8. aya hoş geldiniz! Bebeğiniz hızla büyürken siz de bu özel yolculuğun son düzlüğüne adım adım yaklaşıyorsunuz. Miniğinizin gelişimini ve vücudunuzdaki değişimleri bilmek bu süreci çok daha bilinçli ve keyifli geçirmenizi sağlar. Gelin inceleyelim.
Makale Özeti
32. haftada bebeğiniz hızla büyürken siz de sağlıklı beslenmeyle onu desteklersiniz. Bol su, taze sebze ve proteinle hem enerjiniz artar hem gelişim güçlenir.
1/12
El bebek gül bebek büyüteceğiniz yavrunuzla hamileliğin 32. haftasındasınız. Heyecan gün gittikçe artıyor ve yavrunuzu bir an önce kucağınıza almak istiyorsunuz. Gebeliğin 32. haftası bebeğinizin ne durumda olduğunu, nasıl tepkiler gösterdiğini merak ediyorsunuz. Sadece siz anneler değil sizinle birlikte babalarda bu merak serüvenine katılıyor. Sizlerin bu güzel merakı için, “Hafta nasıl ilerliyor?”, “Bebekte ne gibi değişiklikler meydana geliyor?” gibi sorulara hep birlikte göz atalım.
32 Haftada Bebek
Miniğiniz artık tam bir bebek gibi davranıp, günlük rutinlerini gerçekleştiren bir seviyeye erişmiştir. 32 haftalık bebek, uyuyor, uyanıyor, hareket ediyor, yerinde duramıyor, hatta vücudunun farklı bölgelerini hissediyor… Daha birçok konuda gelişim gösteren bebeğinizin ne kadar geliştiğine hep birlikte bakalım.
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Tam bir bebek gibi davranmaya başlayan miniğiniz, gebeliğin 32. haftası itibari ile su kabağı büyüklüğüne erişmiştir. 32 haftalık bebeğin kilosu ve fetal uzunluk ölçüleri yaklaşık olarak aşağıdaki gibidir.
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g)</b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
32.Hafta
1600-1800
41-43
Tabloda bulunan değerlerde değişiklikler olabilir. Doktordan çıktıktan sonra, miniğinizin boy ve kütle değerlerini bu tablo ile karşılaştırabilirsiniz. Kütlesi ve boyu daha az ya da daha çok olabilir. Bu tarz değişiklikler endişe edilecek değişiklikler değildir. Bildiğiniz gibi minikler sizlerin genlerinizi alarak gelişimlerini tamamlar. Bu tarz değişikliklerde genetik aktarımı göz önünde bulundurmak ve gelişimde daima bireysel farklılıklar olduğunu unutmamak gerekir.
Sistemlerin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Organların gelişimi bir bebek için en önemli şeydir. 32 haftalık olan bebeklerde solunum ve sindirim sistemi hariç tüm sistemleri gelişmiştir. Bu haftalar içerisinde doğumu gerçekleşen bebekler prematüre olarak adlandırılan erken doğum bebekleridir. Tıbbi önlemler çerçevesinde hayatta kalabilir ve geri kalan gelişimlerini tamamlayabilirler. 32 haftalık bebeklerde organ ve sistem gelişimleri aşağıdaki gibidir.
Sinir Sistemi
Uzun süredir parmak emme refleksini ilerleten bebeğiniz artık bu hafta içerisinde sürekli olarak emme refleksine sahiptir. Beyninin ve kafatasının tamamen gelişmeye yakın olması, sinir uçlarının duyarlılığını arttırır.
Dokunma, baskı, sıcaklık ve soğukluk gibi dokunma tepkilerini vücudunda hissedebilir.
Yüz ifadeleri ile size duygularını anlatabilir. Mutlu, üzgün ve kızgın olup bunu mimikleri ile aktarabil
Beyin gelişimi ile birlikte uyku düzenini sağlamış, istediği zaman uyuyup uyanan, hareketlerini kontrol eden bir bebeğe dönüşmüştür.
Dolaşım Sistemi
Kalp atışları ortalama dakikada 140-150 civarında olan bebeğinizin 32. hafta itibari ile kalp ritminde azalmalar görülür. Sizin kalp ritminizden etkilenmeye başlayan yavrunuz, sizin duygu durumlarınıza göre kalp ritminde değişiklikler yaşayabilir. Bu nedenle içinde bulunduğunuz haftalar içerisinde, sakin olmaya özen gösterin.
Sindirim Sistemi
Amniyotik sıvısını yutmaya devam eden yavrunuz, sıvıda bulunan asitleri, proteinleri ve yağları yutma refleksi ile midesine gönderir. Mideden bağırsağa inen amniyotik sıvısı, midede sindirim hareketliliğine uğrar. Bu hareketlilik, bebeğinizin ilk sindirim hareketliliğidir. Kalın bağırsakta biriken sindirim atıkları, bebeğinizin doğumdan sonraki ilk kakası olan mekonyum şeklinde dışarıya atılacaktır.
Solunum Sistemi
32. haftalık gebelik ve sonrasında tüm bebekler hayatta kalabilir. Ancak bu haftalarda solunum sistemleri tamamlanmadığı için desteğe ihtiyaç duyarlar.
Alveoller ile kılcal damarlar arasındaki bariyer oksijen ve karbondioksit alışverişi yapabilecek kadar incelmediği için solunum sistemi hava ile çalışır durumda değil.
Destek ve Hareket Sistemi
Destek ve hareket sistemini oluşturan yapılar kemik, eklem ve kas sistemidir. Bebeğin anneden aldığı kalsiyum ve magnezyum gibi besinler, kıkırdak yapılı kemikleri güçlendirmeye ve sertleştirmeye başlar. Kemiklerin bu şekilde gelişimi doğum anına kadar devam eder.
Sinir uçları gelişimi ile mimik hareketliliği artan miniğiniz yüz kasları sayesinde çeşitli yüz ifadeleri yapabilir. Eklemlerini rahat hareket ettirip, vücudunu keyfine göre döndürebilir. Destek ve hareket sisteminin güçlendiği bu dönemde tekmeleme hareketlerini oldukça şiddetli hissetmek mümkün.
Boşaltım Sistemi
Böbrek gelişimini yavaş yavaş tamamlamaya yaklaşan bebeğiniz amniyotik sıvısını içmeye devam eder. Böbreklerde süzülen sıvı doğum anına dek bebeğiniz tarafından içilip boşaltmaya devam eder.
Üreme Sistemi
Bebeğinizin cinsiyetinin belli olduğu bu dönemde erkek be kız bebeklerde üreme organları gelişimlerini tamamlamıştır.
Bağışıklık Sistemi
Sizin vücudunuzdan yavrunuza geçen antikorlar, onun bağışıklık sistemini güçlendirmeye devam ediyor.
32 Haftalık Bebek Hareketleri
Bebeğiniz kemik ve kas sistemini tamamlamaya yakın bir süreçte olduğu için hareketleri şiddetlenmiştir. Dönmesi, tekme atması size çok şiddetli gelebilir.
Şiddet artmış olsa da 32 haftalık bebek hareketleri miktar ve sayı olarak azalmıştır. Bu azalmalar yavrunuzun gelişim süresince rahmin alanına sıkışacak kadar büyüdüğünün göstergesidir. Endişelenecek bir durum yoktur. Ancak gün içerisinde uzun süre hareket hissetmediyseniz rahat bir yere uzanıp 2 saat içerisinde en az 10 defa hareket ettiğine emin olmalısınız. Aksi takdirde doktorunuza başvurmanız gerekir.
32 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Artık bebeğinizin sizi çok iyi duyduğunu, hatta eşinizin ve sizin sesinizi rahatlıkla ayırt ettiğini biliyor muydunuz? 32 haftalık bebeklerde duyu organları ne düzeyde ve bebeğiniz daha neler yapabiliyor?
Göz ve Görme Duyusu
32 haftalık bebek gözlerini rahatça açıp kapatabiliyor. Görme reseptörleri hızla duyarlılığını arttırsa da bebeğiniz odaklanma ve görme işlemlerini henüz gerçekleştiremez.
Kulak ve İşitme Duyusu
Duyma yetisini iyi düzeyde geliştiren bebeğiniz, bu süreçte anne ve babanın sesini net bir şekilde ayırt edilebilir. Yavrularınızla sesli iletişim kurmak aranızdaki bağı kuvvetlendirecektir.
Dil ve Tatma Duyusu
Emme refleksi gelişen miniğiniz, aldığınız besinlerdeki keskin tatları amniyotik sıvısı sayesinde alabilir. Bu sayede besinleri ayırt edebilir, hatta doğumdan sonra da alınan bazı besinleri tanıyabilir.
Burun ve Koklama Duyusu
Bebeklerde tat alma duyusu ne kadar geliştiyse koklama duyusu da aynı şekilde gelişmiştir. İki duyunun da aynı zamanda gelişmesi, alınan tat ile birlikte besinlerin kokusunu da alabilmek demektir. Bebeğiniz amniyotik sıvısının burundan girmesi ile birlikte besinlerin kokusunu alabilmektedir.
Deri ve Dokunma Duyusu
Bebeğiniz vücuda yağ alımı ile birlikte, cildindeki verniks tabakası azalmış, deri tabakası sağlamlaşmıştır. Bu sayede lanugo tüyleri dökülmüştür. Artık tamamen acı, sıcaklık ve dokunma gibi tepkileri hissedebilir.
32 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Sürpriz bir doğum ile karşılaşabileceğiniz haftalara girmiş bulunmaktasınız. 40 haftaya denk gelen hamilelik sürecinin kaçıncı ayında olduğunu merak ettiğinizi duyar gibiyiz. “32 hafta kaç aydır?” Sorunuzu birlikte yanıtlayalım.
32 hafta= 32x7 = 224 günlük
224/30 = 7 ay 14 gün
Bu hesaba göre 32 haftalık bebeğiniz 7,5 aylık demektir.
32 Haftalık Gebelikte Anne
Hamilelik ve kattığı annelik duygusu tartışmasız en kutsal duygulardan birisidir. Hamilelik döneminde duygularla birlikte organlarda da değişim görülmektedir. Bebeğiniz büyüdükçe daha da çeşitlenen değişimler, 32 haftalık gebe olan annelerde nasıldır? Hep birlikte inceleyelim.
Rahimde baskı:
Miniğiniz büyüdükçe rahimdeki baskı daha çok artar. Rahminiz baskı yaptıkça nefes alıp vermekte zorlanarak nefes darlığı hissedebilirsiniz.
Kolostrum sızıntısı ve büyüyen göğüsler:
Vücutta şişme, ödem ve süt üretimi devam ettikçe göğüslerde şişlik ve gerginlik meydana gelir.
Süt kanallarının doğum sonrasında bebeğinizi beslemek için çalışmaya başlaması ile birlikte meme ucunda kolostrum akıntısı görülebilir. Proteinle dolu olan bu sıvı sizin bebeğinize vereceğiniz en faydalı besin olacaktır. Çok fazla sızıntı görülüyorsa göğüs pedlerinden yardım alabilirsiniz.
Karında kaşıntı:
Büyüyen miniğinizle birlikte karnınız da 32. hafta itibari ile oldukça büyük bir görünüm kazanmış ve gerilmiştir. Bu gerilmeler kaşıntıya sebep olabilir. Hindistan cevizi ve havuç yağı gibi çeşitli bitkisel yağlar ve losyonlardan yardım alarak kuruyan ve gerilen karnınızı yumuşatabilirsiniz. Çatlakları önleme etkileri olmasa da kaşıntıyı rahatlatmaya yardımcı olurlar.
Mide yanmaları:
Miniğiniz rahme baskı yaptıkça mide yanmalarına sebep olabilir. Reflü sorunu olarak karşınıza çıkacak bu yanmalar, mideye yapılan baskı sonucu mideden yemek borusuna geri dönen besinlerden kaynaklanır. Besinleri azar azar ama çok öğün olacak şekilde tüketmeye özen gösterin. Yemeğinizi küçük lokmalar hâlinde yiyin.
Baş dönmesi ve hâlsizlik:
Girmiş olduğunuz hafta itibari ile kendinizi eskiye nazaran daha bitkin ve başınız dönerken bulabilirsiniz. Gün içinde gerçekleşebilecek kan şekeri düşüklüğü için meyvelerden ve kuruyemişlerden yardım alabilirsiniz.
Bel ağrıları ve varisler:
Bebeğinizin doğum kanalına doğru ilerlemesi ve kilosunun artışı nedeni ile çeşitli vücut ağrıları ile karşılaşabilirsiniz. Özellikle bebek ağırlaştıkça bel ağrılarında artış görülmesi normaldir. Bel ağrılarınız çok şiddetli ise doktorunuza görünebilirsiniz. Ağrıların yanı sıra kan pompalanmasının hızlanması nedeni ile damarlarda genişleme devam eder. Bu genişleme bacaklarda varis oluşumuna sebep olur. Varis oluşumunun önüne geçmek için ayakta çok durmamaya ve bacaklarınızı yer çekiminin tersine uzatarak dinlenmeye özen gösterin.
Ödem:
Hamilelik boyunca görülen en belirgin semptomlardan birisi ödemdir. Vücudunuzdaki damarların genişlemesi ile sıvı artışı olur. Artan sıvılar dokulara kadar ulaşır. Bunun sonucunda vücutta şişlikler ve gerginlik hissi görülür. Yüzünüzde, bacaklarınızda ve ellerinizde ödem oluşumu doğuma kadar artmaya devam edecektir. Çok sık hareketsiz kalmak ödem oluşumunu tetikler. Bu nedenle sizi yormayacak şekilde ufak yürüyüşler yapmanızda fayda var. Hamilelikte ödem ile ilgili daha detaylı bilgiye makalemizden ulaşabilirsiniz: https://www.bebek.com/hamilelik-doneminde-odem-azaltma-egzersizleri/
İdrar kaçırma:
Beslenen bebeğinizin kilo artışı ile birlikte doğum pozisyonunu alması idrar torbasında baskıyı arttırır. Bu baskı sık sık idrara çıkma ve idrar kaçırma gibi sorunlar yaşamanıza neden olabilir. En ufak bir gülmede ya da öksürmede idrar kaçırmaları yaşayabilirsiniz. Haftalar ilerledikçe idrar kaçırma olasılığınız yükselir. Bu tarz durumlara hazırlıklı olmanızda fayda var.
Yalancı doğum sancılar:
Henüz doğurmuyorsunuz endişeye kapılmayın. Braxton hicks sancıları olarak da bilinen yalancı doğum sancıları doğuma doğru artış gösterir. Doğuma hazırlanan vücudunuz ara sıra rahimden başlayarak yayılan bir sancı denemesi yapabilir. Bu sancının gerçek doğum sancısı olup olmadığını anlamak için bulunduğunuz pozisyonda değişiklikler yapın. Değişiklik yapıldığı takdirde sancıda azalma oluyorsa braxton hicks denilen hazırlık sancısı olduğunu ve endişeye kapılmamanız gerektiğini anlamalısınız.
Kaburgalarda baskı:
Bebeğiniz hareket ettikçe sizler bunu şiddetle hissedebilirsiniz. Bulunduğunuz haftalar içerisinde bebek ayaklarını kaburganızı itecek şekilde, kaburga bölgenize yerleştirebilir. Bulunduğunuz pozisyonu değiştirerek bebeğinizin de hareket etmesini sağlayın. Böylece kaburga baskınız dinecek, bebeğiniz farklı bir pozisyonda kalacaktır.
Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirmen İçin Tavsiyeler!
Bu yazıyı okuyorsanız hamileliğin 32. haftası içerisindesiniz demektir. Buraya kadar iyi yol aldınız ve çeşitli değişimler yaşadınız. 32 haftalık hamilelikte yaşanan semptomları daha kolay atlatılır hâle getirmek için aşağıdaki hususlarda dikkatli olmak gerekir.
Vücudunuzda artan bel ağrıları ve ödemlere karşı yürüyüş yapın. Kendinizi zorlamayacak derecede ufak yürüyüşlere çıkın. Bu yürüyüşleri düzenli olarak her gün gerçekleştirin. Vücudunuzdaki bel ağrıları ve ödemlere iyi gelecektir.
Vücudunuzda oluşacak su ihtiyacı için bol bol su tüketin. Su tüketirken idrar kaçırma probleminizi göz önünde bulundurun.
Gerilen vücudunuz ve karnınızda artan kaşıntılar için zararsız losyonlar ve Hindistan cevizi yağı gibi zararsız yağlar ile vücudunuzu nemlendirin.
Bebeğiniz doğum pozisyonuna girdiği bu haftalarda ayakta fazla durmamaya özen gösterin. Vücutta baskılanmalar nedeni ile hemoroit ve varis sorunları için ılık duşlar alın ve bol bol dinlenin.
Göğüste oluşan sıvı akıntıları için göğüs pedleri edinin.
Bebeğinizi iyi besleyeyim derken gereksiz kilolar almayın. Beslenme düzeninize dikkat edip doğal besinlerden yararlanın.
Uykuya dalmak için yastıklardan destek alın ve uygun bir pozisyon bulun.
Kaç Kilo Almalıyım?
Alınan kilolardan şikâyetçi oluyorsanız, olmayın! 32. hafta ve sonrasında alınan kilolarda bebeğinizin katkısı büyük. Gelişen ve kilo artışı görülen bebeğiniz sizin kilonuzu etkilemektedir. Peki, 32 hafta gebelikte kaç kilo alınır? Normal şartlarda 32 haftalık hamilelikte 10-12 kilo alınması beklenir. Beslenme kişiden kişiye değişim göstermektedir. Bu nedenle çok kilo alabilir ya da almayabilirsiniz. Değerlere takılı kalmamak gerekir.
Sağlıklı ve düzenli beslenerek normal şartlarda alınması gereken kadar kilo alabilirsiniz. Fakat mide bulantısı, hâlsizlik vb. semptomları şiddetli yaşayan anne adayları kilo almak yerine kilo verebilir. Doktorunuza başvurup endişeye kapılmamalısınız.
Beslenme Önerileri
Haftalar ilerledikçe beslenme ihtiyacı büyük oranda artar. Gebeliğin 32. haftası içerisinde, bebeğiniz gelişim gösterdikçe besin ihtiyacı arttığı için beslenme oldukça önemlidir.
Sizler için 32 haftalık gebelikte beslenme öneriler hazırladık:
Kilo aldım düşüncesine kapılıp yemek yememezlik yapmayın ama iki canlıyım diye iki kişilik de yemeyin.
Dengeli ve düzenli beslenmeye dikkat edin.
Hemoroit sorununuz oluştuysa ve kabızlık çekiyorsanız lifli gıdalar tüketin.
Ödem yapan vücudunuza çok fazla tuz almayın.
Bol bol sıvı tüketmeye özen gösterin.
Demir depolarınızda azalma oluşacaktır. Bu nedenle demir içerikli gıdalar tüketin. (Yeşillik, et, baklagiller…)
Midenizi rahatsız edecek ve yüklü şeker miktarı bulunan gıdalar tüketmeyin. (Hamur işi, tatlılar, hazır gıdalar…)
Egzersiz Önerileri
Hayatımızın her alanında olduğu gibi hamilelik sürecinde de egzersiz hareketleri oldukça önemlidir. Sağlık ve bedeninizi rahatlatmak adına egzersizler yapmalısınız.
32 haftalık hamile egzersizleri:
Düşük tempolu yürüyüş
Nefes egzersizleri
Hamile yogaları
Hafif esneme hareketleri
Hafif şekilde yüzmek
32 Haftalık Gebelik Kontrol Listesi
İki haftada bir olacak şekilde doktor kontrollerinize gidin.
Doğum için seçtiğiniz hastaneyi iyi araştırın.
Bir doğum çantanız yoksa doğum çantası hazırlayın.
Bebek odasını düzenleyin.
Cinsiyetini öğrendiğiniz bebeğiniz için kıyafet seçimleri yapın.
Tansiyon ölçümlerinizi düzenli şekilde yapın.
Kendinizi psikolojik olarak yavaştan doğuma hazırlayın.
Anne sütünün içeriğini merak ediyorsanız, bu makalemizi mutlaka okumalısınız: https://www.bebek.com/anne-sutunun-icerigini-merak-ediyor-musunuz/Gebeliğin 32. haftası doğum serüveninin yaklaşmış olması demektir. Büyüyüp gelişen bebeğinizi yavaş yavaş kucağınıza alma provalarını ve hamileliğinizin son haftalarını dolu dolu yaşamayı ihmal etmeyin.
33. HAFTADA HAMİLELİK
Bir hafta daha geride kaldı ve o mucizevi kavuşma anına bir adım daha yaklaştınız. Siz hazırlıklarınızı tamamlamaya son sürat devam ederken miniğiniz de karnınızda hızla büyümeye devam ediyor. Bu durum yavaş yavaş sizi zorlamaya başlamış olabilir. Gebeliğin 33. haftası anne adaylarında ne gibi değişimler yaratıyor, bebeğiniz bu hafta ne durumda? Beslenmeden egzersizlere hamilelik semptomlarından kontrol listesine kadar aklınıza takılan her şeyi sizler için derledik.
33. Haftada Bebek
33. haftaya geldiğinizde bebeğinizin gelişiminin hangi aşamada olduğunu merak edebilirsiniz. İşte kilosu, boyu, sistemlerinin ve duyularının gelişimi, hangi becerileri kazandığı gibi tüm sorularınızın cevapları…
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz bu hafta bir kereviz boyutuna ulaştı.
Hamileliğinizin son haftaları yaklaşırken bebeğinizin her geçen gün büyük bir hızla büyüdüğünü fark edeceksiniz. Bir önceki haftaya kıyasla karnınızın biraz daha genişlediğini görebilirsiniz. Bundan sonra her geçen hafta bu genişleme daha et ayırt edilebilecek. 33 haftalık bebeğin kilosu ve boyu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
33. hafta
1900-2000
43-44
Bu değerler, 33. haftasında olan bir bebeğin ortalama değerleridir. Sizin miniğiniz doktor kontrollerinde daha kilolu veya zayıf, daha kısa veya uzun çıkmış olabilir. Bunun ana nedeni, herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığı müddetçe döllenme zamanı ile ilgilidir. Bu gibi durumlarda endişeye kapılmamak ve her bebeğin fiziksel gelişiminde bu tür farklılıklar olmasının normal olduğunu bilmek gerekir.
Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Her ne kadar tüm organları oluşmuş ve belli bir olgunluğa erişmiş olsa da 3. trimester döneminin bu ilk haftalarında fetüsün vücut sistemleri ve organları gelişimlerini sürdürmeye devam eder. O hâlde 33 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi hangi aşamada, inceleyelim.
Sinir Sistemi
Bu dönemde yavrunuzun sinir sistemi tüm hızıyla gelişmeye devam eder. Bebeğiniz bu günlerde baş aşağı pozisyona geçmiş olabilir. Bu sayede beyin hücrelerine daha fazla kan akışı sağlanacak ve beyin hücreleri gelişmeyi sürdürecektir. Birkaç hafta önce hipofiz bezi tarafından üretilmeye başlanan büyüme hormonu da bu sürece destek olmaktadır.
Dolaşım Sistemi
Dolaşım sisteminin ana kaynağı olan kan, omurilikte üretilmeye devam eder. Kalp atım hızı dakikada 140-160 atış arasındadır.
Sindirim Sistemi
Sindirim sistemi bebeği dış dünyaya hazırlamaya devam eder. 33 haftalık bebek bağırsakları, besinleri sindirebilecek kadar gelişmiş hâldedir. Ayrıca parçalanan besinlerin bağırsaklardan emilimini de gerçekleştirebilecek düzeye erişmiştir.
Solunum Sistemi
Akciğerlerin olgunlaşması büyük ölçüde ilerleme kaydetmiştir, fakat henüz tamamlanmamıştır. Bu sebeple bebeğiniz ihtiyaç duyduğu oksijeni plasenta aracılığı ile almayı sürdürür. Ancak erken doğum durumunda solunum desteği alarak da olsa solunum yapabilir, kısacası tehlikeli zamanlar artık geride kaldı.
Destek ve Hareket Sistemi
Destek ve hareket sisteminin iki temel yapısı olan kaslar ve kemikler, geçen haftaya kıyasla oldukça değişmiştir. Yavrunuzun kasları güçlenmeyi sürdürürken kemik yapısı da her geçen gün biraz daha sertleşir. Sadece kafatasında yer alan kemiklerin sertleşmesi en son tamamlanır. 33. haftanızda baş bölgesindeki kemikler birbiri üzerine kayan plakalar hâlindedir. Kafatası kemiklerinin bu durumu, bebeğin doğum kanalından geçerken zorlanmadan hareket edebilmesine imkân tanır.
Üreme Sistemi
Bu hafta erkek bebeklerin testisleri testis torbasına iner.
Bağışıklık Sistemi
Bebeğiniz bu hafta kendi immün sistemini oluşturmaktadır. Annedeki antikorlar hızla bebeğin vücuduna geçerek kendi bağışıklık sistemini oluşturmasına yardımcı olur. Böylelikle yavrunuz doğduğunda birçok mikroba karşı hazırlıklı durumda olacaktır. Ancak henüz yeni yeni savunma mekanizması gelişmeye başladığı için bağışıklık hâlâ yeterli korumayı sağlayabilecek düzeyde değildir. Bu da miniğinizin şu anda dünyaya gelmesi durumunda özel bir bakıma gereksinim duyacağı anlamına gelir.
33 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Birçok anne adayı, bebeği dünyaya gelene kadar duyu organlarının aktif olabileceğini düşünmez, ancak durum hiç de öyle değil!
Anne karnındaki ufaklıkların da görme, tat alma, duyma, hissetme ve koklama yetenekleri vardır. Bu duyulardan birçoğu doğumdan çok önce gelişim göstermeye başlar. Kısacası bebeğiniz rahminizdeyken de görüp duyabilir, tat alabilir.
33 haftalık bebeğin gelişimi duyu organları söz konusu olduğunda hangi aşamadadır, işte adım adım küçüğünüzün bu hafta öğrendikleri…
Göz ve Görme Duyusu
33. haftaya geldiğinde bebeğiniz bulanık olarak görmeye başlar. Gözlerinin ışığa karşı olan duyarlılığı artmıştır. Rahim duvarının giderek incelmesi nedeniyle karnınıza ışık geldiğinde göz bebekleri küçülür, karanlık ortamlarda ise büyür. Ayrıca uyurken gözlerini kapatıp uyanıkken açmayı da öğrenmiştir. Kısacası aynı yetişkinler gibi davranabilir.
Kulak ve İşitme Duyusu
Kulakları artık sizin kalp atışlarınızı duyabilecek kadar keskinleşti. Yüksek sesle kahkaha attığınızda bunu duyarak tepki verebilir.
Dil ve Tatma Duyusu
Amniyon sıvısı, miniklerin yutma ve emme reflekslerini geliştirmede en büyük yardımcıdır. Bu hafta bebeğiniz hem yutma hem de emme konusunda kendini geliştirmeye devam ederken dil üzerindeki reseptörlerin çalışması sayesinde amniyotik sıvının tadını algılama yeteneği de kazanır. Siz tatlı bir yiyecek tükettiğinizde o da bu tadı fark edebilir.
Burun ve Koklama Duyusu
33. hafta koklama duyusunun aktifleştiği dönemdir. Her ne kadar rahim içerisinde bunu çok fazla seçenekle deneyimleme fırsatı olmasa da miniğiniz koku alabilir.
Deri ve Dokunma Duyusu
Vücudunu kaplayan ve bebeğin vücut ısısını dengede tutmaya yardımcı olan kremsi verniks tabakası giderek kalınlaşır. Bu sayede cildi amniyon sıvısının etkilerinden korunmaya devam eder. Ayrıca bu hafta itibari ile buruşuk cilt yapısı ortadan kalkarak sertleşmeye başlar. Pembe görüntüsü yavaş yavaş normal rengine döner.
33 Haftalık Bebek Hareketleri
Bu hafta bebek hareketleri, bir önceki haftalarla hemen hemen benzerlik gösterir. Miniğiniz hem gün içerisinde hem de geceleri hâlâ hareketlidir. Fakat uyuduğu ve uyanık kaldığı sürelerin daha düzenli bir hâle gelmesi, hareketli olduğu zamanları daha kolay ayırt etmenizi sağlar. Kilosu gün geçtikçe arttığı için rahim içerisindeki alanı her geçen gün daralır. Hem rahim içi alanın daralması hem de kemiklerinin sertleşmeye başlaması nedeniyle tekmeleri, vuruşları, dönme hareketleri çok daha belirgin şekilde hissedilir. Bu nedenle 33 haftalık bebek hareketleri, bazı anne adaylarına daha acılı ve keskin gelebilir.
Hamilelik süreci hafta hafta takip edilir. Fakat çevrenizden sıklıkla “Kaç aylık?” sorusunu duyarsınız. Bu durumda gebeliğinizde “33 hafta kaç aydır?” diye merak edebilirsiniz.
hafta, hamilelikte 8. ayın içerisinde olduğunuzu gösterir. Dilerseniz basit bir hesaplama ile kaç aylık olduğunuzu kendiniz hesaplayabilirsiniz.
33 hafta= 33x7 gün = 231 günlük
231/30= 7 ay 21 gün
33 Haftalık Gebelikte Anne
Başlarda size çok uzunmuş gibi gelen, belki de ilk aylarında mide bulantısı, kusma, uyku hâli, şişkinlik gibi birçok semptom ile boğuşmaktan nasıl geçtiğini anlamadığınız hamilelik serüveniniz artık son dönemine yani 3. trimestere geldi. 33 haftalık gebe iseniz bu hafta sizi neler bekliyor, nelere hazırlıklı olmalısınız, merak ettiklerinizi birlikte inceleyelim.
Braxton Hicks kasılmaları:
Yalancı doğum sancıları olarak da bilinen Braxton Hicks kasılmaları, 33. haftadan itibaren hamileleri zorlayabilir. Daha erken haftalarda da görülebilen bu kasılmalar, rahimde ortaya çıkan ve doğuma hazırlık niteliği taşıyan düzensiz sancılar olarak bilinir. Doğum sancılarından farklı olarak Braxton Hicks düzensiz, ağrısız ve kısa sürelidir. Pozisyonunuzu değiştirdiğinizde veya dinlenme hâlinde genellikle ortadan kalkar. Ancak bazı zamanlarda anne adaylarında şikâyete ve endişeye sebep olabilir. Kasılmaların arası düzensiz, kısa süreli veya dinlenmeyle geçen kasılmalar ise endişe etmeye gerek yoktur.
Uykusuzluk problemi:
Anne adaylarını son trimester döneminde en çok zorlayan durumlardan biri uykusuzluktur. Büyüyen rahim ve ağırlaşan bebek, hareket kabiliyetinizi azaltarak yatakta dönmenizi zorlaştırır. Ayrıca doğumun yaklaşıyor olmasının getirdiği kaygı ve stres ile mide ve ciğerlere artan baskı nedeniyle nefes alıp verme güçleşerek uykuya dalmayı ve kaliteli bir uyku çekmeyi imkânsız kılabilir.
Mide yanması ve ekşimesi:
Yavrunuzun gün geçtikçe kilo alması, midenizin sıkışmasına ve küçülmesine yol açabilir. Bu durum gebeliğin son dönemlerinde anne adayında mide yanması ve ekşimesi sorununu ortaya çıkarır. Sanılanın aksine bebeğin saçları çıkıyor diye mide yanması yaşanmaz. Bebeklerde saçların çıkması ile gebenin yaşadığı mide problemlerinin bilimsel olarak en ufak bir bağlantısı dâhi yoktur.Hamilelikte mide yanmasına ne iyi gelir? İşte tüm detayları makalemizde: https://www.bebek.com/gebelikte-mide-yanmasina-ne-iyi-gelir/
Karpal tünel sendromu:
33 hafta anne adayında Karpal Tünel Sendromu adı verilen sorunun ortaya çıkmasına neden olabilir. El, bilek ve parmaklarda ortaya çıkan sinir sıkışmasına bağlı ağrı olarak bilinir. Gebeliğin bu haftalarında bileklerde meydana gelen şişlikler ve ödem el bileğindeki Karpal Tüneline baskı uygulayarak sinir sıkışmasına yol açar. Bunun sonucunda hamileler ellerde ve parmaklarda uyuşukluk, ağrı gibi sıkıntılar yaşayabilir.
Unutkanlık:
Doğum zamanı yaklaşırken annelerde gebelik unutkanlığı olarak bilinen durum ortaya çıkabilir. Bu durumun pek çok sebebi olabilir. Doğumun yaklaşması ile birlikte östrojen ve progesteron hormon seviyelerinin artması, beyinde dalgalanmalara yol açarak unutkanlık yaratabilir. Yetersiz beslenme, doğumla ilgili endişeler ve stres de anne adayında odaklanma sorunu ve dalgınlık meydana getirebilir. Gebeliğin son bulması ile bu şikâyetler de ortadan kalkacaktır.
Nefes darlığı:
Hamileliğin bu haftalarında rahim en tepe noktasına ulaşır ve akciğerlere yaklaşır. Bu da ciğerlerin sıkışmasına yol açar. Ciğerlerin bulunduğu alanın daralması sonucu bu haftalarda sık sık nefes almada güçlük yaşanabilir.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları
Vücudunuzun tüm bu değişimlere ayak uydurmaya çalışması sizi zaman zaman zorlayabilir. Özellikle hamileliğin 8. ayına gelirken şikâyetlerinizi hafifletilecek çözüm yolları arayışı içerisine girebilirsiniz. Her ne kadar çevrenizden “Dayan, az kaldı!” gibi cümleleri sık sık duysanız da bazı küçük püf noktalar bu sıkıntılı günlerinizde daha huzurlu ve keyifli hissetmenizi sağlayacaktır.
33 haftalık hamilelikte anne için pratik tavsiyeler şunlardır;
Ara ara Braxton Hicks yaşıyorsanız bol bol dinlenin ve sıvı tüketimine dikkat edin. Yorulduğunuzda veya vücudunuz susuz kaldığında sancılarınız artabilir. Oturarak ve ayaklarınızı uzatarak dinlenmek kasılmaları geçirecektir. Braxton Hicks ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz: https://www.bebek.com/yalanci-dogum-belirtileri-nelerdir/
Geceleri yatmadan en az 2 saat önce herhangi bir şey yiyip içmemeye özen gösterin. Gece atıştırmaları yapıp yattığınızda reflü tetiklenebilir ve mide yanması şikâyetleri artabilir.
Bu haftalarda midenizde yanma ve ekşime benzeri sıkıntılar yaşıyorsanız aşırı baharatlı ve yağlı yiyecekleri, asitli ve kafeinli içecekleri tüketmemeye özen gösterin.
Nefes darlığı şikâyetlerini azaltmak için bol bol nefes egzersizleri uygulayın. Derin ve kontrollü nefes alıp verme hareketleri hem sizi sakinleştirerek rahatlatacak hem de doğuma hazırlayarak sancılarla mücadele etmenizi kolaylaştıracaktır.
Geceleri yaşadığınız uykusuzluğa çözüm olarak ılık bir banyo yapıp gevşemeyi deneyin. Biraz kitap okumak veya ufak bir masaj uygulaması da faydalı olacaktır.
Kendinizi aşırı yormaktan kaçının. Fırsat bulduğunuz her anı dinlenerek geçirmeye çalışın.
Karpal Tünel Sendromu’na karşı basit önlemler alın. Ellerinizi uzun süre dinlenmeden kullanmamaya çalışın veya imkânınız varsa ellerinizi kullandığınız işlere ara verin.
Kaç Kilo Almalısın?
Hamilelik döneminde kilo alımı, anne adayları için en önemli konuların başında gelir. Bazı kadınlar iştahın açılması ile hızla kilo alırken bazıları da “Az mı kilo aldım? Yetersiz mi besleniyorum?” şeklinde endişeler yaşayabilir.
33 haftalık gebelik süresince anne adayının 10,5-12,5 kilo alması beklenir. Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenerek gebeliğiniz süresince besin değeri yüksek içerikli bir beslenme şekli uygulamanız, gereksiz kilo almayı önleyecektir.
Beslenme Önerileri
Hamileliğin diğer haftalarında olduğu kadar 33 haftalık gebelikte beslenme konusu da oldukça önemlidir. Bu haftalardan itibaren bebeğinizin vücudu yağlanmaya başlar, hızla kilo almayı sürdürür ve daha fazla yağ, protein ve karbonhidrata ihtiyaç duyar. Bebeğin tüm bu gereksinimlerini karşılayabilmek için besin değeri yüksek bir diyet programı uygulanmalıdır.
Bu haftalarda ortaya çıkan mide yanmalarını önlemek adına beslenme düzeninde ufak değişiklikler yapabilirsiniz. Mümkün oldukça az az ve sık aralıklarla beslenmeye gayret edin.
Bebeğiniz bu aşamadan sonra haftada yaklaşık 200-250 gram alacak. Bu nedenle beslenmenizde, kaslarının güçlenmesi için protein, enerji sağlaması için karbonhidrat ve deri altı yağ dokusunun gelişmesi için yağ içeriğinden yeteri kadar aldığınıza emin olun.
Paketli, işlenmiş, aşırı yağlı ve şekerli ürünleri tüketmemeye özen gösterin. Beslenme rutininizde et ve süt ürünleri, taze meyve ve sebze bulundurun.
Günde ortalama 2,5- 3 litre su tüketmeyi unutmayın.
Omega-3’ün temel yapı taşlarından olan DHA bileşeni, beyin ve göz gelişiminde oldukça etkili rol oynamaktadır. 33. haftadan itibaren mutlaka omega-3 içeriği zengin balıkları tüketmeye özen gösterin. Omega-3 yağ asitlerince zengin beslenmeye çalışın.
Gevşeyen kaslar ve vücudun değişen denge merkezi fiziksel açıdan yetersiz hissetmenize, sırt, bel, boyun ve bacak ağrıları yaşamanıza yol açabilir. Hamilelik egzersizleri ile bu haftaları çok daha rahat geçirebilirsiniz.
33 haftalık gebelik egzersizleri olarak şu seçenekleri değerlendirebilirsiniz:
Hamile yogası veya hamile pilatesi yapmak
Hafif tempolu ve yarım saati aşmayan yürüyüşler yapmak
Yüzmek
Vücudu esnetmeye yardımcı olacak hafif hamile egzersizleri yapmak
Hamileliğiniz süresince özellikle 12. haftadan itibaren kendinize uygun egzersizler yapabilirsiniz. Ancak doğum yaklaşırken doktorunuzun fiziksel aktiviteler ile ilgili kısıtlamaları ya da uyarıları bulunuyorsa mutlaka bunları göz önüne alarak hareket etmeli ve gebeliğinizin bu döneminde egzersiz yapmak için izin almalısınız.
33 Haftalık Gebelikte Kontrol Listesi
Hamileliğin 33. haftası için yapmanız gerekenleri şu şekilde listeleyebiliriz:
Hastane çantasına ekleyeceğiniz eşyalarda eksikliğiniz varsa eksikleri bir an önce tamamlamaya çalışın ve alışverişe çıkın.
Eksikleriniz tamamsa hastane çantanızı hazırlayıp bir kenara koymak için ideal bir zamandasınız.
Beslenmenizin içeriğini bebeğinizin kilo ihtiyacına göre düzenleyin, ancak iki kişilik de yemeyin.
Bol su içmeyi ve egzersiz yapmayı unutmayın.
Gebeliğin 33. haftası hem heyecanın hem de şikâyetlerin artmaya başladığı haftadır. Hamileliğinizde bu günlerin tadını çıkarmayı unutmayın. Gerektiğinde eşinizden ve yakınlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin.
34. HAFTADA HAMİLELİK
Günler hızla ilerliyor ve doğuma sadece 6 haftanız kaldı. Doğumla ilgili heyecan ve endişeleriniz artış gösterirken geçen haftaya göre bebeğinizde yine mucizevi gelişmeler var. Son haftalara doğru yaklaşırken hem bebeğinizde hem de sizin vücudunuzda birçok değişim gerçekleşti.
Gebeliğin 34. haftası anne adaylarında ne gibi değişimler yaratıyor, bebeğiniz bu hafta ne durumda? Beslenmeden egzersizlere, hamilelik semptomlarından kontrol listesine kadar aklınıza takılan her şeyi sizler için derledik.
34. Haftada Bebek
34. haftaya geldiğinizde bebeğinizin gelişiminin hangi aşamada olduğunu merak edebilirsiniz. İşte kilosu, boyu, sistemlerinin ve duyularının gelişimi, hangi becerileri kazandığı gibi tüm sorularınızın cevapları…
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz bu hafta bir kavun boyutuna ulaştı.
Geçen haftaya kıyasla ortalama 200-300 gram daha alarak daha yuvarlak hatlara sahip olmaya başlayan miniğiniz, vücut ısısını koruyabilmek için deri altında ihtiyaç duyduğu yağ tabakasını, dünyaya gelene kadar kalınlaştırmaya devam edecektir.
34 haftalık bebeğin kilosu ve boyu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
34. hafta
2000-2200
44-45
Bu değerler, 34. haftasında olan bir bebeğin ortalama değerleridir. Sizin miniğiniz doktor kontrolünde daha kilolu veya zayıf, daha kısa veya uzun çıkmış olabilir. Genetik yatkınlık, döllenmenin hesaplanandan daha erken veya daha geç gerçekleşmiş olması ve beslenme tarzınız gibi birçok etken bebeğin kilosu üzerinde etkili olmaktadır. Bu gibi durumlarda endişeye kapılmayın ve her bebeğin fiziksel gelişiminde bireysel farklılıklar olmasının normal olduğunu unutmayın.
Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
An itibari ile minik yavrunuzun tüm organları ve sistemleri büyük bir çoğunlukla gelişimlerini tamamlamıştır. Ancak kalan 6 hafta içerisinde bazı sistemler bebeği dış dünyaya hazırlamaya devam eder. O halde 34 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi hangi aşamada, inceleyelim.
Sinir Sistemi ve Endokrin Sistem
34. haftada miniğinizin beyin aktiviteleri tüm hızıyla gerçekleşmeyi sürdürür. Doğduktan sonra kavrama ve öğrenme yeteneğini en iyi şekilde kullanabilmek için bu günlerde sinir sistemi ihtiyaç duyduğu tüm bağlantıları kurmaktadır. Sinir hücreleri gelişmeye devam eder.
Endokrin sistem de aktif olarak gelişimini sürdürür. Saçları giderek gürleşir ve tırnakları parmak uçlarını geçecek kadar uzamıştır.
Dolaşım Sistemi
Dolaşım sisteminin ana kaynağı kan, omurilikte üretilmeye devam eder. Kalp atım hızı dakikada 140-160 atış arasındadır.
Sindirim ve Boşaltım Sistemi
Amniyotik sıvının miktarı bu haftalarda maksimum seviyesine ulaşır. Bebeğiniz bu sıvıyı yutar, yaklaşık yarım saatte bir midesini doldurur ve boşaltır. Bu durum hem yutma refleksini güçlendirir hem de mide ve bağırsak hareketlerinin gelişmesine yardım eder.
Solunum Sistemi
Akciğerlerin olgunlaşma süreci 34. haftada devam eder. Gelişimini en son tamamlayan sistemlerden biri olması sebebiyle solunum sistemi doğuma kadar olgunlaşmaya devam eder.
Destek ve Hareket Sistemi
Kemiklerin sertleşmesi bu hafta da hızla devam eder. Bebek kemiklerini kuvvetlendirmek için daha fazla kalsiyuma ihtiyaç duyar. Kasları her geçen hafta daha da güçlenir. Kafatasındaki kemikler hâlâ yumuşak hâldedir.
Üreme Sistemi
Erkek bebeklerde testislerin testis torbasına inmesi henüz gerçekleşmediyse bu hafta testisler vücut dışındaki keselere inmesini tamamlayabilir. Rutin doktor kontrollerinde erkek bebeklerin testisleri ultrasonda net bir şekilde görülecektir.
Bağışıklık Sistemi
Geçen hafta bebeğinizin bağışıklık sisteminin temellerini oluşturmak için başladığınız antikor üretimi bu hafta tüm hızı ile devam edecektir.
34 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
haftaya gelindiğinde bebeğinizin en az bir yenidoğanın sahip olduğu kadar gelişim göstermiş yetenekleri vardır.
34 haftalık bebeğin gelişimi duyu organları söz konusu olduğunda hangi aşamadadır, işte adım adım küçüğünüzün duyusal becerileri…
Göz ve Görme Duyusu
Gözlerini uyurken kapatmayı, uyanıkken açmayı öğrenen 34 haftalık bebek öğrendiklerinin arasına göz kırpmayı da ekler. Rahim duvarının giderek incelmesine bağlı olarak karnınızın ışık geçirgenliği arttığı için karın bölgeniz ışığa maruz kaldığında göz bebekleri büyüyüp küçülür ve gözlerini sık sık kırpar. Ayrıca bu hafta göz rengi yavaş yavaş mavi rengini almaya başlar.
Kulak ve İşitme Duyusu
İşitme yeteneği neredeyse bir yetişkinin sahip olduğu kadar gelişmiştir. Sadece annenin kalp atışlarını değil, dışarıdaki sesleri de tanımaya başlar. Özellikle anne ve babasının sesini ayırt edebilir. Ona şarkılar ve ninniler söylediğinizde bunları duyacaktır. Bu nedenle 34. hafta itibariyle bebeğinizle bol bol konuşabilir ve ona ninniler söyleyebilirsiniz. Doğduktan sonra bu seslere aşina olacaktır.
Dil ve Tatma Duyusu
Emme ve yutma refleksleri gelişmeye devam eder. Amniyotik sıvıyı yutması veya parmaklarını emmesi bu yeteneklerini daha da geliştirir. Ultrason görüntülemesi esnasında ayak parmağını emdiğini görmeniz dahi mümkün.
Burun ve Koklama Duyusu
Bebeğinizin koku alma duyusu bir önceki hafta aktif hâle gelmediyse bu hafta aktifleşmiş olabilir. En az sizin kadar iyi koku alabilir.
Deri ve Dokunma Duyusu
Bebeğinizin cildi kalınlaşmaya devam eder. Buna rağmen verniks tabakası hâlâ tüm deriyi kaplamaktadır. Bu tabak bebeğin doğum kanalından rahat geçmesini sağlamak için deriyi dış etkilerden korumaya yardımcı olur. Cildinin rengi giderek normal ten rengini almaya başlar. Vücut ısısını korumasına yardımcı olacak deri altı yağ tabakasının gün geçtikçe kalınlaştığından vücudunun belli bölgelerinde artık lanugo tüylerine ihtiyaç azalır. Bu da tüylerin belli bölgelerde yavaş yavaş dökülmeye başlayacağı anlamına gelir.
34 Haftalık Bebek Hareketleri
Bu hafta itibari ile bebeğinizin anne karnında uyuyup uyumadığını bile kolaylıkla anlayabilirsiniz. Uyuduğu anlarda daha hareketsiz kaldığını veya hafif dönme hareketleri yaptığını, uyanık olduğu anlarda ise karnınızda dalga dalga titreşimler yaratarak yer değiştirdiğini fark edebilirsiniz. Kemikler sertleşmeye devam ettiği için 34 haftalık bebek hareketleri daha keskin ve acı verici olabilir.
Her gün miniğinizin hareket sayısını takip etmeniz bu aylarda oldukça önemlidir. 34. haftaya geldiğinizde bebeğin 1 saat içerisinde en az 10 defa hareket ettiğinin hissedilmesi beklenir. Çok yoğun ve hareket hâlinde olduğunuz saatlerde karnınızdaki hareketleri hissedemeyebilirsiniz. Böyle anlarda endişeye kapılmadan mümkünse sakin bir yere geçip oturmalı ve yaklaşık 1 saat boyunca en az 10 defa hareket ettiğinden emin olmalısınız. Bu takibi bir şeyler atıştırdıktan sonra da yapabilirsiniz. Böylelikle miniğiniz de hareket etmek için gereken enerjiyi yakalayacak ve size bu konuda yardımcı olacaktır.
34 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Hamilelik süreciniz en başından bu yana hafta hafta takip edildi. Doğuma sayılı haftalar kalmışken gebeliğin kaçıncı ayında olduğunuzu hem siz hem de yakınlarınız merak edebilir ve “34 hafta kaç aydır?” diye sorabilirsiniz.
34 haftalık gebelik 8. ayı tamamlamak üzere olduğunuzu gösterir. Dilerseniz basit bir hesaplama ile kaç aylık olduğunuzu kendiniz hesaplayabilirsiniz.
34 hafta= 34x7 = 238 günlük
238/30= 7 ay 28 gün
Bu hesaba göre yaklaşık 2 gün sonra dolu dolu 8 aylık bir gebe olacaksınız.
34 Haftalık Gebelikte Anne
Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde 34 haftanın bu kadar hızlı bir şekilde biteceğini belki de hiç tahmin etmediniz. Önceki haftalar daha rahat geçmiş olsa da artık hamileliğin sonlarında hem sizin artan vücut sıvılarınız ve rahmin genişlemesi hem de bebeğin artan kilosu birtakım sıkıntıları da beraberinde getirebilir.
34 haftalık gebe iseniz bu hafta sizi neler bekliyor, nelere hazırlıklı olmalısınız, merak ettiklerinizi birlikte inceleyelim.
Bacak ağrıları ve kramplar:
Son haftalara girerken anne adaylarının bacak ağrılarında artış görülebilir. Rahmin büyümesi, bebekteki ve anne adayındaki kilo artışı, vücutta artan sıvı hacmi ve ödem özellikle ayaklara ve bacaklara daha fazla yük binmesine neden olu Kilo almaktan kaynaklı olarak denge merkezinin değişmesi ile kronik ağrılar meydana gelebilir. Ayrıca son trimesterde özellikle sabah saatlerinde bacaklara kramp girmesi sık yaşanan bir olaydır. Gebelikte artan magnezyum ve potasyum gereksinimi, bu spazm ve krampları tetikleyecektir.
Ateş basması:
Gebenin vücudunda artan metabolik reaksiyonlar, vücut ısısında da birkaç derecelik artışa sebep olabilir. Özellikle bu haftalarda anne adayının sürekli sıcak basması şikâyeti yaşamasının ana sebebi de budur. Ayrıca bebeğin akciğerlere doğru yaptığı baskının artması ve nefes darlığı yaşanması da bu durumu tetikler. Baskı nedeniyle daha hızlı soluk alıp verme eylemi, vücut ısısında artış ile sonuçlanabilir ve anne sık sık ateş basması yaşayabilir.
Bulanık görme:
34. haftanın en yeni şikâyetlerinden biri, bulanık görme olayıdır. Hamilelik hormonlarında yaşanan dalgalanmalar, gözyaşı üretimini azaltarak gözlerde kuruluğa ve bulanık görmeye yol açar. Fakat bulanık görme şikâyetine son haftalarda artan uykusuzluk durumu, stres, hatta preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) de neden olabilir. Hormonal değişiklikler, uykusuzluk veya stres gibi durumlardan kaynaklı bulanık görme geçicidir ve hamileliğin sonlanması ile kendiliğinden geçer. Ancak bulanık görme hâline preeklampsinin baş ağrısı, hızlı kilo alımı, kusma, yüz ve ellerde ani şişme gibi diğer belirtilerinden herhangi biri de eşlik ediyorsa mutlaka bir doktora müracaat edilmesi gerekir.
Sık idrara çıkma:
Bu haftalardan itibaren bebeğin mesaneye yaptığı baskıda artış görülebilir. Hem artan baskı hem de gebenin günlük tüketmesi gereken sıvı miktarının artması gün içerisinde sık sık idrara çıkma ihtiyacı doğurabilir. Geceleri uyanıp tuvalete kalkma gereksinimi artabilir.
Tüylenme:
Hormonal değişimler saç köklerine daha fazla kan akışı sağlayarak saçların güçlenmesini ve gürleşmesini sağlarken gebenin vücudundaki diğer tüylerin de miktarını değiştirebilir. 34. haftada anne adayının vücudundaki ince tüyler çoğalabilir. Gebelikte tüylenme de birçok semptom gibi geçicidir ve doğumla birlikte ortadan kalkar.
Tırnaklarda kırılma:
Bebeğin artan kalsiyum ihtiyacı, anne adayı yeterli kalsiyumu alamadığında vücudundaki kalsiyum depolarına yüklenir. Depoların boşalması ile birlikte tırnaklar güçsüzleşir ve sonucunda kırılmalar görülebilir.
Kabızlık ve hemoroid:
Gebelik hormonlarının artması bağırsak hareketlerini yavaşlatarak kabızlık sorununu tetikler. Özellikle rahim büyüdükçe bu sıkıntının arttığı gözlemlenir. Çünkü haftalık bebek rektuma daha fazla baskı yaparak hemoroid oluşumuna yol açabilir.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları
Bebeğinizi bir an önce kucağınıza almak için sabırsızlanırken son trimesterde ortaya çıkan bulgular sizi zorlayacak düzeylere ulaşabilir. Bazı basit uygulamalar ile sıkıntılarınızı hafifleterek son haftaları daha rahat geçirebilirsiniz.
34 haftalık hamilelikte anne için pratik tavsiyeler şunlardır;
Artan bacak ağrılarını önlemek için bol bol dinlenin. Uzun süre oturmamaya ve ayakta kalmamaya özen gösterin.
Bacaklardaki ağrı ve kramplar için kan dolaşımını destekleyin. Otururken ayaklarınızın altına bir yastık veya minder yerleştirerek bacaklarınızı yükseltin.
Kabızlık sorununun önüne geçebilmek amacıyla bol bol yürüyüş yapın.
Bağırsak hareketlerini artırabilmek için taze sebze ve meyveler, tam tahıllı ürünler, kuru meyveler ve bol lifli gıdalar tüketmeye özen gösterin. Günlük beslenme rutininize bunları eklemeyi unutmayın. Ayrıca mutlaka günde 2,5-3 litre kadar su tüketin.
Bacak krampları çok şiddetliyse doktora danışarak magnezyum takviyesi kullanabilirsiniz. Bu konuda yapabileceğiniz başka şeyler için mutlaka doktorunuzdan bilgi edinin.
Tüylenme şikâyetiniz varsa doğum gerçekleşene kadar beklemeyi deneyin. Epilasyon, ağda gibi yöntemleri uygulamak için aceleci davranmayın. Hamilelik sürecinde cilt incelerek bu yöntemlerin uygulanmasını zorlaştırabilir, cildiniz daha hassas olabilir. Doğum sonrasında bu şikâyetlerin ortadan kalkacağını unutmayın.
Tırnaklarda yaşanan kırılma problemlerinin önüne geçebilmek için mutlaka günlük kalsiyum alımına dikkat edin. Süt ve süt ürünlerini daha sık tüketin.
Bulanık görme sorununu hafifletmek için gözlerinizi gün içerisinde dinlendirmeyi deneyin. Televizyon ve internette fazla zaman geçirmeyin.
Kaç Kilo Almalısın?
Hamileliğinizin 8. ayında kilo alma hızınız artmış olabilir. Son günlerde aldığınız kiloların çoğunluğunu bebeğin hızla artan yağ dokusu ve sertleşen kemikleri oluştursa da anne adayının bileklerinde ve bacaklarında artan ödemin de bu artıştaki rolü oldukça yüksektir.
34 haftalık gebelik için doktorların öngördüğü kilo aralığı 11-13 kg şeklindedir. Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenerek gebelik süresince besin değeri yüksek içerikli bir beslenme şekli uygulamak, gereksiz kilo alımlarını önleyecektir. Doğru beslenmeye ek olarak yapacağınız hamilelik egzersizleri ile kilo kontrolü sağlanabilir.
Beslenme Önerileri
Hamileliğin diğer haftalarında olduğu kadar 34 haftalık gebelikte beslenme konusu da oldukça önemlidir. Bu dönemde uygulayabileceğiniz beslenme önerileri şunlardır;
Az az ve sık aralıklar ile beslenmeye devam edin. Uzun süreli açlıklar kan şekerinizin düşmesine neden olabilir. Bu nedenle beslenme rutininize en az 2-3 ara öğün ekleyin.
Bebeğin sertleşmeye devam eden kemik yapısını desteklemek için artan kalsiyum ihtiyacını tamamlayın. Her gün en az 1 bardak süt için, peynir ve yoğurt tüketimini artırın.
Hemoroide karşı önleminizi alarak bol lifli gıdalar ile beslenin.
Mevsiminde taze sebze ve meyveler tüketin.
Demir ve protein ihtiyacı için kırmızı et yemeyi ihmal etmeyin.
Öğün atlamayın ve her besin grubundan yeteri kadar yemeye çalışın.
Egzersiz Önerileri
Egzersiz yapmak, hamilelik sürecinde yaşayabileceğiniz birçok semptomu hafifletmeye yardımcıdır. Son haftalara gelirken doktorunuzun da onay verdiği fiziksel aktivitelere devam ederek vücudunuzu doğuma hazırlayabilirsiniz.
34 haftalık gebelik egzersizleri olarak şu seçenekleri değerlendirebilirsiniz:
Kegel egzersizleri
Hamile yogası
Hamile pilatesi
Hafif tempolu yürüyüş
Yüzme
Hamilelere özel vücudu rahatlatmaya yardımcı olan bazı hareketleri denemeden önce doktorunuza danışıp fikir alabilirsiniz. Her gebelik kendi içinde özeldir ve bazı hareketler sizin için uygun olmayabilir. Bu konuyu doktorunuz ile paylaşmayı unutmayın.
Kontrol Listesi
Hamileliğin 34. haftası için yapmanız gerekenleri şu şekilde listeleyebiliriz:
Öğün saatlerinizi atlamayın ve dengeli beslendiğinizden emin olun.
Bol bol dinlenin.
Doktor kontrollerinizi aksatmayın.
Hastane çantanızı hazırlamadıysanız son eksiklerinizi tamamlayın.
Vajinal kanama ve düzenli kasılmaları takip edin. Böyle bir durum yaşarsanız doktorunuzu mutlaka bilgilendirin.
Gebeliğin 34. haftası son hazırlıkları tamamlamak için ideal zamandır. Doğumun beklenenden erken gerçekleşme ihtimalini de göz önüne alarak kendinizi hazırlayın. Sakinliğinizi koruyarak hamileliğin tadını çıkarmaya devam edin.
35. HAFTADA HAMİLELİK
Artık 35. haftadasınız. Beklenen sona yaklaştığınızı her geçen gün daha fazla hissediyor olabilirsiniz. Artan heyecan ve strese bazı fiziksel şikâyetlerin de eklenmiş olması sizi “Bir an önce doğsa!” düşüncesine itse de bebeğiniz büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Gebeliğin 35. haftası anne adaylarında ne gibi değişimler yaratıyor, bebeğiniz bu hafta ne durumda? Beslenmeden egzersizlere hamilelik semptomlarından kontrol listesine kadar aklınıza takılan her şeyi sizler için derledik.
35. Haftada Bebek
35.haftaya geldiğinizde bebeğinizin gelişiminin hangi aşamada olduğunu merak edebilirsiniz. İşte kilosu, boyu, sistemlerinin ve duyularının gelişimi, hangi becerileri kazandığı gibi tüm sorularınızın cevapları…
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz bu hafta iri bir ananas boyutuna ulaştı. Geçen haftaya kıyasla yaklaşık 200-300 gram daha alarak kilosunu 2 kilonun üstüne çıkaran miniğiniz, hızla kilo depolayıp daha tombul bir görünüm kazanmaktadır. Deri altındaki yağ dokusu giderek kalınlaşmaya devam eder ve onu dış dünyaya hazırlar. 35 haftalık bebeğin kilosu ve boyu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
35. hafta
2200-2400
45-46
Bu değerler, 35. haftasında olan bir bebeğin ortalama değerleridir. Sizin miniğiniz doktor kontrolünde daha kilolu veya zayıf, daha kısa veya uzun çıkmış olabilir. Anne karnındaki bebeğin boy ve kilosunu doğrudan etkileyen birçok faktör vardır. Bu gibi durumlarda endişeye kapılmamayarak her bebeğin fiziksel gelişiminde bu tür farklılıklar olmasının normal karşılandığını unutmamanız gerekir.
35 Haftalık Bebeğin Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Doğuma sadece 5 hafta kalmışken bebeğinizin organlarının gelişimi neredeyse tamamlanmak üzeredir. Bu sayede 35 haftalık bebek, 40. haftayı beklemeden doğmaya karar verse dahi birtakım önlemler alındığında kolaylıkla dış dünyaya adapte olabilir ve hayatta kalabilir. O halde 35 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi hangi aşamada, inceleyelim.
Sinir Sistemi
Bu hafta bebeğinizin beyin gelişimi tüm hızıyla devam eder. Sinir hücreleri hala olgunlaşmakta ve birbiriyle sayısız bağlantı kurmaktadır. Yeni beyin hücreleri meydana gelir.
Dolaşım Sistemi
Kan dolaşımı tam anlamıyla çalışmayı sürdürür.
Sindirim Sistemi
Karaciğerler bu hafta bazı küçük atık bileşenleri parçalayabilecek kadar gelişim göstermiştir. Sindirim sisteminin bir parçası olan emme refleksi gelişmeye devam eder.
Solunum Sistemi
Bebeklerde en son solunum sistemi tamamlanacak olsa da akciğerlerin gelişimi bu hafta büyük bir kısmını tamamlamış olacaktır. Olgunlaşmanın son evrelerini yaşayan akciğerlerde sürfaktan adı verilen bir madde üretilmeye başlar. Bu madde bebeğin daha kolay nefes alıp vermesine yardımcı olurken ciğerlerin yüzey gerilimini azaltarak bebeğin solunumuna destek olur.
Destek ve Hareket Sistemi
Bu hafta kemiklerin sertleşme süreci devam eder. Bu süreci tamamlayabilmek için bebeğinizin kalsiyum ihtiyacı bugünlerde en üst düzeye çıkar. Kafa kemikleri hâlâ yumuşak durumdadır. Ancak önceki haftaya kıyasla beyin giderek büyüdüğü için kafanın büyümesi de hızlanır.
Boşaltım Sistemi
haftada bebeğinizin böbrekleri gelişimini neredeyse tamamlamıştır. Bebeğiniz, bu gelişimde büyük bir katkısı olan amniyotik sıvıyı içmeye ve boşaltmaya devam ederek doğuma hazırlanır.
Bağışıklık Sistemi
Bağışıklık sistemi henüz bir yetişkininki kadar kuvvetli olmasa da miniğiniz sizin antikorlarınızdan faydalanmaya ve bağışıklığını güçlendirmeye devam eder.
35 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Bebeğiniz, yeni doğmuş bir bebeğin hemen hemen tüm yeteneklerine, daha anne rahmindeyken, 35. hafta itibari ile sahiptir. Üzgün, kızgın, heyecanlı, yorgun veya mutlu olduğunuzu bile hissedebilir. 35 haftalık bebeğin gelişimi duyu organları söz konusu olduğunda hangi aşamadadır, işte adım adım küçüğünüzün becerileri…
Göz ve Görme Duyusu
Miniğinizin gözleri tamamen mavi rengini alır. Doğduktan sonra bir süre daha bu mavi rengi koruyacak olan gözler, yeterli ışığa maruz kaldıktan sonra kendi rengine döner ve renklenir. Görme yeteneği henüz son hâlini almamıştır. Gözlerin odaklanma ve seçebilme yeteneği de henüz gelişmemiştir.
Kulak ve İşitme Duyusu
Bu hafta bebeğinizin kulakları en keskin sesleri dahi duyabilecek kadar gelişmiş durumdadır. Karnınızda olmasına rağmen dışarıdan gelen sesleri duyarak tepki verebilir. Özellikle anne ve babasının seslerini ayırt edebilir. Bu nedenle onunla bol bol konuşabilir ve doğduktan sonra sizi sesinizde tanıyabilmesine yardımcı olabilirsiniz.
Dil ve Tatma Duyusu
Emme refleksi gelişmeye devam eder. Bu sayede tat alma duyusu olgunlaşır ve doğduktan sonra tatları ayırt edebilir hâle gelir.
Burun ve Koklama Duyusu
Gebeliğin 35. haftası burun gelişimi artık tamamlanır ve koku alma duyusu tamamen gelişmiştir.
Deri ve Dokunma Duyusu
Derisini kaplayan lanugo tüyleri giderek azalır. Ancak bazı bebeklerde doğduktan sonra bir miktar lanugo tüyü görülebilir. Bunlar kısa süre içerisinde kendiliğinden döküleceği için endişe edilmemelidir. Ayrıca artan yağ dokusu sayesinde kendi vücut sıcaklığını koruyabilir duruma gelmeye başlar.
35 Haftalık Bebek Hareketleri
Bu hafta bebek hareketleri önceki haftalara kıyasla size azalmış gibi gelebilir. Bebekle birlikte rahminiz de büyümektedir, fakat gebeliğin 35. haftası itibariyle bebeğin hızla artan kilosuna karşılık amniyon sıvısında azalma başlar. Bu durumun asıl amacı, bebeğe daha fazla alan yaratmaktır. Bu nedenle sıvı miktarında azalma oldukça anne adayı, özellikle hafif tekme ve hareketleri hissetmekte zorlanabilir. Ayrıca bebekler bu haftalarda yenidoğan normal bir bebek gibi davranışlar sergilemeye başlar. Bu da miniğinizin uyumaya artık daha fazla zaman ayırması ve daha az hareket etmesi anlamına gelir. Bundan dolayı 35 haftalık bebek hareketleri anne adayında sayı ve şiddet olarak azalmış gibi gelebilir.
35 Haftalık Bebeğin Pozisyonu
35. haftaya gelindiğinde anne rahmindeki bebek yavaş yavaş doğum pozisyonunu almaya başlar. Rutin doktor muayenelerinde bebeğinizin baş aşağı ve tepe üstü konuma geldiği görülebilir. Vajinal doğumun gerçekleşebilmesi için bebeğin bu pozisyonu alması gerekir. Doğuma kadar miniğiniz baş aşağı dönmemiş yani önce ayakları veya poposu görünür pozisyonda ise bu durum vajinal doğumu mümkün kılmayabilir. Bazı bebekler önceki haftalarda bu konumu alırken bazı bebekler daha ileri haftalarda baş aşağı geçer. Bu nedenle hemen endişeye kapılmamak gerekir.
35 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Gebeliğin bu haftaları artık doğuma hazırlıklı olmanız gerektiğinin habercisidir. Fakat 35. haftada kaç aylık hamile olduğunuzu merak edebilir ve “35 hafta kaç aydır?” diye sorabilirsiniz. 35. hafta, hamilelikte 8. aylık olduğunuzu gösterir. Dilerseniz basit bir hesaplama ile kaç aylık olduğunuzu kendiniz hesaplayabilirsiniz. 35 hafta= 35x7 gün = 245 günlük 245/30= 8 ay 5 gün
35 Haftalık Gebelikte Anne
Hamileliğinin 9. ayına giren bir anne adayı için fiziksel hareketliliğin esas kısıtlandığı günler artış gösterir. Giderek daha da ağırlaşan miniğinizin kasıklara yaptığı baskı artar, merdiven inip çıkmak, eğilip kalkmak, hatta uyumak ve oturmak dahi zorlaşır. Tüm bunlara ek olarak bazı yeni belirtilerin de ortaya çıkması sürpriz değildir. 35 haftalık gebe iseniz bu hafta sizi neler bekliyor, nelere hazırlıklı olmalısınız, merak ettiklerinizi birlikte inceleyelim.
Ödem:
Son haftalarda anne adaylarını en çok zorlayan semptomların başında ödem gelir. Vücut sıvıları giderek artar, damarlar bu sıvılara geçiş sağlamak amacıyla genişleyebildiği kadar genişler. Fakat bir noktadan sonra artan sıvılar, yer kalmadığı için dokular arasında birikerek vücudun belli bölgelerinde özellikle de ellerde, bacaklarda, ayaklarda, yüzde ve bileklerde şişlik oluşturur. Ayrıca artan hareketsizlik de bu durumu tetikler.
Kalça ve pelvis ağrısı:
Bebeğin anne karnındaki duruş pozisyonu ve artan kilosu, 35. hafta ile birlikte kalçalarda ve pelvik bölgede ağrı oluşumuna yol açabilir. Doğumun yaklaşmasına bağlı olarak artan hormon seviyeleri de, pelvik bölgedeki kemikleri ve kasları esneterek bebeğin geçişini kolaylaştırmaya çalışırken ağrıya sebep olur. Bu yüzden artık kalça ve kasık ağrısı şikâyeti artmış olabilir.
Varisler:
Hamilelikte artan kan hacmi, damarlara olan baskıyı artırır. Özellikle bacaklardaki damarlar, kanı kalbe geri yollarken yer çekimine karşı çalışır. Bu da damarların morarıp şişmesine ve daha belirgin görünmesine yol açar. Son trimesterde, bu olay daha sık yaşandığı için anne adayları daha belirgin varisler fark edebilirler. Doğum sonrasında gebelikte oluşmuş varislerin birçoğu yok olur.
Diş eti kanamaları:
Gebelikte yaşanan semptomlardan biri de diş eti hassasiyeti ve diş etlerinde meydana gelen kanamalardır. Hamilelik hormonları vücudunuzda ödem oluştururken diş etlerinde de şişme meydana getirebilir. Bu hassasiyet özellikle dişlerinizi fırçalarken diş etlerinin kanamasına sebep olur. Ayrıca değişen beslenme düzeni ve artan kalsiyum ihtiyacı da kanamaları tetikleyebilir. Ancak bu durum da diğer birçok hamilelik semptomu gibi geçicidir.
Baş ağrısı:
Hamileliğin 35. haftası baş ağrılarında artış hissedilebilir. Uyurken rahat pozisyon bulamamak, uykusuzluk sorunları, yorgunluk hissi daha sık baş ağrısı yaşamanıza yol açar. Bunlara ek olarak duygu durumu değişimleri, stres, burun kanallarının şişerek tıkanıklığa sebep olması, artan vücut ısısı da baş ağrısına neden olabilir.
Sakarlık:
Son trimesterin bu haftalarında anne adayının gevşeyen kasları ve öne doğru büyüyen karnı, vücudunun denge merkezini belirgin bir şekilde değiştirir. Değişen denge merkezi eğilip kalkarken, yolda yürürken veya bir yere uzanırken dengenizi koruyabilmenize engel olabilir. Büyümüş karnınız yürürken ayaklarınızı görememenize, artan yorgunluk hissi de el ve kollarda güç kaybına yol açabilir. Düşme, sendeleme, elinden bir şey düşürme gibi olayların yaşanma sıklığı artar. Son haftalara gelirken anne adayının yaşadığı sakarlıklar artabildiği için bu günlerden itibaren daha dikkatli hareket edilmelidir.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları
Gebeliğin son dönemlerini yaşayan bir anne adayı için hayatını kolaylaştırabilecek her tavsiye büyük bir önem taşır. Hamileliğin 35. haftası itibariyle gelen semptomları tamamen ortadan kaldırabilmek mümkün olmasa da hafifletilecek uygulamaları deneyerek şikâyetlerinizi azaltabilirsiniz. 35 haftalık hamilelikte anne için pratik tavsiyeler şunlardır;
Olası sakarlıkları önlemek için ufak tedbirler alın.
- Mecbur kalmadıkça yüksek yerlere sandalye üzerine çıkarak ulaşmayı denemeyin. - Geniş yüzey tabanına sahip ve yüksek topuklu olmayan ayakkabılar tercih edin. - Ani hareketlerden kaçının. - Kaslarınızı kuvvetlendirmek için basit egzersiz hareketleri yapın.
Diş eti kanamaları yaşıyorsanız daha yumuşak kılları olan diş fırçalarından kullanın ve dişlerinizi fırçalarken sert hareketlerden kaçının.
Pelvik taban kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler yapın. Bu egzersizler artan kalça ağrılarını hafifletmenize yardımcı olacaktır.
Bol bol yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin. Her gün düzenli olarak yapılan yürüyüşler hem vücudunuzda ödem oluşmasını engelleyecek hem de bel, sırt, kalça ve baş ağrılarınızı hafifletecektir.
Bu haftalarda ödem sorunu ile karşı karşıya iseniz beslenme rutininden tuzu ve tuzlu yiyecekleri uzaklaştırın. Aşırı tuz tüketimi vücutta su tutumunu artırır. Ayrıca bol su içerek fazla ödemi vücudunuzdan uzaklaştırabilirsiniz.
Belli aralıklar ile baş ağrısı şikâyeti yaşıyorsanız gün içerisinde kendinize zaman ayırarak dinlenmeye çalışın. Bu zaman diliminde mümkünse temiz havaya çıkın ve derin nefes alıp verin.
Kaç Kilo Almalıyım?
Gebeliğin son ayları, anne adaylarının en fazla kiloyu aldığı dönemdir. Her geçen hafta bebeğin ağırlığı artmaya devam eder. Vücutta tutulan su miktarı yükselir. Üstelik iştahınız da bir miktar daha artış göstermiş olabilir. Tüm bu durumlar birleştiğinde bu hafta kaç kilo almanızın ideal olacağını merak edebilirsiniz. 35 haftalık gebelik için doktorların öngördüğü kilo aralığı 11,5-13,5 kg şeklindedir. Fakat her gebelik gibi her hamile de farklıdır ve siz bu kilodan daha azını veya çoğunu almış olabilirsiniz. Her iki durumda da gereksiz endişelere kapılmamalı ve doktorunuz ile bu konuyu görüşerek gerekli önlemleri almalısınız.
Beslenme Önerileri
Hamileliğin diğer haftalarında olduğu kadar 35 haftalık gebelikte beslenme konusu da oldukça önemlidir. Çünkü bebeğin vitamin, mineral ve protein gereksinimi bu haftalarda en üst seviyeye ulaşır. Bu dönemde uygulayabileceğiniz beslenme önerileri şunlardır;
Bebeğin kas ve kemik gelişimini desteklemek için kalsiyum, potasyum ve magnezyum açısından zengin besinler tüketin.
Az az ve sık aralıklar ile beslenmeye devam edin. Kendinizi uzun süre aç bırakmamaya çalışın.
Hamileliğin son ayında hem anne adayının hem de bebeğin demir ihtiyacı giderek artar. Bu nedenle öğünlerde demir içeriği yüksek yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et ve et ürünleri (İyi pişmiş olması şartı ile), yumurta ve kuru baklagilleri mutlaka bulundurun.
Demir minerali bakımından zengin beslenemiyorsanız ve demir depolarınız düşükse demir takviyesi almak için doktorunuzla konuşun.
Kabızlık ve hemoroid sorununuz devam ediyorsa lifli gıdaları tüketmeye devam edin.
Aşırı şekerli, kalorisi yüksek, paketli ve işlenmiş ürünleri tüketmekten kaçının ve kilo kontrolünüzü kendiniz sağlayın.
Egzersiz Önerileri
Hamilelikte egzersizin önemi oldukça büyüktür. Doktorunuzun da onayı ile herhangi bir engel teşkil edecek durum yoksa ilk trimesterden sonra gebeliğiniz süresince egzersiz yapmaya devam edebilirsiniz. 35 haftalık gebelik egzersizleri ve yapılabilecek fiziksel aktiviteler olarak şu seçenekleri değerlendirebilirsiniz:
Kegel egzersizleri
Hafif tempolu yürüyüş
Dans
Nefes egzersizleri ve meditasyon
Doğumu kolaylaştırıcı egzersiz hareketleri
Bu dönemde özellikle nefes tekniklerini geliştirmeye yönelik egzersizler tercih ederek kendinizi fiziksel ve psikolojik açıdan doğuma hazırlayabilirsiniz. Yapabileceğiniz hareket ve aktiviteler için dilerseniz öncesinde doktorunuza danışıp fikir alabilirsiniz.
35. Hafta Gebelikte Kontrol Listesi
Hamileliğin 35. haftası için yapmanız gerekenleri şu şekilde listeleyebiliriz:
Bebeğinizin odası için eksikler varsa son hazırlıkları yapın. Henüz hazır değilse hastane çantanızı hazırlayın. Gebelik diyabeti gibi bir sıkıntı yaşıyorsanız açlık ve tokluk şekerlerinin kontrol altında olduğundan emin olun. Doğum sonrasında kolaylık sağlaması için buzluğunuza yemeklik hazırladığınızdan emin olun. Kendinize bir doğum planı hazırlayın.
Gebeliğin 35. haftası heyecanın giderek arttığı haftalardan biridir. Doğuma sayılı günler kala miniğinize kavuşacağınız anın hayalini kurarak hamileliğinizin son dönemini keyifle geçirmeye devam edin.
B
Bebek.com
Admin
Uzman kadromuzun çalışmalarıyla kısa sürede büyüyen bebek.com; bugün binlerce sayfa bilgi sunan, çocuk sahibi olmayı düşünen veya çocuğu olan bilinçli ailelerin her türlü ihtiyacını karşılayabildikleri, birçok güncel, bilgi ve servis içeren bir portaldır.
Bu rehber, 2026 yılı güncel Montessori yaklaşımı ışığında; çocuğun bağımsızlığını, odaklanma becerisini ve öz disiplinini destekleyen oyuncak seçim kriterlerini özetliyor.
Bu rehber, emzirme dönemindeki annelerin enerji ihtiyacını karşılamayı hedeflerken, anne sütünü destekleyici doğal besin öğelerini içeren pratik atıştırmalık alternatiflerini incelemektedir.
Bu yazı, bebeklerin ilk adımlarını atmaya başladığı heyecan verici süreçte, denge ve koordinasyon becerilerini güvenli bir şekilde geliştiren oyun ve oyuncak seçeneklerini rehber niteliğinde sunmaktadır.
Bebeğinizin boyun ve sırt kaslarını güçlendiren Tummy Time (karın üstü vakit) egzersizlerini eğlenceli hale getirin! Gelişimi destekleyen en iyi oyuncakları ve uzman tavsiyelerini keşfedin.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapınız