Gebeliğin 9. ayında doğuma çok az kalmıştır. Bebeğiniz hızla gelişimini tamamlarken anne adayında yeni değişimler görülebilir. Bu haftayı yakından inceleyin.
Makale Özeti
Bebeğiniz papaya boyutuna ulaşır, kilo alımı sürer ve organları büyük ölçüde olgunlaşır. Doğuma hazırlık süreci artık son aşamaya girer.
1/15
Hamilelik serüveninde sona yaklaşırken haftalar hızla ilerliyor ve artık 36. haftadasınız. Belki henüz hazırlıklarınız tamamlanmadı, belki doğum için hâlâ vakit olduğunu düşünüyorsunuz, fakat bu haftalar anne adaylarının daha dikkatli davranması gereken haftalardır. Çünkü vücut artık doğuma hazırlanıyorum.
Gebeliğin 36. haftası anne adaylarında ne gibi değişimler yaratıyor, bebeğiniz bu hafta ne durumda? Beslenmeden egzersizlere hamilelik semptomlarından kontrol listesine kadar aklınıza takılan her şeyi sizler için derledik.
36. Haftada Bebek
36. haftaya geldiğinizde bebeğinizin gelişiminin hangi aşamada olduğunu merak edebilirsiniz. İşte kilosu, boyu, sistemlerinin ve duyularının gelişimi, hangi becerileri kazandığı gibi tüm sorularınızın cevapları…
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz bu hafta bir papaya boyutuna ulaştı.
Minik yavrunuzun ne kadar hızlı büyüdüğünü karnınızın genişlemesinden anlıyor olsanız da bu hafta bebeğiniz neredeyse 2,5 kiloya yaklaşarak büyümeye devam ediyor ve kendini doğuma hazırlıyor.
36. haftada bebeğiniz yağ depolamaya devam eder ve kemikleri giderek daha da sertleşir. Ağırlığı ile beraber boyu da birkaç santimetre daha uzamıştır. Ancak bu büyüme hızı, haftalar ilerledikçe bir miktar azalır.
36 haftalık bebeğin kilosu ve boyu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
36. hafta
2400-2600
46-48
Bu değerler, 36. haftasında olan bir bebeğin ortalama değerleridir. Sizin miniğiniz doktor kontrolünde daha kilolu veya zayıf, daha kısa veya uzun çıkmış olabilir. Bu gibi durumlarda endişeye kapılmamak ve her bebeğin fiziksel gelişiminde bu tür farklılıklar olmasının normal karşılandığını bilmek gerekir. Fiziksel gelişimde anne ve babanın genetik rolü oldukça yüksektir. Minyon tipli bir aile iseniz yavrunuz da yapı itibari ile yüksek olasılıkla size benzeyecektir.
Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
36. haftasında olan bir bebeğin vücut sistemlerinin çoğu gelişimini tamamlamış durumdadır. Buna rağmen sindirim, solunum ve kas-iskelet sistemi son hazırlıklarını yapar ve miniğinizin dünyaya geldikten sonra dış ortama kolay adapte olması için ona yeni beceriler katar.
O halde 36 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi hangi aşamada, inceleyelim.
Sinir Sistemi
Yeni beyin hücrelerinin üretimi bu hafta da devam eder. Bebeğinizin sinir sistemi doğumdan sonra tam performans görev alabilmek amacıyla kendini hazırlar ve sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar kurar.
Dolaşım Sistemi
Bebeğinizin bu hafta kalp atım hızı dakikada ortalama 110-150 arasıdır.
Sindirim Sistemi
Miniğinizin sindirim sistemi neredeyse doğum sonrası hâlini almıştır. Ancak anne karnında ihtiyaç duyduğu tüm besinleri ve bileşenleri göbek kordonu sayesinde plasentadan sağlayabildiği için henüz sindirim sistemi tam anlamıyla aktif değildir. Sindirim sisteminin tam olarak olgunlaşması ise doğumdan çok sonra gerçekleşecektir.
Solunum Sistemi
Önceki hafta başlayan ve bebeğinizin solunumuna yardımcı olan sürfaktan maddesinin üretimi bu hafta da akciğerlerde devam eder. Ciğerler neredeyse tek başına solunum gerçekleştirebilecek kadar gelişim göstermiş durumdadır. Miniğiniz anne karnında sık sık ritmik olarak hıçkırarak solunumunu geliştirmeyi sürdürür.
Destek ve Hareket Sistemi
Kemikler bu hafta kalsiyum depolamaya devam eder. Kafa kemikleri hâlâ yumuşaktır ve doğum kanalından rahat geçiş sağlamak için bir süre daha yumuşak yapısını korumayı sürdürecektir. Kaslarının çevresi yağ dokusu ile dolmaya devam eder.
Boşaltım Sistemi
Bebeklerin kalın bağırsaklarında biriken ilk dışkıya mekonyum adı verilir. Mekonyum, gebeliğin 36. haftası itibariyle bağırsaklarda toplanmaya başlar. Atıkların dışkı şeklinde kalın bağırsaktan atılması pratiğini yaparak sindirimin yanında boşaltıma da yardımcı olur.
Üreme Sistemi
Erkek bebeklerin testislerinin skrotuma inişi eğer henüz tamamlanmamışsa bu hafta iniş gerçekleşebilir.
Bağışıklık Sistemi
Gebeliğin 36. haftası da bebeğiniz sizden gelen antikorları kendi bünyesine katmaya devam ederek bağışıklık sisteminin gelişimini sürdürür. Artık birçok enfeksiyona karşı kendini koruyabilecek kadar kuvvetlenen bir bağışıklığı vardır.
36. Haftada Bebeğin Doğumu
Hamilelik ortalama 40-41 hafta süren bir süreç olsa da bazı bebekler bu sürecin son anlarını beklemez ve sabırsız davranarak erken gelmeye karar verebilir. 36. haftada dünyaya gelen bebekler zamanlama nedeniyle hâlâ prematüre olarak tanımlanır. Fakat 36 haftalık bebek birçok sistemi özellikle de akciğerlerin gelişimi büyük oranda tamamlandığı için dış dünyaya rahatlıkla uyum sağlar ve hayatta kalabilir. Kısacası bebeğiniz 36 haftalıkken doğarsa yaşama şansı oldukça yüksektir.
36 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Karnınızda büyüyen yavrunuz artık birçok duyu yeteneğine sahiptir.
36 haftalık bebeğin gelişimi duyu organları söz konusu olduğunda hangi aşamadadır, işte adım adım küçüğünüzün bu hafta öğrendikleri…
Göz ve Görme Duyusu
Görme yetisi henüz son hâline ulaşmadı. Göz sinirleri gelişmeye devam ediyor ve odaklanma, net görme gibi yetenekler için kendini hazırlıyor.
Kulak ve İşitme Duyusu
Bu hafta bebeğinizin kulakları çok daha keskin duymaya başlar. Onunla konuşulduğunda, müzik dinlenildiğinde, şarkı veya ninni söylendiğinde karnınızda hareket edebilir. Daha önce duyduğu sesleri tanıyabilir.
Dil ve Tatma Duyusu
Emme refleksi tam hızla gelişmeye devam eder. El ve ayak parmaklarını emen minik doğum sonrası anne sütünü emmeye hazırdır. Dilin tat alma becerisi de oldukça ilerlemiştir.
Burun ve Koklama Duyusu
Koku alma duyusu gelişmiş durumdadır.
Deri ve Dokunma Duyusu
Son haftalarda derinin üzerindeki lanugo tüyleri neredeyse tamamen dökülmüştür. Vücudunu amniyon sıvısından koruyan mumsu yapılı verniks tabakası da giderek incelir ve yok olur. Bebeğinizin dokunma duyusu sıcak, soğuk gibi ayrımları hissedebilir durumdadır.
36 Haftalık Bebek Hareketleri
Bu dönemde anne adayları bebeklerinin hareketlerinde azalma olduğunu düşünebilirler. Oysaki azalan bebeğinizin hareketleri değil, amniyon sıvısıdır. Sıvı miktarındaki azalma sonucu tekmeler, dönmeler ve çeşitli manevralar daha az fark edilebilir. Ayrıca yeri daraldığı için bebeğin rahim içerisinde eskisi kadar rahat ve serbest bir şekilde hareket etmesi de mümkün olmaz. Bu sebeple 36 haftalık bebek hareketleri bir miktar yavaşlamış olabilir.
36 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Doğumunuza sadece 4 hafta kalmışken kaçıncı ayda olduğunuzu merak edebilir ve “36 hafta kaç aydır?” diye sorabilirsiniz.
36. hafta, hamilelikte 9. ayda olduğunuzu gösterir. Dilerseniz basit bir hesaplama ile kaç aylık olduğunuzu kendiniz hesaplayabilirsiniz.
36 hafta= 36x7 = 252 günlük
252/30= 8 ay 12 gün
Bu hesaba göre gebeliğinizde 9. ayın içindesiniz.
36 Haftalık Gebelikte Anne
Hamileliğiniz ilerlerken bu hafta hiç olmadığınız kadar ağırlaşmış ve yorgun hissetmeye başlayabilirsiniz. Bir önceki haftalarda yaşanan uykusuzluk, kabızlık, hemoroid, baş ağrısı, kramp, bel, sırt, boyun ağrıları gibi semptomlar birçok hamilede tekrar gün yüzüne çıkar. Tüm bunlara ek olarak farklı semptomlar da yaşanabilir.
36 haftalık gebe iseniz bu hafta sizi neler bekliyor, nelere hazırlıklı olmalısınız, merak ettiklerinizi birlikte inceleyelim.
Vajinal akıntı: Hamileliğin bazı dönemlerinde hormonların da etkisi ile vajinal akıntıda artış yaşanabilir. Ancak hamileliğin 36. haftası sonrası artan akıntı miktarı, büyük olasılıkla vücudun doğuma hazırlık belirtisidir. Rahim ağzının (serviks) genişlemesi ile akıntının miktarında, renginde ve yapısında değişiklikler meydana gelir. Su gibi, kanlı veya mukuslu akıntı yaşamanız durumunda doktorunuza bilgi vermeniz gerekir.
Rahimde baskı: haftada bebek yavaş yavaş doğum kanalına doğru ilerlemeye başlayabilir. Doğum kanalındaki bu gelişme, göğüs kafesindeki baskıyı hafifleterek akciğerlerin ve midenin rahatlamasını sağlar. Bebeğin aşağıya inmesi, (Bu olaya karnın aşağı düşmesi veya angajman da denir.) rahim ve pelvik bölgedeki baskı hissini artırır. Bu nedenle kasıklarda veya vajinal bölgede bir ağırlık hissi ortaya çıkabilir.
Kolostrum sızıntısı: Gebelik hormonları doğum zamanı yaklaştıkça anne adayını hazırlamayı sürdürür. Bu sebeple bu haftalardan itibaren göğüslerde hassasiyet artar, göğüsler eskisinden daha sert olu Bu durumun ana sebebi, süt kanallarının genişlemesi ve göğüslerde ilk süt üretiminin başlamasıdır. Hatta zaman zaman göğüsten süt sızıntısı olması bile normaldir. Bu duruma kolostrum sızıntısı da denir.
İdrar kaçırma: Vücuttaki metabolik reaksiyonların artması, daha fazla atık madde üretimine ve boşaltım sisteminin daha hızlı çalışmasına sebep olur. Bu duruma günlük su tüketimindeki artış da eklendiğinde daha sık idrara çıkma ihtiyacı ortaya çıkar. Fakat bu haftalarda bebeğin doğum pozisyonuna geçmeye başlaması ile değişen konumu, mesaneye daha fazla ağırlık yükleyerek idrar torbasında ekstra bir baskı oluşturur. Bu da öksürme, hapşırma, gülme gibi reaksiyonlar veren anne adayının idrar kaçırmasına neden olabilir. İdrar tutabilme yeteneği her geçen gün azalma gösterebilir, duruma hazırlıklı olmakta fayda var.
Kaşıntı hissi: Son haftalarda anne adayının karnı fazlasıyla büyüdüğü için özellikle karın bölgesindeki deri oldukça gerilmiş durumdadır. Bazı gebeler karınları yırtılacakmış gibi hisse Ayrıca incelen üst deri tabakası gerilmeye bağlı olarak kaşıntı hissinin oluşmasına da sebep olabilir.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları
Ortaya çıkan her yeni belirti, doğum zamanı yaklaştıkça anne adaylarını tedirgin edebilir. Bazı durumlar için mutlaka kadın doğum uzmanına bilgi verilmesi gerekir. Bunun dışındaki bulguların meydana getirdiği sıkıntıları hafifletmek için bazı yöntemleri deneyebilirsiniz. Böylelikle gebeliğin 36. haftası ve sonrasını daha keyifli geçirebilirsiniz.
36 haftalık hamilelikte anne için pratik tavsiyeler şunlardır;
Bu günlerde idrar kaçırma sorunu yaşamaya başladıysanız daha sık aralıklarla tuvalete gitmeye çalışın ve mesanenin uzun süre dolu kalmasının önüne geçin.
Altınıza kaçırma ihtimaline karşı yedek bir yere gittiğinizde yanınıza yedek çamaşır alın.
Geceleri yatmadan önce mutlaka idrarınızı yapın ve yatmadan önce çok su tüketmemeye çalışın. Bunun yerine tüketmeniz gereken sıvı miktarını gündüz saatlerine bölüştürün.
Kolostrum sızıntısını önlemek mümkün olmasa da kıyafetlerinizin ıslanmasını önlemek amacıyla göğüs pedi kullanmayı deneyin.
Pelvik bölgedeki ağrıları ve rahimdeki baskıyı hafifletmek amacıyla şunları uygulayabilirsiniz: -Ilık bir banyo yapın ve suyun sizi gevşetmesini sağlayın. -Kalça bölgenizi ve pelvisi rahatlatacak egzersizler deneyin. -Masaj yaptırın.
Özellikle cinsel birliktelik sonrası vajinal akıntıda artış ya da kırmızımsı veya kahverengi akıntı fark ediyorsanız doktorunuza bilgi verin ve cinsel birliktelik için uygun olabilecek pozisyonları danışarak fikir alın.
Artan kaşıntı hissini hafifletmek için cildinizi sık sık nemlendirin. Bunun için krem, vücut losyonu ya da bazı organik yağları kullanabilirsiniz. Bu ürünleri geceleri masaj yaparak uygulayıp cildinizin rahatlamasını sağlayın. Ayrıca bol su içerek cildi içten besleyip nem dengesini korumayı da unutmayın.
Kaç Kilo Almalıyım?
Birçok anne adayı son aylarda daha fazla kilo alır. Bu durum hamileleri endişelendirse de normaldir. Bebeğin artan yağ dokusu ve sertleşen kemikleri hem onun hem de sizin kilo alma hızınızı doğrudan etkiler. Ayrıca bebeğin doğum kanalına inmeye başlaması, gebenin midesindeki baskıyı hafifleterek iştah artışına yol açabilir. Peki hamileliğin 36. haftası toplamda almanız gereken ideal kilo nedir?
36 haftalık gebelik için doktorların öngördüğü kilo aralığı 12-14 kg şeklindedir.
Eğer gebeliğin başından bu yana sizin aldığınız kilo miktarı bu aralığın üzerinde ise doktorunuz ile konuşarak bir diyetisyenden yardım almanız gerekebilir. Besin değeri yüksek ve düşük kalorili yiyeceklerden oluşan bir beslenme şekli ile hamileliğin kalan zamanı için kilo kontrolü sağlanabilmesi mümkün olacaktır.
Eğer bebeğinizin gelişimi normal seyrinde ilerliyor ama siz bu kilo aralığının daha altında bir kilo aldıysanız endişe etmemelisiniz. Sizin ve bebeğinizin sağlığı iyi olduğu müddetçe daha az kilo almış olmanın bir önemi olmayacaktır.
Beslenme Önerileri
Beslenme konusu gebeliğin en başından en sonuna kadar önemini korumaya devam eder. Bebeğin kemik yapısı, ciğerleri ve sinir sistemi gelişimini sürdürürken, doğum zamanı yaklaşırken hem annenin hem de bebeğin ihtiyaçları en üst seviyeye ulaşır. 36 haftalık gebelikte beslenme, tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli beslenmeyi gerektirir.
Bu dönemde uygulayabileceğiniz beslenme önerileri şunlardır;
Günlük sıvı tüketiminizi artırın. Taze meyve suları, ayran ve bol su içmeye özen göstererek vücudun artan sıvı ihtiyacını karşılayın.
Azar azar ve sık aralıklar ile beslenmeye devam edin. Bunun için en ideal beslenme şekli 3 ana öğün ve 3 ara öğünden oluşur.
Hazımsızlık, mide yanması ve kabızlık gibi şikâyetleriniz devam ediyorsa tükettiğiniz besinleri seçerken bunları göz önüne alarak tercihte bulunun. Acılı, baharatlı, çok tuzlu veya çok ekşi yiyecekleri listenizden çıkarın.
Kızartma, hamur işi, şekerli ve paketli gıdaları tüketmekten kaçının.
Demir, kalsiyum ve proteince zengin beslenmeye devam edin.
Hamilelikte 9. aya gelindiğinde kasların aşırı esnemesi, ödem ve ağrılar anne adaylarının hareket kabiliyetini oldukça zorlar. Bu dönemde yapılacak hafif egzersizler, kasları güçlendirirken ağrıların da azalmasına yardımcı olacaktır.
36 haftalık gebelik egzersizleri ve yapılabilecek fiziksel aktiviteler olarak şu seçenekleri değerlendirebilirsiniz:
Yarım saati aşmayan tempolu yürüyüşler
Yüzme
Hamile pilatesi
Hamile yogası
Nefes egzersizleri
Doğumu kolaylaştıran esneme hareketleri
Vücut ağırlığınız arttıkça hareket edebilmek ve spor yapmak daha güç bir hale gelebilir. Ancak hem kolay doğum hem de doğum sonrası hızlı toparlanma süreci için doktorunuzun da uygun gördüğü gebelik egzersizlerini düzenli aralıklarla yapabilirsiniz.
36. Hafta Gebelikte Kontrol Listesi
Hamileliğin 36. haftası için yapmanız gerekenleri şu şekilde listeleyebiliriz:
Doğum stresi ve heyecanını yenmek için doğuma hazırlık eğitimi veya kursuna katılın.
Doktorunuz bu haftadan itibaren sizi daha sık aralıklar ile görmek isteyebilir. Doktor randevularınızı iyi planlayın ve muayene günlerinizi aksatmayın.
hafta için kadın doğum uzmanının istediği tetkikler varsa bunları yaptırmayı unutmayın.
Bebek bakımı ile ilgili bilgiler edinin ve emzirme, alt değiştirme, bebek banyosu hakkında kendinizi hazırlayın.
Çalışıyorsanız doğum izninizi planlamaya başlayın.
Gebeliğin 36. haftası ile bebeğinizi kucağınıza alacağınız ana bir adım daha yaklaşmış durumdasınız. Son hazırlıklarınızı tamamlamaya ve hamileliğinizin keyfini sürmeye devam edin.
Bebeğinizi kucağınıza almak için gün sayarken artık 37. haftadasınız. Çok uzunmuş gibi görünen gebelik serüveninin sonuna geldiniz ve doğuma sadece 3 haftanız kaldı. Buna rağmen hem bebeğiniz hem de siz farklı durumlar yaşamaya devam ediyorsunuz.
Gebeliğin 37. haftası anne adaylarında ne gibi değişimler yaratıyor, bebeğiniz bu hafta ne durumda? Beslenmeden egzersizlere hamilelik semptomlarından kontrol listesine kadar aklınıza takılan her şeyi sizler için derledik.
37. Haftada Bebek
37. haftaya geldiğinizde bebeğinizin gelişiminin hangi aşamada olduğunu merak edebilirsiniz. İşte kilosu, boyu, sistemlerinin ve duyularının gelişimi, hangi becerileri kazandığı gibi tüm sorularınızın cevapları…
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz bu hafta bir marul boyutuna ulaştı.
Birçok sistemi dış dünyaya uyum sağlamak için hazır olan minik yavrunuz, bu hafta yağlanmaya ve kilo almaya devam ediyor. Geçen haftaya kıyasla yaklaşık 200 gram daha alan bebeğin boyunun uzaması bir miktar yavaşlamış olabilir. Bu dönemde derisinin altındaki ve organlarının çevresindeki yağ doku giderek artar.
37 haftalık bebeğin kilosu ve boyu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
37. hafta
2600-2800
48-49
Bu değerler, 37. haftasında olan bir bebeğin ortalama değerleridir. Sizin miniğiniz doktor kontrolünde daha kilolu veya zayıf, daha kısa veya uzun çıkmış olabilir. Erkek bebekler kız bebeklere kıyasla daha fazla yağ dokusuna ve daha kalın kemiklere sahip olurlar. Bu durum bebeklerin farklı boy ve kiloda olmasına yol açabilir. Bu gibi durumlarda endişeye kapılmamak ve her bebeğin fiziksel gelişiminde bu tür farklılıklar olmasının normal karşılandığını unutmamak gerekir.
Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Her ne kadar bebeğiniz bu hafta doğduğunda prematüre yerine normal zamanında doğmuş bir bebek gibi kabul görse de 37 haftalık doğumlar hâlâ erken doğum olarak adlandırılır. Çünkü bebeğin sistemleri gelişmeyi sürdürüyor. Genel olarak bir yeni doğan kadar gelişim göstermiş olan miniğinizin vücudunda son hazırlıklar devam ediyor.
O hâlde 37 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi hangi aşamada, inceleyelim.
Sinir Sistemi + Endokrin Sistem
Bu hafta miniğinizin beyin gelişimi devam eder. Sinir hücreleri hızla çoğalır ve birbirleri ile bağlantı kurar. Gelişen endokrin sistem sayesinde yüksek ihtimalle saçlarının çoğu çıkmış olabilir. Tırnakları da uzamaya devam eder.
Sindirim Sistemi
Bebeğinizin midesi anne sütünü sindirecek kadar gelişmiş durumdadır. Beslenmesini sağlayacak emme kasları gelişimini tamamlamak üzeredir.
Solunum Sistemi
Akciğerler gelişimini büyük ölçüde tamamlamıştır ve artık bebeğiniz dünyaya geldiğinde solunum desteğine ihtiyaç duymadan kendi kendine nefes alıp verebilecek gelişim düzeyindedir. Anne karnında amniyon sıvısını yutarak ritmik hıçkırıklara devam eder ve solunum pratiği yapar.
Destek ve Hareket Sistemi
Giderek daha fazla kalsiyum depolayan kemikler sertleşmeyi sürdürür. Özellikle kaval kemiği, uyluk kemiği ve kol kemikleri kıkırdak dokusunu kaybedip kemiksi yapısına kavuşmaya başlar. Ancak birçok kemik doğum kanalından rahat geçiş sağlamak amacıyla hâlâ kıkırdak yapısını korumaktadır.
Boşaltım Sistemi
Böbrekler amniyon sıvısını süzerek çalışma mekanizmasını güçlendirir ve doğumdan sonra bebeğin damarlarında gezen atıkları ayrıştırmak için kendini hazırlar. Bağırsaklarda bebeğin ilk dışkısı olan siyah- koyu yeşil renkli mekonyum birikimi devam eder.
Üreme Sistemi
Yakın zamanda tamamlanacak olan erkek bebeklerin testislerinin testis torbasına inmesi olayı devam eder.
Bağışıklık Sistemi
Bebeğiniz bu hafta sizin antikorlarınızı kendi bünyesine kazandırmayı ve bağışıklığını kuvvetlendirmeyi sürdürür.
37 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Gebeliğin 37. haftası miniğiniz, duyu yeteneklerini oldukça ilerletmiştir.
37 haftalık bebeğin gelişimi duyu organları söz konusu olduğunda hangi aşamadadır, işte adım adım küçüğünüzün bu hafta öğrendikleri…
Göz ve Görme Duyusu
Gözler bu hafta ışığa olan duyarlılığını artırmış durumdadır. Karnınıza parlak bir ışık geldiğinde yavrunuz ışığın yönüne doğru yönelebilir. Gözlerini kırpabilir.
Kulak ve İşitme Duyusu
Kulakları oldukça gelişmiştir. Duyma yeteneği ilerleyerek anne ve babasının seslerini ayırt edebilir hâle gelir. Doğduktan sonra bu sesleri büyük ölçüde hatırlayacaktır.
Dil ve Tatma Duyusu
Bebeğiniz bu hafta dilini kullanmanın yollarını keşfeder. Elini, ayağını veya parmağını emme hareketi yaparak beslenme için bol bol pratik yapar.
Burun ve Koklama Duyusu
Koku alma yeteneğini kullanabileceği bir ortamda bulunmamasına rağmen burun ve koklama duyusu da hazırdır.
Deri ve Dokunma Duyusu
Cildinin üzerindeki lanugo tüylerinin büyük bir kısmı dökülmüştür. Teni pembe rengini almaya devam eder. Cilt altında yağ dokusu birikmeyi sürdürür ve bebeğin kendi vücut sıcaklığını koruyabilmesine yardımcı olur.
37 Haftalık Bebek Hareketleri
Doğum yaklaşırken anne adaylarını en çok bebeğin hareketlerindeki değişimler heyecanlandırır. Uzun süreli hareketsizlikler veya normalin dışında hareketli olma hâlleri gebeliğin 37. haftası içerisindeyken farklı yorumlanabilir.
Bu hafta bebeğiniz anne karnında kendisine adeta bir yenidoğan gibi düzen kurar. Belli aralıklarla uyuyup uyanır, uyurken uzun süre hareket etmeyebilir. Fakat 37 haftalık bebek hareketleri hâlâ net bir şekilde hissedilebilir. Hatta rahim duvarı fazlasıyla inceldiği için dışarıdan bebeğin eli, dirseği veya ayağı fark edilebilir. Dönme hareketi yaparken karnın her yerinde geniş dalgalar oluşturması mümkündür.
37 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Haftalar hızla ilerlerken gebeliğinizde kaçıncı ayda olduğunuzu merak edebilir ve “37 hafta kaç aydır?” diye sorabilirsiniz.
37. hafta, hamilelikte 9. ayda olduğunuzu gösterir. Dilerseniz basit bir hesaplama ile kaç aylık olduğunuzu kendiniz hesaplayabilirsiniz.
37 hafta= 37x7 = 259 günlük
259/30= 8 ay 19 gün
Bu hesaba göre gebeliğinizde 9. ayın içindesiniz.
37 Haftalık Gebelikte Anne
Anne adayları için hamileliğin belki de en zorlu evresi son haftalardır. Bu dönemde fiziksel şikâyetlerin yanı sıra doğumun nasıl olacağı, bebeğinizin sağlıkla dünyaya gelmesi, doğum anı ve sonrası ile ilgili kaygılardan kaynaklı psikolojik sıkıntılar artmaya başlar. Bu nedenle gebeliğin 37. haftası ile birlikte stres ve heyecan fazlasıyla yükselir.
37 haftalık gebe iseniz bu hafta sizi neler bekliyor, nelere hazırlıklı olmalısınız, merak ettiklerinizi birlikte inceleyelim.
Bedenimde Neler Oluyor?
Kasılmalar: Çoğu anne adayının doğum sancısı mı yoksa yalancı sancılar mı diye ayırt etmekte zorlandığı kasılmalar, bu haftalarda daha sık yaşanmaya başlar. Artık doğum pozisyonunu almış olan bebeğiniz rahim kaslarına baskı kurarak vücudunuzu doğum anına hazırlamaktadır. Braxton Hicks adı verilen bu hazırlık kasılmaları, doğumun başladığını değil yaklaştığını gösterir. Düzensiz aralıklarla gelen ve dinlenince gelen kasılmalar bu süreçte normal karşılanabilir.
Uykusuzluk: Son haftaların sürekli tekrarlayan sorunu uykusuzluktur. Büyüyen karın, doğru uyku pozisyonunu bulmaya engel oluşturabilir. Angajmanın gerçekleşmesi ise mesaneye olan baskının artmasına ve gece uykudan uyanmanıza sebep olup tuvalete gitme ihtiyacı hissetmenize sebep olabilir. Ayrıca doğuma yönelik kaygılar ve stres de uykusuzluk üzerinde büyük bir rol oynayarak uykuya dalmayı zorlaştırır.
Çatlak sorunu: Kilo alımındaki ani artış birçok gebede deride özellikle de karın ve basen bölgesinde morumsu veya kırmızımsı damarların oluşmasına yol açabilmektedir. Aşırı esneyen derinin üzerinde bu tür görüntüler oluşması normaldir. Çatlak oluşumu genetik yatkınlıkla beraber beslenme, uyku düzeni, cildin nem dengesi gibi birçok farklı etkene bağlı olarak gelişir. Fakat son haftalarda cildiniz maksimum gerginliğe ulaştığı için daha sık görülebilir.
Sırt ağrısı: Bebeğiniz bu günlerde omurganıza daha fazla baskı yapmaya başlamış olabilir. Bu baskı, sırt ve bel bölgesinde zaman zaman şiddetlenen hafif ağrılara yol açar.
Ciğerlerde rahatlama: Önceki haftalarda büyüyen bebek göğüs kafesine ve akciğerlere baskı yaparak nefes alıp vermeyi güçleştirirken gebeliğin 37. haftası ile bu baskı yukarıdan aşağıya kaydığı yani bebek doğum kanalına inmeye başladığı için ciğerlerde rahatlama hissedilebilir.
Nişan gelmesi: Gebelerin bildiği en belirgin doğum belirtilerinden biri olan nişan gelmesi, 37. haftada meydana gelebilir. Rahim ağzını hamilelik süresince enfeksiyonlardan korumakla görevli olan mukus, doğumdan birkaç saat önce gelebileceği gibi birkaç hafta önce de gelebilir. Böyle bir durumda doktorunuza bilgi vermeniz gerekir.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları
Günleri sayıyor, hazırlıklarınızı tamamlarken yorgunlukla ve ağrılarla mücadele etmeye çalışıyorsunuz. Şikâyetlerinizi en aza indirmeye yardımcı olacak bazı uygulamalar ile bu haftayı daha rahat geçirmeyi deneyebilirsiniz.
37 haftalık hamilelikte anne için pratik tavsiyeler şunlardır;
Uzun süre ayakta kalmamaya çalışın ve bol bol ayaklarınızı uzatarak dinlenin.
Uykusuzluk sorununa karşı basit tedbirler alın.
Uyku pozisyonunuzu daha konforlu bir hâle getirmek için sırt, karın ve bacaklarınızı yastıklar ile destekleyin.
Yatmadan önce ılık bir duş alın.
Uykudan en az 1 saat önce bir bardak ılık süt için.
Yatmadan önce mesanenizi boşalttığınızdan emin olun.
Kitap okumayı deneyin.
Bel ve sırt ağrılarını ortadan kaldırmaya yardımcı olacak egzersizler yapın.
Yalancı kasılmalara karşı önlemlerinizi alarak dinlenmeyi ve bol sıvı tüketmeyi ihmal etmeyin.
Doğum anına yönelik çeşitli kaygılar taşıyor doğum korkusu yaşıyorsanız stresi azaltabilmek için psikolojik destek almayı deneyin. Bir doğum koçu, doula veya psikolog ile görüşerek kaygılarınızı hafifletmeye çalışın.
Çatlaklarınız oluşuyorsa hem oluşan çatlakların ilerlemesini hem de yeni çatlak oluşumunu önlemek amacıyla cildinizi nemlendirin. Bunun için bitkisel yağlardan ve organik kremlerden faydalanabilirsiniz.
Doğum Belirtileri Nelerdir?
Anne adaylarının en çok merak ettiği konulardan biri de doğum belirtileridir. 37 haftalık bebek dünyaya gelmek için neredeyse hazırdır. Bu sebeple doğum anının geldiğini anlamanıza yardımcı olacak belirtileri iyi gözlemlemek gerekir.
Giderek sıklaşan, dinlenme ile geçmeyen, düzenli kasılmalar (Zaman geçtikçe iki sancı arasındaki süre kısalırken kasılmaların süresi uzar.)
Karnın alt tarafında baskı hissi
Regl ağrısına benzer ağrı ve kramplar
Nişan gelmesi (Rahim ağzını örten sümüksü yapılı akıntıdır.)
Suyun gelmesi (Amniyon kesesinin patlaması ile gelen amniyotik sıvıdır. Su geldikten yaklaşık 12-24 saat sonra doğum gerçekleşir.)
Vajinal kanama
Rahim ağzında (servikste) incelme (Bebeğin geçişini sağlamak için rahim ağzının yeterli açıklığa ulaşması gerekir. Bunun için gereken açıklık 10 cmdir.)
Bebek beklediğinizi öğrendiğiniz ilk andan itibaren sağlıklı bir beslenme tarzı benimseyerek ve çeşitli egzersizler yaparak formunuza dikkat etmiş ve kontrollü kilo almış olabilirsiniz. Son aya geldikten sonra bazı anne adayları için bu durum farklılaşabilir ve bebeğin günde 25-30 gram kilo alması sizin de hızla kilo almanıza yol açabilir.
37 haftalık gebelik için doktorların öngördüğü kilo aralığı 12,5-14,5 kg şeklindedir. Bu kilo aralığı her hamilede değişkenlik gösterebilir, ancak bebeğin gelişimi ve sizin sağlığınız yolunda ilerlediği müddetçe bu kilonun altında veya üstünde bir kilo almış olmanız ciddi bir sıkıntı oluşturmaz.
Beslenme Önerileri
37. haftaya gelindiğinde anne rahmindeki bebeğin gelişimi büyük bir oranda tamamlanmış durumdadır. Fakat doğuma kadar yağ dokusundaki artış ve bazı sistemlerin gelişme süreci devam eder. Bu sebeple beslenme konusu hala önemini korumaktadır.
37 haftalık gebelikte beslenme için öneriler şunlardır;
Artan vücut ısısını dengede tutmak amacıyla günlük sıvı alımına dikkat edin ve günde en az 2,5-3 litre su tüketmeye devam edin.
Bel, sırt ve bacak ağrılarını hafifletmeye yardımcı olacak magnezyum ve potasyum minerallerince zengin beslenmeye çalışın.
Şişkinliği önlemek ve kan şekerinizi dengede tutmak için azar azar ve sık aralıklar ile beslenin.
Son dönemlerde hızlı kilo aldığınızı hissediyorsanız ve iştahınız çok açıldıysa sağlıklı atıştırmalıklardan faydalanın.
Hamileliğinizin sonuna yaklaşırken bebeğin doğum pozisyonunu alması ve servikse yaptığı baskının artması nedeniyle kendinizi eskisi kadar kolay hareket ederken bulamayabilirsiniz. Fakat gebeliğin seyri ve doğum için yaşanan bu semptomların sizi daha fazla hareketsizleştirmesini önlemek gerekir.
37 haftalık gebelik egzersizleri ve yapılabilecek fiziksel aktiviteler olarak şu seçenekleri değerlendirebilirsiniz:
Yarım saati aşmayan tempolu yürüyüşler
Dans etmek
Meditasyon
Esneme hareketleri
Doğumu kolaylaştıran nefes egzersizleri
Özellikle esneme ve nefes egzersizleri bu haftalarda sizi fiziksel olarak hazırlamakla kalmaz, aynı zamanda psikolojik yönden de rahatlamaya yardımcı olur. Dilerseniz egzersizleri doğru şekilde uygulayabilmek için bir uzmandan yardım alabilir veya özel hamile kurslarına kayıt olabilirsiniz.
37. Hafta Gebelikte Kontrol Listesi
Hamileliğin 37. haftası için yapmanız gerekenleri şu şekilde listeleyebiliriz:
Doğum zamanı yaklaşırken doğum belirtileri ile ilgili bilgi edinin veya bu konuda doktorunuzdan detaylı bilgi alın.
Bebeğinizin ve sizin hastanede ihtiyaç duyacağınız tüm malzemeleri toparlayın ve hastane çantanızı hazır edin. Hastane çantasını kapıya yakın bir yere koyun.
Doktorunuzla birlikte doğum şeklinizi belirleyin.
Gebeliğin 37. haftası ile bebeğinizi kucağınıza almak için geriye sadece 3 haftanız kalıyor. Bu haftayı son hazırlıkları tamamlayarak ve bol bol dinlenerek geçirebilirsiniz.
Hamileliğinizin son haftaları oldukça yavaş geçiyor gibi görünse de artık 38. haftadasınız ve doğuma sadece birkaç haftanız kaldı. Bu günlerde kendinizi hem fiziksel hem de zihinsel olarak hiç olmadığınız kadar yorgun hissedebilirsiniz. Aklınızda cevabını merak ettiğiniz birçok soru dönüp dururken bebeğiniz de son hazırlıklarını yapmaya devam ediyor. Gebeliğin 38. haftası anne adaylarında ne gibi değişimler yaratıyor, bebeğiniz bu hafta ne durumda? Beslenmeden egzersizlere hamilelik semptomlarından kontrol listesine kadar aklınıza takılan her şeyi sizler için derledik.
38. Haftada Bebek
38. haftaya geldiğinizde bebeğinizin gelişiminin hangi aşamada olduğunu merak edebilirsiniz. İşte kilosu, boyu, sistemlerinin ve duyularının gelişimi, hangi becerileri kazandığı gibi tüm sorularınızın cevapları…
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz bu hafta bir kış kabağı boyutuna ulaştı. Doğum anı bu kadar yaklaşmışken bebeğinizin hala büyüyor olması sizi şaşırtabilir. Fakat 38. haftaya gelindiğinde anne karnındaki bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimi tam hız devam eder. Bebeğiniz bu hafta kaslarını kuvvetlendirmeyi ve deri altında yağ depolamayı sürdürür, vücut sistemleri son hazırlıklarını yapar. 38 haftalık bebeğin kilosu ve boyu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
38. hafta
2800-3000
49-50
Bu değerler, 38. haftasında olan bir bebeğin ortalama değerleridir. Sizin miniğiniz doktor kontrolünde daha kilolu veya zayıf, daha kısa veya uzun çıkmış olabilir. Bu gibi durumlarda endişeye kapılmamanız ve her bebeğin fiziksel gelişiminde bu tür farklılıklar olmasının normal karşılandığını unutmamanız gerekir. Her bebeğin fiziksel özelliklerini belirleyen belli başlı etkenler vardır. Bu sebeple bebeğin boy ve kilosunu kıyaslamamalı ve bu tablonun genel değerlerden oluştuğunu bilmelisiniz.
Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
38. haftada bebeğiniz birçok yönden dünyaya gelmek için hazırdır. Bu nedenle bu hafta gerçekleşen doğumlar artık erken doğum olarak adlandırılmaz. 38-41 haftaları arasında gerçekleşen her doğum vaktinde gerçekleşmiş kabul edilir. Fakat 40-41 haftalarına kadar bebeğin anne rahminde kalması sistemlerinin gelişimini sürdürmesi açısından oldukça faydalıdır ve herhangi bir sorun oluşmadığı müddetçe son gününe kadar doğumun kendiliğinden başlaması beklenebilir. O hâlde 38 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi hangi aşamada, inceleyelim.
Sinir Sistemi + Endokrin Sistem
Sinir sistemi vücuttaki sürekli gelişmeye devam eden sistemlerin başında gelir. Bu hafta miniğiniz, sinir hücrelerinin üretimine devam ederek dünyaya geldiğinde gördüklerini anlamak, kavramak ve yorumlamak için gereken bağlantıları kurmayı sürdürür. Yavrunuzun endokrin sistemi de oldukça gelişmiş durumdadır. Artık lanugo tüylerine ve verniks tabakasına ihtiyacı kalmadığı için cildinde kalan son tüylerin çoğunluğunu döker ve verniks tabakasından kurtulur.
Dolaşım Sistemi
38 haftalık bebek dakikada 110-150 arası atış yapan bir kalbe sahiptir ve dolaşım sistemi tüm vücuduna kan gönderimi sağlar.
Sindirim Sistemi
Bebeğiniz amniyotik sıvıyı yutarak emme refleksini ve sindirim sistemini geliştirmeye devam eder. Bu hareketler sindirime yönelik ilk pratikleri oluşturur.
Solunum Sistemi
Akciğerler, gebeliğin 38. haftası geldiğinde gelişimini sürdürse de büyük ölçüde hazır haldedir ve son provalarını yapar. Nefes alıp verme esnasında akciğerdeki hava keseciklerinin birbirine yapışmasını önleyen sürfaktan maddesi üretilmeye devam eder.
Destek ve Hareket Sistemi
Kafa kemikleri hariç vücudundaki diğer kemiklerin sertleşmesi büyük ölçüde tamamlanmıştır. Kemiklere kalsiyum depolanması devam ederken kasları da her geçen gün daha fazla güçlenir.
Boşaltım Sistemi
Miniğiniz yuttuğu amniyon sıvısını böbreklerinden süzerek idrarını yapar ve boşaltım sistemini geliştirir. Ayrıca derisinden dökülen lanugo tüyleri ve verniks tabakası da amniyon sıvısına karışarak bebek tarafından yutulur. Karaciğer, safra ve pankreastan gelen atıklarla beraber yutulan tüm bu maddeler kalın bağırsaklarda birikerek bebeğin ilk dışkısı olan mekonyumu biriktirir.
Bağışıklık Sistemi
Bebeğinizin bağışıklığı her geçen gün giderek güçlenir. Annenin antikorları bebeğin vücuduna katılmayı sürdürür.
38 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Belli bir düzen içerisinde uyuyup uyanan, duygularınızı ve yorgunluğunuzu hissedebilen miniğinizin duyu organları bu hafta karakteristik özelliklerini geliştirerek eksiklerini tamamlar. 38 haftalık bebeğin gelişimi duyu organları söz konusu olduğunda hangi aşamadadır, işte adım adım küçüğünüzün bu hafta öğrendikleri…
Göz ve Görme Duyusu
Bu hafta miniğinizin gözü neredeyse bir yetişkin gözünün 3/4 boyutuna ulaşır. Göz rengini oluşturan pigmentler henüz oluşumunu tamamlamadı. Işığa tepki verebilse de odaklanma henüz mümkün değildir. Bu özellikler doğumdan sonraki süreçte gelişir.
Kulak ve İşitme Duyusu
Bebeğinizin işitme yeteneği oldukça gelişmiş durumdadır. Aniden gelen yüksek bir sese karşı karnınızda tepki verdiğini hissedebilirsiniz.
Dil ve Tatma Duyusu
Dilinin üzerindeki tat alma reseptörleri gelişmiştir.
Burun ve Koklama Duyusu
Önceki haftalarda gelişen koku alma yetisi hazır durumdadır.
Deri ve Dokunma Duyusu
Bu hafta önceki dönemlere kıyasla azalmış olsa da bebeğiniz deri altında yağ depolamayı ve kilo almayı sürdürür. Lanugo tüylerinin çoğu dökülmüştür, fakat doğum sonrasında bir miktar omuzlarında ve yanaklarında bu tüylerden görmek mümkün olabilir. Verniks tabakası da büyük miktarda kaybolmuştur. Kalan verniks, bebeğin doğum kanalından daha rahat geçebilmesine imkân tanıyacaktır.
38 Haftalık Bebek Hareketleri
Gebeliğin 38. haftası ile miniğinizin hareketlerinde önceki haftalardaki netliği hissedemeyebilirsiniz. Çünkü bebeğiniz artık oldukça kısıtlı bir alana sahiptir ve eskisi kadar hızlı ve çevik manevralar yapamaz. Ayrıca doğum pozisyonunu almaya başlaması nedeniyle doğum kanalına doğru ilerlemiş ve sıkışmış olabilir. Tüm bu durumlar 38 haftalık bebek hareketleri üzerinde oldukça etkilidir. Ancak bebeğinizin el ve ayaklarının itme hareketlerini hissetmeniz, karnınızın belirli noktalarında bazı yükseltiler fark edebilmeniz hala mümkündür. Doğuma sayılı günler kala miniğinizin karnınızdaki hareketlerini kontrol etmeye devam etmeniz gerekir. Eğer 24 saat içerisinde bebeğiniz hiç hareket etmemiş veya çok az hareket etmişse vakit kaybetmeden bu durumu kadın doğum doktorunuza bildirin.
38 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Doktorunuz gebelik sürenizi hafta bazında takip etmeye devam etse de siz kaçıncı ayın içerisinde olduğunuzu merak ederek “38 hafta kaç aydır?” diye sorabilirsiniz. 38. hafta, hamilelikte 9. ayda olduğunuzu gösterir. Dilerseniz basit bir hesaplama ile kaç aylık olduğunuzu kendiniz hesaplayabilirsiniz. 38 hafta= 38x7 = 266 günlük 266/30= 8 ay 26 gün Bu hesaba göre gebeliğinizde 9. ayı tamamlamak üzeresiniz.
Heyecan, endişe, sabırsızlık, mutluluk, korku, yorgunluk derken 38. haftaya da sanki hiç bitmeyecek hissi ile girmiş olabilirsiniz. 38 haftalık gebe iseniz bu hafta sizi neler bekliyor, nelere hazırlıklı olmalısınız, merak ettiklerinizi birlikte inceleyelim.
Bedeninde Neler Oluyor?
Kılcal damarlar ve varisler: Artan kan dolaşımı, uzun süredir bebeğinizi taşıyor olmanız ve vücut ağırlığının giderek artması, damarlarınızda normalin üzerinde genişlemeler yaratarak ince mavi veya kırmızı renkli çizgi görünümüne sahip kılcal damarların ve varislerin oluşmasına neden olabilir. Hamilelikte ortaya çıkan varisler genellikle doğum sonrasında kaybolmaktadır.
Bel ve sırt ağrısı: Gebeliğin farklı dönemlerinde sık sık ortaya çıkan bel ve sırt ağrıları, son haftalarda artış gösterebilir. Anne adayını doğuma hazırlayan gebelik hormonlarının kasları gevşetmesinin ve artan vücut ağırlığının bu ağrılardaki rolü oldukça büyüktür.
Yuvalama içgüdüsü: Birçok semptomla mücadele edilmesine rağmen bu haftalarda bazı anne adayları daha enerjik hissedebilir. Özellikle ev temizliği, ev ve bebek odası düzenlemesi gibi konularda kendinizi arı gibi çalışırken bulabilirsiniz. Ailenize katılacak olan yeni bireyi kusursuz bir şekilde karşılama içgüdüsü ile yapılan bu hazırlıklara yuvalama içgüdüsü adı verilmektedir ve genellikle son trimesterin son dönemlerinde ortaya çıkar.
Ayak ve ayak bileklerinde şişme: Bebeğin doğum kanalına doğru inişe geçmesi ile vücudunuzun alt bölümündeki baskı artar. Bu baskı ayak ve ayak bileklerine doğru giden damarları zorlayarak kan akışını yavaşlatır ve ödem (şişlik) oluşmasına yol açar. Ayrıca vücut sıvılarının dokularda birikmesi ile ödem artış gösterebilir.
Vücut sıcaklığında artış: Metabolizma hızının artması ve gebelik hormonlarının yükselmesi, doğum yaklaşırken anne adaylarının vücut sıcaklıklarını artırabilir. Bu haftalarda ani sıcak basmaları hissedebilir, her zamankinden daha sıcak olduğunuzu fark edebilirsiniz.
Tüm bu yeni belirtilere ek olarak önceki haftalarda ortaya çıkan veya dönem dönem kendini gösteren başka semptomlar da yaşıyor olabilirsiniz:
Vajinal akıntıda artış
Nişan gelmesi (Kanlı, sümüksü yapılı akıntı)
Sık idrara çıkma
Braxton Hicks kasılmaları
Kolostrum sızıntısı ve göğüslerde hassasiyet
Uykusuzluk
Ödem
Ateş basması
Nefes darlığı
Rahimde baskı
Bacak krampları
Kabızlık ve hemoroid
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları
Hamileliğin son günleri anne adaylarını fiziksel olarak oldukça yormaktadır. Bebeğiniz dünyaya gelmeden önce bu günler iyi değerlendirilmeli ve fırsat buldukça enerji toplanmalıdır. 38 haftalık hamilelikte anne için pratik tavsiyeler şunlardır;
Ödem ve şişlik sorununu azaltmak amacıyla günlük tuz tüketiminizi azaltın ve bol su için.
Uzun süre ayakta kalmamaya dikkat edin. Kalıyorsanız, mutlaka ayaklarınızın altına bir yükselti koyarak uzanın ve dinlenin.
Uyku kalitenizi artırmaya çalışın ve iyi dinlenin. Uyanmanıza neden olmaması için yatmadan önce çok su içmemeye özen gösterin.
Sağlıklı ve enerji artıran atıştırmalıklar tüketerek günlük enerjinizi koruyun.
Ev işlerinde ve bebek odası hazırlıklarında yakınlarınızdan yardım isteyin ve kendinizi çok fazla yormayın.
Kılcal damar ve varisleri önlemek için duştan çıkmadan önce bacaklarınıza soğuk su uygulaması yaparak kan dolaşımını destekleyin.
Otururken sırtınızı yastıklarla destekleyin.
Kaç Kilo Almalısın?
Bu hafta kilo alma hızınız azalmış olabilir. Fakat bebeğinizin asıl kilo artışı genellikle son haftalarda gerçekleştiği için birçok anne adayı bu günlerde kilo almayı sürdürür. Bazı anne adayları ise sabit bir kiloda kalabilir. 38 haftalık gebelik için doktorların öngördüğü kilo aralığı 13-15 kg şeklindedir. Bu kilonun içeriğini sadece sizin kilonuz değil; bebeğinizin kilosu, plasentanın ağırlığı, büyüyen göğüslerin ağırlığı ve artan vücut sıvıları da oluşturur. Tahmini kilo aralığının üzerinde iseniz bunun sebebi son dönemde vücudunuzda ödem sorunu oluşması olabilir. Doktorunuz rutin muayenelerde kilonuzu ölçmeye devam edecek ve gerekli gördüğü yerlerde size gereken uyarıları yapacaktır.
Beslenme Önerileri
38. haftaya ulaştığınızda bebeğiniz gelişimini neredeyse tamamlamış olur. Siz de gebeliğiniz boyunca aldığınız en yüksek kilonuza ulaşırsınız. Bu nedenle beslenme konusundaki eski özeninizi kaybetmiş olabilirsiniz. Oysaki bu haftalardaki beslenme de en az diğer haftalar kadar önemlidir. Anne adayının vücudu doğum sırasında ve sonrasında enerjiye ihtiyaç duyacak, iyileşme ve toparlanma sürecinde kullanılmak üzere vücudunuzun protein, vitamin ve mineral gereksinimi artacaktır. 38 haftalık gebelikte beslenme için öneriler şunlardır;
Bol su içmeye ve sıvı tüketmeye dikkat edin. Şişkinlik ve ödem sorununuz olsa dahi sıvı tüketimini azaltmayın.
Öğünlerde demir içeriği zengin besinlere mutlaka yer verin. Bebeğiniz büyüdükçe demir ihtiyacı artacaktır. Bu nedenle kırmızı et, kuru üzüm, koyu yeşil yapraklı taze sebzeleri düzenli aralıklar ile tüketin.
Büyüyen karnınızın mideye yaptığı baskı arttıkça iştahta azalma olabilir. Bu duruma kanmayın ve öğün atlamadan tüm besin gruplarından yeteri kadar tükettiğinizden emin olun.
Bu haftalarda enerji içeriği yüksek olan ancak size gereksiz kalori yüklemeyen yiyeceklere ağırlık verin.
Lif içeriği yüksek tam tahıllı ürünler tüketerek sindirim ve boşaltım sisteminizi rahatlatın.
Egzersiz Önerileri
Karnınız bu kadar büyümüş bir durumdayken yürümek, oturmak, yatmak, eğilip kalkmak gibi temel hareketleri dahi yerine getirmede zorlanabilirsiniz. Ancak yaşadığınız bu zorlukların sizi egzersiz yapmaktan alıkoymaması gerekir. Çünkü son haftalarda uygulayacağınız egzersiz hareketleri sayesinde ağrılarınız hafiflerken vücudunuz da doğum için gerekli esnekliği kazanacaktır. 38 haftalık gebelik egzersizleri ve yapılabilecek fiziksel aktiviteler olarak şu seçenekleri değerlendirebilirsiniz:
Bu dönemde doktorunuzun günlük aktiviteleriniz için herhangi bir kısıtlama veya uyarısı bulunuyorsa bunu göz önüne almanız ve size uygun egzersizler için doktorunuzun onayını istemeniz gerekir. Bu noktayı atlamadan gebeliğin 38. haftası egzersiz yapmaya devam edebilirsiniz.
Hamileliğin 38. haftası için yapmanız gerekenleri şu şekilde listeleyebiliriz:
Kendinizi yormaktan kaçının. Aşırı enerji gerektiren fiziksel aktivitelere ara verin ve bol bol dinlenin.
Bebek bakımına yönelik kitaplar okuyun. Özellikle ilk defa anne oluyorsanız doğum sonrasında miniğinizin ihtiyaçlarını daha kolay yerine getirebilmenize yardımcı olacak bilgilere sahip olduğunuzdan emin olun.
Bebeğinizi hastaneden çıkarırken güvenliğini sağlayabilmek için bir puset satın alın.
Doğumu kolaylaştırıcı çömelme ve esneme hareketlerini günlük egzersiz programınıza ekleyerek vücudunuzu hazırlayın.
Gebeliğin 38. haftası ile bebeğinize kavuşmanıza sadece birkaç hafta kalıyor. Bu son günlerin tadını çıkarın ve son hazırlıklarınızı tamamlayın.
39. HAFTA HAMİLELİK
Her günü “Acaba o gün bugün mü?” diyerek geçirirken artık 39. haftaya gelmiş bulunuyorsunuz. Hamileliğinizin son zamanlarındasınız ve doğum için hazırsınız. Gebeliğin 39. haftası anne adaylarında ne gibi değişimler yaratıyor, bebeğiniz bu hafta ne durumda? Beslenmeden egzersizlere, hamilelik semptomlarından kontrol listesine kadar aklınıza takılan her şeyi sizler için derledik.
39. Haftada Bebek
haftaya geldiğinizde bebeğinizin gelişiminin hangi aşamada olduğunu merak edebilirsiniz. İşte kilosu, boyu, sistemlerinin ve duyularının gelişimi, hangi becerileri kazandığı gibi tüm sorularınızın cevapları…
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz bu hafta bir bal kabağı boyutuna ulaştı. Karnınızda hiç yer kalmamış gibi hissediyor olsanız da bebeğiniz bu hafta ağırlaşmaya devam ediyor. Önceki haftaya kıyasla yaklaşık olarak 200-250 gram alan miniğinizin vücudunda hala yağ depolanmakta ve kemikleri sertleşmektedir. Kilosu artarken boyunun uzaması yavaşlamış olabilir. Ultrasonda yanaklarının etlendiği görülebilir. 39 haftalık bebeğin kilosu ve boyu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
39. hafta
3000-3200
49-51
Bu değerler, 39. haftasında olan bir bebeğin ortalama değerleridir. Sizin miniğiniz doktor kontrolünde daha kilolu veya zayıf, daha kısa veya uzun çıkmış olabilir. Bu gibi durumlarda endişeye kapılmamanız ve her bebeğin fiziksel gelişiminde bu tür farklılıklar olmasının normal karşılandığını unutmamanız gerekir. Bazı bebekler 39. haftada daha iri veya daha minyon yapılı olabilirler. Bu sebeple bebeğinizin boy ve kilosunu kıyaslamamalı ve bu tablonun genel değerlerden oluştuğunu bilmelisiniz. Yine de aklınıza takılan bir soru olursa doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz.
39 Haftalık Bebekte Sistemlerin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Gebeliğin 39. haftası ile dünyaya gelmek için son hazırlıklarını sürdüren bebeğinizin sistemlerinin ve organlarının büyük çoğunluğu plasenta olmaksızın kendi başına çalışmayı sürdürebilecek şekilde gelişim gösterir. Sadece kazanılacak son birkaç beceri kalmıştır, bu sebeple doğum için 40-41. haftaya kadar beklenmesi uygundur ve bir sakınca içermez. O halde 39 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi hangi aşamada, inceleyelim.
Sinir Sistemi
Sinir sistemi, bebeklerde doğduktan sonra da gelişmeye devam eden sistemlerden biridir. Bu nedenle miniğiniz yeni sinir hücreleri üretmeyi ve bu hücreler arasında bağlantı kurmayı sürdürür. Beyin hücreleri öğrenme ve kavrama yeteneğini aktifleştirmek amacıyla giderek çoğalır. Beynin anne karnındaki gelişiminden son ana kadar faydalanabilmek adına eğer doğum planlı sezaryen olarak gerçekleşecekse sezaryen için 39. haftanın tamamlanması beklenir.
Sindirim Sistemi
Bebeğinizin metabolizması tek başına kontrolü sağlayabilecek düzeydedir. Özellikle karaciğer gelişimi neredeyse tamamlanmıştır ve yavaş yavaş kontrolü sağlamaya başlar.
Solunum Sistemi
Bebeğin akciğerleri solunum yapmayı sağlayabilecek kadar gelişim göstermiştir. Ciğerler dakikada tam 40 kez nefes alıp verebilir durumdadır.
Destek ve Hareket Sistemi
Miniğinizin kasları güçlenmeye ve gelişmeye devam eder. Vücudunda yer alan uzun kemiklerin ortaları giderek daha fazla sertleşir ve kemiksi yapısını kazanır. Fakat parmaklarındaki kemikler hala kıkırdak yapıdadır. Doğduğunda vücudunda ortalama 300 adet kemik bulunacaktır.
Boşaltım Sistemi
Karaciğer ve safra atıkları ile ince lanugo tüyleri kalın bağırsaklarda depolanarak mekonyumu oluşturmaya devam eder. Bebeğiniz hala amniyon sıvısını yutmakta ve böbrek gelişimini sürdürmektedir.
Üreme Sistemi
Testisleri skrotuma (Testis torbası) inmeyen erkek bebeklerin üreme organları son halini almaya başlar.
Bağışıklık Sistemi
Bebeğiniz, göbek kordonu aracılığı ile plasentadaki antikorları kendi bünyesine katmaya ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye devam eder. Bu sayede en az 6 ay süre ile kendini dış dünyadaki mikroplardan koruyabilir durumda olacaktır.
39 Haftalık Bebek Hareketleri
Anne adayları son haftalarda doğum için her an tetikte beklerken bebeklerinin her hareketini de daha bir özenle dinlemeye başlarlar. Fakat 39 haftalık bebek hareketleri diğer haftalara göre oldukça azalmış durumdadır. Bu durumun oluşmasında birçok sebep vardır. Bebeğin başı doğum öncesi pelvise yerleşerek bebeğin hareketlerinin kısıtlanmasına yol açar. Ayrıca dünyaya gelmesine çok az bir zaman kala miniğiniz uykuya daha fazla zaman ayırmayı ve dinlenmeyi tercih edebilir. Yine de eski hızlı dönüşler ve tekmeler yerine bebeğin hafif vurma hareketleri, el, kol ve ayaklarının hatta parmaklarının hareketi hissedilebilir.
39 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Geçtiğimiz günlerde duyu organlarına yeni beceriler katan miniğiniz, bu hafta neredeyse tüm duyu organlarını aktif kullanabilecek durumdadır. 39 haftalık bebeğin gelişimi duyu organları söz konusu olduğunda hangi aşamadadır, işte adım adım küçüğünüzün bu hafta öğrendikleri…
Göz ve Görme Duyusu
Bu hafta bebeğinizin göz gelişimi büyük ölçüde tamamlanmıştır. Odaklanma ve göz renginin kesinleşmesi doğumdan sonra gerçekleşir.
Kulak ve İşitme Duyusu
Bebeğiniz anne karnında tüm sesleri duyabilir ve tepki verebilir. Özellikle anne ve babasının sesine oldukça aşinadır. Dünyaya geldikten sonra sizin veya eşinizin sesini duyduğunda tanıyarak sakinleşebilir.
Dil ve Tatma Duyusu
Gebeliğin 39. haftası miniğiniz hala emme pratiği yapmayı sürdürür. Dilini ve ağzını beslenmeyi sağlayabilecek derecede kullanmayı öğrenir. Tatma alma reseptörleri olgunlaşır.
Burun ve Koklama Duyusu
Deneyimleme fırsatı olmamasına rağmen koku alma yeteneği de gelişmiş durumdadır.
Deri ve Dokunma Duyusu
Bu hafta yavrunuzun derisinin rengi, deri altının giderek daha fazla yağ depolaması sayesinde pembeden beyazımsı gri veya beyaza dönmeye başlar. Doğum sonrasında akciğerlerinin solunum yapmaya başlaması ile oksijenlenme artacak ve beyazımsı ten rengi normal ten rengine dönecektir. Verniks Kazeoza tabakası büyük ölçüde yok olmuştur. Buna rağmen kalan verniks kalıntıları doğum sonrası bebeğin vücut ısısını korumasına yardımcı olur. Lanugo tüylerinin çoğu dökülmüştür.
39. Haftada Bebeğin Pozisyonu
Bu haftaya gelindiğinde doktorunuzun sıklaşan muayenelerde düzenli olarak kontrol ettiği ve sizin de merak ettiğiniz konulardan biri, bebeğin aldığı son pozisyondur. Miniğinizin bu günlerden itibaren karındaki duruşu oldukça önemlidir. Çünkü aldığı konum, doğum şekline karar verirken ve doğumun başlama zamanına dair önemli bilgiler verecektir.
39 haftalık bebeğin pozisyonu genellikle şu şekildedir;
Büyük olasılıkla baş aşağı dönmüştür.
Başı pelvise yerleşmiş durumdadır.
Yüzü anne adayının omurgasına dönük şekildedir.
Bebeğin bu duruşu, normal (Vajinal) doğumun gerçekleşmesi için gereklidir. Fakat her anne adayı için bu haftalarda bu pozisyon gerçekleşmemiş olabilir. Bazı bebekler oturur pozisyonda yani makat geliş olabilir ve daha sonraki günlerde doğum pozisyonunu alabilir.
39 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Tüm hamileliğiniz boyunca merakla beklediğiniz o mucizevi doğum anına sayılı günler kalmışken bebeğinizin kaç aylık olduğunu merak edebilirsiniz. Peki son düzlüğe girerken 39 hafta kaç aydır? 39. hafta, hamilelikte 9. ayda olduğunuzu gösterir. Dilerseniz basit bir hesaplama ile kaç aylık olduğunuzu kendiniz hesaplayabilirsiniz. 39 hafta= 39x7 = 273 günlük 273/30= 9 ay 3 gün Bu hesaba göre gebeliğinizde 9. ayı tamamladınız. Dolu dolu 9 aylık gebesiniz ve doğuma son bir haftanız kaldı.
39 Haftalık Gebelikte Anne
Birçok anne adayı, doğumu takip eden son birkaç hafta içerisinde fiziksel semptomlarda artış yaşar. Vücudun kendini doğuma hazırlıyor oluşu, birtakım şikâyetleri beraberinde getirebilir. 39 haftalık gebe iseniz bu hafta sizi neler bekliyor, nelere hazırlıklı olmalısınız, merak ettiklerinizi birlikte inceleyelim.
Bedeninde Neler Oluyor?
İshal: Bu hafta yeni bir belirti olarak bağırsak hareketlerinde artış veya ishal görülebilir. Bebeğin doğum kanalına inmesi ile bağırsaklardaki baskı ve dışkılama gereksinimi artar. Ayrıca doğumu başlatan bazı hormonlar bağırsaklarda gevşemeye sebep olabilir. Bu nedenle ishal görülmesi aynı zamanda doğumun yaklaştığının da habercisi olarak kabul edilir.
Karnın aşağı inmesi: Doğum anı yaklaşırken 30 haftalık bebek doğum kanalına inerek bu evrenin ilk adımını başlatır. Bebek rahim kanalına doğru ilerlerken karşıdan bakıldığında karnınızın aşağıya doğru sarktığı fark edilebilir. 39 haftalık gebelikte bu semptom da aynı ishal gibi doğumun başlama belirtileri arasındadır.
Ödem: Bebeğiniz doğum kanalına inmeye başladığı için vücudun alt bölgelerindeki dolaşım zayıflayarak dokular arasında sıvı birikimine yol açar. Ağırlaşan vücudun daha uzun süreler ile hareketsiz kalması da bu duruma eklenerek vücuttaki ödemin artmasına yol açabilir.
Braxton Hicks kasılmaları ve ritmik kasılmalar: 39. haftada yalancı kasılmalar devam eder, fakat sayısında artış gerçekleşmiş olabilir. Ayrıca her 10-15 dakikada bir gelen düzenli sancılar, dinlenerek geçmeyen ve giderek şiddeti artan kasılmalar da yaşanabilir.
Hemoroid: Bebeğin annenin anüs bölgesine baskı uygulaması, hemoroid sorununu tetikleyen bir etkendir. Kabızlık şikâyetinin artması ile bu bölgedeki damarlarda zorlanma ve kanama oluşabilir.
Pelvik ağrı: Pelvise yapılan baskının artması ile bu bölgede keskin ağrılar hissetmeye başlanabilir. Bu ağrı genellikle rahatsızlık hissi veren kramp benzeri bir ağrı olarak ortaya çıkar.
Yalancı Kasılma mı Doğum Sancısı mı?
Anne adayları özellikle ilk gebeliklerini yaşıyorlarsa doğumun başladığını nasıl anlayacaklarını merak ederler. Bu süreçte yalancı sancılar ve gerçek sancılar birbirine karıştırılabilir ve hamilelerin zamanlı zamansız hastaneye taşınmasına yol açabilir. Braxton Hicks olarak da bilinen yalancı doğum sancıları, doğuma hazırlık sancılarıdır. Düzensiz aralıklarla gelirler. Pozisyon değiştirdiğiniz veya dinlendiğiniz zaman kendiliğinden geçebilirler. Gerçek doğum sancıları ise daha düzenli aralıklarla gerçekleşir. İki sancı arasındaki süre giderek kısalırken kasılmaların şiddeti de giderek artış gösterir. Başlangıçta 10-15 dakikada bir gelen ve 20-30 saniye süren kasılmalar, şiddeti arttıkça 5 dakikada bir veya 10 dakikada 3 kez gelen ve her biri yaklaşık 1 dakika süren sancılara dönüşürler. Ayrıca gerçek sancılar, karın bölgesinde başlayıp sırt bölgesine veya sırt bölgesinde başlayıp karın bölgesine doğru yayılır.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları
Büyüyen karın, ağırlaşan ve pelvise baskı yapan bebek, gevşeyen kaslar, değişen denge merkezi, tüm bunlara bağlı olarak gelişen ağrılar, ödem, uykusuzluk derken tam da doğum ve sonrası için enerji toplamanızın gerektiği bu süreçte oldukça zorlanabilirsiniz. Yine de sadece bebeğinizi kucağınıza almak için çok kısa bir süreniz kaldığını düşünerek kendinizi dinlendirmeye çalışın. 39 haftalık hamilelikte anne için pratik tavsiyeler şunlardır;
Ağırlaşan vücudunuzu taşımakta dahi zorlanırken sizi yorma ihtimali olan her türlü fiziksel aktiviteden kaçının.
Uzun süre ayakta durmayın ve ara ara ayaklarınızın altına bir yükselti koyarak uzanıp dinlenin.
Bel ve sırt ağrılarınız için masaj yaptırın.
Son günlerde artan vücut ısınızı düşürmek ve kaslar rahatlatmak amacıyla ılık duş alın. Duştan çıkmadan önce ayaklarınıza ve bacaklarınıza soğuk su tutup kan dolaşımını hızlandırın.
Dokular arasında biriken ödemi gidermek amacıyla bol bol su için ve sıvı tüketin.
Karnınız çok büyümüş olsa bile gün içerisinde tamamen hareketsiz kalmamaya özen gösterin. Yapabiliyorsanız vücudu ve eklemleri esnetme hareketleri uygulayın.
Hemoroid sorununa karşı önleminizi alarak kendinize uygun bir beslenme içeriği hazırlayın. Gün içerisinde taze sebze ve meyvelere, lif içeriği zengin besinlere öğünlerinizde bol bol yer verin.
Kaç Kilo Almalısın?
Son haftalara girerken birçok gebenin kilo alma hızında azalma başlar. Bebeğiniz yağ depolamayı sürdürse de sizin kilo alma hızınız sabit kalmış olabilir. 39 haftalık gebelik için doktorların öngördüğü kilo aralığı 13,5-15,5 kg şeklindedir. Ancak bu değerler her hamile için farklılık gösterebilmektedir. Bazı anneler daha az bazı anneler de çeşitli faktörlere bağlı olarak daha fazla kilo alabilirler. Gebelik diyabeti, ödem veya genetik yatkınlık kilo almanızda etkili olabilir.
Beslenme Önerileri
Stres ve yorgunluk bu günlerde beslenme şeklinizi değiştirebilir. Kendinizi daha iştahsız hissetseniz de hem bebeğinizin hem de sizin enerji ihtiyacınız hala oldukça yüksektir. Bu durumu göz önüne alarak beslenmenize ve aldığınız vitamin minerallere dikkat etmeniz gerekir. 39 haftalık gebelikte beslenme için öneriler şunlardır;
Midenizi birden şişirip rahatsız hissetmemek için küçük porsiyonlar ile beslenin. Sık aralıklar ile ve azar azar yemek, şişkinlik hissini azaltacaktır.
Bebeğinizin kemikleri her geçen gün sertleşmeye devam ederken artan kalsiyum ihtiyacını karşılayın ve her gün süt ve süt ürünleri tüketmeye özen gösterin.
Günde en az 2,5-3 litre su tüketin.
Şeker içeriği yüksek ve yüksek kalorili besinleri tüketmeyin veya kontrollü tüketin.
Doğum sonrası miniğinizi emzirmeyi planlıyorsanız anne sütü üretimini destekleyen besinleri tüketmeye başlayın. (Tam tahıllı gıdalar, kuru meyveler, yeşil yapraklı sebzeler, hurma, incir, rezene çayı, havuç, yulaf gibi.)
Egzersiz Önerileri
Hareket edebilmek gebeliğin sonlarına gelindiğinde pek mümkün olmasa da özellikle normal doğum planlayan anne adaylarının pelvik kaslarını doğuma hazırlamaları hem doğumun gerçekleşmesinde hem de sonrasındaki toparlanma ve iyileşme süreci üzerinde oldukça etkilidir. Epizyotomi olarak adlandırılan, doğum esnasında meydana gelebilecek kontrolsüz yırtılmaların önüne geçebilmek amacıyla uygulanan vajinal kesiye gerek duyulmama için bu bölgedeki kasları çalıştıran egzersizler hamileler için çok faydalıdır. 39 haftalık gebelik egzersizleri ve yapılabilecek fiziksel aktiviteler olarak şu seçenekleri değerlendirebilirsiniz:
Sağlıklı bir gebelik sürecinin son haftası olan 40. haftaya gelmiş bulunuyorsunuz. Artık tam 40 haftalık bir gebesiniz ve doğumunuza sadece günler belki de saatler kaldı. Her ne kadar çoğu bebek beklenen doğum tarihine uymasa da henüz doğum yapmadıysanız doğumun bu hafta gerçekleşme olasılığı çok yüksektir.
Gebeliğin 40. haftası anne adayı ve bebek için ne ifade ediyor? Aklınıza takılan her şeyi sizler için derledik.
40. Haftada Bebek
40. haftaya geldiğinizde bebeğinizin gelişiminin hangi aşamada olduğunu merak edebilirsiniz. İşte kilosu, boyu, sistemlerinin ve duyularının gelişimi, hangi becerileri kazandığı gibi tüm sorularınızın cevapları…
Bebeğim Ne Kadar Büyüdü?
Bebeğiniz bu hafta bir karpuz boyutuna ulaştı.
Boyunun uzaması bir önceki haftaya göre durmuş olsa da miniğiniz bu hafta yağ depolamaya devam eder. Yüzü, kolları ve bacakları daha tombul bir görüntü kazanarak doğum sonrası olacak görünümüne kavuşur. Kısacası artık tam anlamıyla yeni doğmuş bir bebeğin fiziksel özelliklerine sahiptir.
40 haftalık bebeğin kilosu ve boyu yaklaşık olarak aşağıda yer alan tablodaki gibi olacaktır:
<b>Gebelik Yaşı (Hafta)</b>
<b>Kütle (g) </b>
<b>Uzunluk (cm)</b>
40. hafta
3200-3400
49-51
Bu değerler, 40. haftasında olan bir bebeğin ortalama değerleridir. Sizin miniğiniz doktor kontrolünde daha kilolu veya zayıf, daha kısa veya uzun çıkmış olabilir. Kilo ve boy gibi fiziksel özellikleri etkileyen birçok faktör bulunmaktadır ve her bebekte bireysel farklılıklar olması doğaldır. Gelişimi normal seyrinde ilerlediği müddetçe bu değerlerin ortalamanın biraz altında ya da üstünde olması bir sorun oluşturmayacaktır.
Sistemlerinin Gelişimi ve Yeni Kazanılan Beceriler
Doğum vakti yaklaşırken en çok bebeğinizin dış dünyaya adapte olabilecek kadar gelişip gelişmediğini merak edersiniz.
O halde 40 haftalık bebeğin organ ve sistem gelişimi hangi aşamada ve doğum için hazır mı, inceleyelim.
Sinir Sistemi + Endokrin Sistem
Bebeğinizin sinir sistemi gelişmeye ve hücreler arası bağlantı kurmaya devam eder. Yeni sinir hücrelerinin üretimi sürmektedir.
Endokrin sistemin gelişimi tamamlanmıştır. Hatta anne adayının kanındaki gebelik hormonlarının bir kısmı dolaşım vasıtası ile bebeğe geçebilir. Bu nedenle bazı bebeklerde dünyaya geldikten sonra memelerinden az miktarda süt geldiği dahi görülebilir. Bu durum birkaç gün içerisinde normale döner.
Sindirim Sistemi
Bebeğinizin sindirim sistemi oldukça gelişmiştir. Anne sütünü sindirebilecek durumdadır. Doğduğunda midesinin kapasitesi bir kiraz boyutundadır ve gün geçtikçe büyür.
Solunum Sistemi
Miniğinizin akciğerleri artık gelişimini tamamlar ve solunum yapmak için hazır durumdadır. Bu zamana kadar ürettiği sürfaktan maddesi sayesinde ilk nefesini alıp verebilir.
Destek ve Hareket Sistemi
Kasları oldukça gelişmiş ve güçlenmiştir. Vücudundaki kemiklerin çoğu sertleşerek kemiksi yapısına ulaşır. Kafatası kemikleri doğumda kolaylık sağlaması için hala kıkırdak yapısını korur.
Boşaltım Sistemi
Kalın bağırsaklarda mekonyum birikimi bu hafta da devam eder. Böbrekler, süzme görevini aktif olarak sürdürür.
Üreme Sistemi
Erkek bebeklerin testisleri skrotuma hala inmediyse bu hafta inebilir. Bazı bebekler inmemiş testisler ile doğabilir. Böyle bir durumda doğumdan sonraki ilk 1 yıl içerisinde bu iniş tamamlanacaktır. O yüzden bebeğiniz dünyaya geldiğinde tesisler vücut dışına çıkmamışsa endişe etmemelisiniz. Doktorunuz size gerekli açıklamayı yapacaktır.
Bağışıklık Sistemi
Plasenta bebek için antikor üretmeye devam ederken bebeğiniz sizin vücudunuzdaki antikorları da toplamayı sürdürür. Böylelikle vücut dış dünyaya için hazırlanıyor.
40 Haftalık Bebek Hareketleri
Bebeğinizin anne karnındaki hareketleri, gebeliğin 40. haftası geldiğinde çok değişmez. Bebekler son ana kadar hareket etmeye devam ederler, fakat hareket etmek için yeterli alan kalmaması ve bebeğin doğum kanalına ilerlemesi, anne adayının bu hareketleri çok daha az hissetmesine yol açabilir. 40 haftalık bebek hareketleri artık daha ağır ve stabildir. Tam cenin pozisyonundadır ve bacakları iyice kıvrılarak yüzüne yaklaşmıştır. Çoğu zaman doğum sonrasında da bebekler bu duruşlarını anne karnından gelen bir alışkanlık olarak korurlar. Bu endişe edilecek bir durum değildir.
Doğum anına kadar anne adayının bebek hareketlerini takip etmesi gerekir. Her ne kadar manevralar, dönmeler ve tekmeler ağırlaşmış olsa da belli aralıklar ile anne bunları hissedecektir. Eğer bebeğinizin son 24 saat içerisindeki hareketlerinde azalma ve normalin dışında bir yavaşlama hissediyorsanız mutlaka durumu doktorunuza bildirmelisiniz.
40 Haftalık Bebekte Duyu Organları ve Gelişim Özellikleri
Çok kısa bir süre sonra miniğinizi kucağınıza alacaksınız ve doğumun hemen ardından doktorunuz bebeğin temel reflekslerini ve duyularını değerlendirecek.
Peki 40 haftalık bebeğin gelişimi duyu organları söz konusu olduğunda hangi aşamadadır, işte adım adım küçüğünüzün bu hafta öğrendikleri…
Göz ve Görme Duyusu
Gözleri açılmış veya yarı aralıktır. Işığa karşı duyarlıdır ve dünyaya gözlerini açtığında ışıktan rahatsız olarak göz kırpma gibi tepkiler verebilir. Gözleri sadece 2-5 cm kadar önünü görebilir. Yani hala odaklanma ve net görebilme mümkün değildir. Bu yeteneği zamanla gelişecektir.
Kulak ve İşitme Duyusu
Bebeğiniz her şeyi duyabilir. Anne ve babasının sesini ayırt ederek tanıyabilir. Anne karnındayken duyduğu seslere doğduktan sonra da tepki vererek bu seslere aşina olduğunu gösterebilir. Özellikle doğum esnasında bağırma, ağlama gibi tepkiler verdiğinizde ürkebilir.
Dil ve Tatma Duyusu
Tat alma duyusunu tamamen gelişmiştir.
Burun ve Koklama Duyusu
Koku alma duyusu gelişimini tamamlamıştır.
Deri ve Dokunma Duyusu
Bebeğinizin cildi doğduğunda oldukça hassas bir yapıda olacaktır. Anne karnındayken içinde bulunduğu amniyon sıvısı vücudunun sıcaklığını korumasına yardım ederken mikroplara karşı da koruyucu görev görür. Ancak dünyaya geldiğinde teni bir anda savunmasız kalır. Bu sebeple yeni doğanlar ilk zamanlarda çok üşüyebilirler. Ayrıca ciltlerini dış etkenlerden korumak da gerekir.
40 Haftalık Bebek Kaç Aylık Olur?
Hamilelikte 9 ayı devirdikten sonra 40. hafta ile ne kadarlık hamile olduğunuzu ve 40 hafta kaç aydır diye merak edebilirsiniz.
40. hafta, hamilelikte 9 aylık olduğunuzu gösterir. Dilerseniz basit bir hesaplama ile kaç aylık olduğunuzu kendiniz hesaplayabilirsiniz.
40 hafta= 40x7 = 280 günlük
280/30= 9 ay 10 gün
Bu hesaba göre gebeliğinizde 9. ayı tamamladınız ve tam 9 ay 10 günlük hamilesiniz.
40 Haftalık Gebelikte Anne
Gebeliğin 40. haftası anne adayları için en zor geçen haftalardan biridir. Her günün doğumun başlayacağı kuşkusu ile geçmesi gebeleri zihinsel olarak meşgul ederken fiziksel zorluklar da en üst seviyeye ulaşmıştır.
40 haftalık gebe iseniz bu hafta sizi neler bekliyor, nelere hazırlıklı olmalısınız, merak ettiklerinizi birlikte inceleyelim.
Bedeninde Neler Oluyor?
Yorgunluk:
Hem fiziksel hem de mental yorgunluk bu günlerde tavan yapmış olabilir. Vücudu doğuma hazırlayan kasılmalar ve sancılar zaman zaman acı verebilir. Vücudunuzu taşımakta, merdiven inip çıkmakta kimi zaman da yürümekte zorluk yaşayabilirsiniz. Ayrıca sırt ve bel ağrıları artarak daha yorgun hissetmenize yol açabilir.
Uyku problemi:
40 haftalık gebelerde en sık karşılaşılan sorunlardan biri uykusuzluktur. Ağırlaşmış karnınız, doğum heyecanı ve yavaş yavaş sıklaşmaya başlayan doğum sancıları gece uykularınızı bölerek uyku kalitenizi bozabilir. Uyurken uygun pozisyonu bulmakta ve dönmekte güçlük çekebilirsiniz.
Rahim ağzı açılması:
Rahim ağzı açıklığı doğumun gerçekleşmesi için gereken en önemli faktörlerden biridir. Vajinal doğumun gerçekleşebilmesi için serviksin 10 cm açıklığa ulaşması gerekir. Doğum sancıları sayesinde serviks esneyip genişleyerek gerekli açıklığa ulaşmaya çalışır. Rahim ağzındaki açılma doğuma yakın bir zamanda gerçekleşmeye başlar.
Ödem:
Vücut ağırlığınız arttıkça, kan hacminiz artarak dokular arasında biriktikçe, hareket kabiliyetiniz azaldıkça, su tüketiminiz azalıp tuz tüketiminiz arttıkça vücudun belli bölgelerinde şişlikler oluşabilir. Bu şişliklerin sebebi ödemdir ve gebeliğin 40. haftası anne adaylarının neredeyse %75’inde görülür.
Doğum sancısı:
Bu haftaya gelene kadar doğuma hazırlık kasılmaları (Braxton Hicks) da dahil olmak üzere herhangi bir sancı hissetmemiş olabilirsiniz. Doğumun 40-42. haftalar arasında meydana gelme olasılığı düşünüldüğünde hafif doğum sancıları yaşamanız olasıdır. Bu sancılar düzenli aralıklar ile gelen, belden karna veya karından bele doğru ilerleyen ve regl sancısını anımsatan sancılardır. Dinlenerek veya pozisyon değiştirerek geçmezler. Aksine zaman geçtikçe iki sancı arasındaki süre kısalır ve gelen sancının süresi artar. Böyle bir durumda doktorunuza haber vermeniz gerekir.
Seni Rahatsız Eden Hamilelik Semptomlarını En Aza İndirecek İpuçları!
40 hafta gebelikte anne adayının şikâyetleri fazlasıyla artabilir. Bebeğinizin karnınızda geçirdiği bu son günleri daha rahat ve huzurlu geçirebilmek için ufak ipuçları oldukça faydalı olacaktır.
40 haftalık hamilelikte anne için pratik tavsiyeler şunlardır;
Vücudutta özellikle yüz, el, ayak ve bilek bölgelerinde yoğunlaşan ödemi hafifletmek için beslenme rutininden tuzu uzaklaştırın ve bol su tüketin.
Geceleri daha rahat uyuyabilmek için ılık bir duş alarak yatın.
Ağrı ve sancıları hafifletmek için esneme ve gevşeme hareketleri yapın.
Yapabiliyorsanız zihninizi boşaltmaya yardımcı aktivitelerde bulunun. Örneğin; sinemaya gidin, kitap okuyun, arkadaşlarınızla sohbet edin, film izleyin.
Eşinizden veya bir yakınınızdan bel ve sırt bölgenize masaj yapmasını rica edin.
40. Hafta Gebelikte Hala Doğum Başlamadıysa?
“9 ay 10 gün oldu, hala doğmadı!” diye düşünüyorsanız, endişeye kapılmayın. Bebeklerin çoğu zamanında doğmaz, bir kısmı da 40. haftadan sonra dünyaya gelir.
40 haftalık gebeyseniz ve herhangi bir doğum belirtisi taşımıyorsanız doktorunuz sizi 3 günde 1 kontrole çağırarak NST’ye bağlayacaktır. NST, 35. haftadan itibaren rutin kontrollerinizde girdiğiniz bir testtir ve bebeğin kalp atış hızı ile kasılmalarınızın sıklığını ölçer. 40 haftalık bebek anne karnında sağlıklı gelişimine devam ediyorsa, amniyon sıvısında bir azalma veya kalp ritminde bir bozukluk yoksa doktorunuz doğum için 42. haftaya kadar bekleyebilir. Gerekiyorsa sezaryen doğum veya suni sancı ile normal doğumu gerçekleştirebilir. 0
Kaç Kilo Almalısın?
Kendinizi, bebeğinize kavuşmaya çok az bir zaman kala oldukça kilolu hissedebilirsiniz. Belki de hayatınızın hiçbir döneminde bu kadar ağır olmadınız. Ancak hamilelik boyunca alınan kilolar, vücudunuzda farklı bir dağılım gösterir.
40 haftalık gebelik için doktorların öngördüğü kilo aralığı 14-16 kg şeklindedir. Bu kilonun; 3-4 kilosunu bebek, yaklaşık birer kilosunu göğüsler, rahim, amniyon sıvısı ve plasenta, 3-4 kilosunu ise artan vücut sıvıları ve kan hacmi oluşturur. Bu nedenle hamile kalmanızdan bu yana 15-16 kilo kadar aldıysanız endişe edilmemelidir; bu değer normal kabul edilir. Birçoğundan doğumla birlikte kurtulacak, kalan kilolarınızı ise emzirme döneminde kolaylıkla verebileceksiniz.
Beslenme Önerileri
Son haftalarda doğuma yönelik stres ve kaygının artması, anne adaylarında iştahsızlık oluşmasına neden olabilmektedir. Ancak tüm hamilelik süresince olduğu gibi son dönemde de beslenmenin önemi çok büyüktür. Anne adayının enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik beslenmesi gerekir. Ayrıca gebeliğin son haftası itibari ile anne sütünü artırıcı besinlerin tüketimine de ağırlık verilmelidir.
40 haftalık gebelikte beslenme için öneriler şunlardır;
Günde en az 2,5-3 litre su içmeyi unutmayın.
Öğünlerinizde yeşil sebzelerden faydalanın. Mevsiminde yetişen taze yeşillikler tüketerek sizin ve bebeğinizin ihtiyacı olan vitamin ve mineral desteğini sağlayın.
Ara öğünlerinizde mutlaka kuru yemiş ve kuru meyve tüketin. Bu ürünler anne sütünü artırmada oldukça faydalı besinlerdir. Bebeğiniz dünyaya gelmeden önce süt üretimini tetikleyici bir beslenme şekli uygulamanız emzirme döneminde oldukça fayda sağlayacaktır.
Yüksek kalorili yiyeceklerden uzak durun.
Besin değeri yüksek gıdalar ile beslenmeye devam edin. Özellikle demir içeriği yüksek besinleri tercih edin.
Egzersiz Önerileri
Son hafta miniğinizin yaptığı baskı ve aldığı kilo fazlasıyla artmış durumda olacaktır. Bu durum, hareket etmekte daha fazla zorlanmanıza yol açar. Bu sebeple gebeliğin 40. haftası egzersiz yapmak, anne adaylarına çok cazip gelmeyebilir. Fakat ciddi ağrılarınız ve zorlanmalarınız yoksa ve doktorunuzun da bilgisi ve onayı bulunuyorsa hafif egzersizler yaparak birçok hamilelik semptomunu, sancıyı ve kasılmaları hafifletebilmek mümkün.
40 haftalık gebelik egzersizleri ve yapılabilecek fiziksel aktiviteler olarak şu seçenekleri değerlendirebilirsiniz:
Yapılabiliyorsa vücudu zorlamadan hamile pilatesi ve hamile yogası
Kısa yürüyüşler
Nefes egzersizleri
Gevşeme ve esneme hareketleri
Pelvis kasını güçlendiren hareketlerin uygulanması (Normal doğumun kolay gerçekleşmesi amacı ile)
40. haftada bu egzersizleri yaparken kendinizi çok zorlamamaya, nefesinizi ve nabzınızı kontrol altında tutmaya özen göstermelisiniz.
40. Hafta Gebelikte Kontrol Listesi
Hamileliğin 40. haftası için yapmanız gerekenleri şu şekilde listeleyebiliriz:
Doğum sonrasında uğraşmamak için buzluğa pişmiş yemekler hazırlayıp koyun. Özellikle hastaneden çıkıp eve geldikten sonraki birkaç gün size büyük kolaylık sağlayacaktır.
Enerji depoladığınızdan emin olun. Yorgunluğunuzu hafifletmek için bol bol dinlenin. Doğumda ve doğum sonrası bebek bakımında çok ihtiyacınız olacak.
Doğumu beklerken kendinizi şımartacak bir şeyler yapın. Sinemaya gitmek, arkadaşlar ile buluşmak, kuaföre gitmek, bakım yaptırmak, eşinizle akşam yemeğine çıkmak gibi yenidoğan bakımı vakti geldiğinde zaman yaratmakta zorlanacağınız aktivitelerde bulunun.
NST kontrollerinizi aksatmayın.
Doğumun başladığına yönelik herhangi bir belirti ile karşılaşırsanız mutlaka doktorunuza bilgi verin.
Gebeliğin 40. haftası olmasına rağmen henüz doğumunuz başlamadıysa sakın endişeye kapılmayın. Bazı hamileliklerde doğum 42. haftaya kadar uzayabilmektedir. Doktorunuz siz ve bebeğiniz için en ideal zamanı takip edecek gerekirse doğumun başlaması için gereken müdahalede bulunacaktır.
B
Bebek.com
Admin
Uzman kadromuzun çalışmalarıyla kısa sürede büyüyen bebek.com; bugün binlerce sayfa bilgi sunan, çocuk sahibi olmayı düşünen veya çocuğu olan bilinçli ailelerin her türlü ihtiyacını karşılayabildikleri, birçok güncel, bilgi ve servis içeren bir portaldır.
Bu rehber, 2026 yılı güncel Montessori yaklaşımı ışığında; çocuğun bağımsızlığını, odaklanma becerisini ve öz disiplinini destekleyen oyuncak seçim kriterlerini özetliyor.
Bu rehber, emzirme dönemindeki annelerin enerji ihtiyacını karşılamayı hedeflerken, anne sütünü destekleyici doğal besin öğelerini içeren pratik atıştırmalık alternatiflerini incelemektedir.
Bu yazı, bebeklerin ilk adımlarını atmaya başladığı heyecan verici süreçte, denge ve koordinasyon becerilerini güvenli bir şekilde geliştiren oyun ve oyuncak seçeneklerini rehber niteliğinde sunmaktadır.
Bebeğinizin boyun ve sırt kaslarını güçlendiren Tummy Time (karın üstü vakit) egzersizlerini eğlenceli hale getirin! Gelişimi destekleyen en iyi oyuncakları ve uzman tavsiyelerini keşfedin.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapınız