çocuk sahibi olmayı düşünen veya çocuğu olan bilinçli ailelerin her türlü ihtiyacını karşılayabildikleri, birçok güncel, bilgi ve servis içeren bir portaldır.
Bu rehber, 2026 yılı güncel Montessori yaklaşımı ışığında; çocuğun bağımsızlığını, odaklanma becerisini ve öz disiplinini destekleyen oyuncak seçim kriterlerini özetliyor.
Bu rehber, emzirme dönemindeki annelerin enerji ihtiyacını karşılamayı hedeflerken, anne sütünü destekleyici doğal besin öğelerini içeren pratik atıştırmalık alternatiflerini incelemektedir.
Bu yazı, bebeklerin ilk adımlarını atmaya başladığı heyecan verici süreçte, denge ve koordinasyon becerilerini güvenli bir şekilde geliştiren oyun ve oyuncak seçeneklerini rehber niteliğinde sunmaktadır.
Bebeğinizin boyun ve sırt kaslarını güçlendiren Tummy Time (karın üstü vakit) egzersizlerini eğlenceli hale getirin! Gelişimi destekleyen en iyi oyuncakları ve uzman tavsiyelerini keşfedin.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapınız